Yolların kralı olmaz, kuralı olur
Tartışma konusu olan radar uygulaması sayesinde bu bayramda otoyollarda ölümlü kazalar neredeyse yok denecek kadar azdı!

Bir bayram daha geride kaldı. Ancak her yıl olduğu gibi bu bayram da geride sadece güzel tatil anıları, bol kahkahalı bayram ziyaretleri değil; birçok acıyı ve tarifsiz gözyaşını da geride bıraktı.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'nın paylaştığı verilere göre, Kurban Bayramı tatili boyunca 3 bin 913 trafik kazası meydana geldi.
Bu kazalarda 44 insanımız olay yerinde hayatını kaybetti, 6 bin 370 kişi ise yaralandı.
Bu sayılar sadece bir istatistik değil. Her biri birer hayat, her biri bir ailenin yüreğine derinden düşen bir kor.
Bir annenin çocuğu, bir çocuğun babası, bir eşin diğer yarısı eksildi, gitti...

Ve bu ölümlerin ardında ne vardı biliyor musunuz?
Kural tanızmalık... Dikkatsizlik... Hız...
Hayatını kaybeden 44 vatandaşımız, toplamda 54 ayrı trafik kuralı ihlaliyle karşı karşıya kaldı bu bayram yolunda.
Bu ihlallerin yüzde 48,1'i hız sınırının aşılması, yüzde 18,5'i şerit izleme ve değiştirme hatası, yüzde 14,9'u ise geçiş önceliği kurallarının ihlali.

Dönüş kurallarına uymayanlar, arkadan çarpanlar ve diğer bilinçsiz hareketler...
Ve ne yazık ki bu dikkatsizlikler birçok ölümle sonuçlandı. Birçok ailenin ocağına ateş düşürdü.
Özellikle dikkat çeken bir veri var bakan Yerlikaya'nın paylaştığı bilgiler arasında.
Radar uygulamasının sık yapıldığı, hız sınırı 140 olan otoyollarda sıfır can kaybı yaşanmış. Bu oldukça sevindirici bir haber.
Çünkü radar uygulaması bayram öncesi günlerce tartışma konusuydu. Ama radar uygulamasının önemi bir kez daha ortaya çıkmış oldu.
Hız sınırı 130 olan yollarda ise yalnızca 2 can kaybı var. Buna karşın, hız sınırının 50 ile 110 km arasında değiştiği, denetimin zayıf olduğu yollarda 42 vatandaşımızı kaybettik.
Bu tablo bize şunu söylüyor: Kural varsa can güvenliği var. Kural yoksa ölüm var.
Daha da sarsıcı olanı ise şu: Hayatını kaybedenlerin 14'ü motosiklet sürücüsü veya yolcusu.
Korumasız, savunmasız, genç bedenler çoğu. Özellikle gençler arasında yaygın olan "kask takmama", "trafikte oyun yapma" gibi davranışlar bu bayramda da can aldı.
Ve belki de en acı örnek: İzmir'de 5 vatandaşımızın hayatını kaybettiği kazanın faili olan sürücünün daha önce 3 kez alkollü araç kullanmaktan ehliyetine el konmuş olması.
O gün direksiyon başında olmaması gereken bir sürücüydü. Beş hayatı çaldı.

"Yolların kralı olmaz, kuralı olur." Bu cümle bir klişe gibi görünebilir ama yaşadığımız her kayıp, her cenaze töreni bu gerçeği bize acıyla hatırlatıyor.
Bugün trafik kurallarına "sıkıcı", "gereksiz" gözüyle bakanlara seslenmek istiyorum:
Trafik kuralları özgürlüğünüzü değil, hayatınızı korur.
Bir emniyet kemeri sizi rahatsız edebilir ama çarpma anında koltuktan dışarı fırlamaktan daha mı konforlu?
Bir kask saç stilinizi bozabilir ama kafatasınızı parçalayan asfalt mı daha şık?
Her bayramda aynı acılar, aynı istatistikler konuşuluyor. Peki ne değişiyor?
Değişen tek şey, ölüm sayılarına eklenen yeni isimler, yeni hikâyeler, yeni yaslar.
Artık bu zinciri kırmanın vakti gelmedi mi?
Polise, radara, cezaya gerek kalmadan saygı duymalıyız yollara ve yolculara.
Çünkü yol, kişisel şov yeri değil, kamusal bir yaşam alanı.
Oradan hızla geçerken yalnızca direksiyon değil, başkalarının kaderi de bizim ellerimizde...


