Görünen Ekrem, bilinen İmamoğlu farkı...
Her mahallede klişelere sarılan, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan o kadar çok aktör var ki... Lâkin son dönemde CHP'de toplanan veya mutlak AK Parti karşıtlığında buluşan kimi kalem erbabı bu sıralar çok özel bir yerde konumlanıyor. Onlar, okudukları metinlerde anlatılanlar yerine, manipülasyonu tercih ediyorlar. Farklı kaynaklardan izledikleri değerlendirmeleri, işlerine geldiği gibi eğip büküyor, kemikleşmiş fikirlerine malzeme yapıyor, yazı/yorum diye yaymayı marifet zannediyorlar! İşin veya olayın aslına o kadar uzaklar ki... Ya önyargılarına tutsak olduklarının farkında değiller. Ya da demokrat adam elbisesine gizledikleri marazi karakterlerini dışa vuruyor, kamplaşmaya hizmet ediyor, üstüne de para alıyorlar!
Gelelim meramımıza...
Sadece 19 Mart'tan sonra değil, öncesinde de değindiğimiz hususlar oldu. Yolsuzluk iddiası ile tutuklanan ve görevden el çektirilen Ekrem İmamoğlu'nun "siyasi umut halinegetirilme sürecinden" geçtiğimize ve bu plânın iyi işlediğine dikkati çektik. Ekrem Bey'i "kusurları ve zaafları görmezdengelinen, dokunulmaz, en fazla müsaadeyemazhar isim" haline getirme senaryosunun, merkezi iktidara gelme ateşi ile yanıp tutuşan kesimler nezdinde karşılık bulduğunu açıkladık. İmamoğlu'nun bütün bunları yeterli bulmadığını, Türkiye Belediyeler Birliği Başkanlığı'nı ısrarla isteyip elde etmesinin de Başkent'e kamp kurma stratejisinin parçası olduğunu yazdık. Ekrem Bey'in, Ankara'da kendisini kabul ettirme arayışının herkesin bildiği bir sır olduğunu vurguladık.
Yeri geldi... Bir belediye başkanının, siyasi ihtiras sahibi olmasını anladığımızı ve yerel yönetimden ziyade Türkiye siyasetini kendisine hedef belirlemesini not ettiğimizi söyledik. Siyasi ölçek büyüdükçe, iddia sahibi her figürün doğal olarak büyüteç altında tutulduğunu da analizimize ekledik.
Yetmedi... İmamoğlu'nun dünden bugüne, devlet dinamikleri içinde, birbirinden farklı noktalarda nasıl tartışıldığını yansıtırken, aşırı vehimle malûl müzmin muhaliflerin öne sürdüğü türde vesayet odaklarından bahsetmedik. Sadece, "güven telkin edemediğineilişkin" kanaatlerin ortak paydasını çıkardık. Öyle komplo teorilerine, derin devlet kurgularına girmedik! Nitekim, "Görünen Ekremile bilinen İmamoğlu arasındaki farkın,Ankara'da kuşku marjında ele alındığınıaktarma biçimimiz de bize ait çıkarımolarak bir kenarda duruyor."
İlaveten...
CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in izlediği formatlanmış yeni siyaset biçiminin anlık değişkenlikler içerdiğini, bu durumun partisindeki zinde güçler tarafından zaman zaman kendisine ince ayar çekilmesinden kaynakladığını da paylaştık. Sokak siyasetinin, gençleri sahaya sürmenin ve sivriltilmiş dilin CHP'yi riskli bir yola soktuğunu hep izah ettik. Bu muhalefet tarzının sorunlu olduğunu, Sn. Özel'in yerel seçimler sonrasında "kredi" diye tanımladığı çeşitli görüşlere ait oyları CHP'de buluşturmadığını, aksine toplumun genelinde huzursuzluk yarattığını dile getirdik. Etki- Tepki Denklemini çözmenin giderek güçleştiğini kayda geçirdik. Büyük iktidar değişimi hedefleyen entegre merkezlerde kurgulanan girift faaliyetlerin, karşı milli direnci tetiklediğini ve erkenden birbirlerinin karşısına çıkarılmak istendiğini de hiç ihmal etmedik!
Ayrıca...
Özgür Bey'in, "Bundan sonra telefmeselesi üzerine şahsımın söyleyeceğibir şey yok. Sn. Cumhurbaşkanı'nınaçtığı telefon o açıdan bir değer taşıyor. Ben 'Geçmiş olsun' telefonunu kalealıp, telef sözünün kendi şahsımdabütün muhalif siyaset yapan insanlariçin geri alındığını düşünüyorum..."açıklaması sıcaklığını korurken...
Önceki gün partisinin grup toplantısından yansıyan çok keskin beyanlarının, ortamı daha fazla germeme niyetiyle çeliştiğini belirttik. Bu değişkenliğin de dozu artan taban-tavan tazyikinden kaynakladığını herkes kadar gördük.
Özet...
Hepimizin kınadığı AKM'deki o çok boyutlu sinsi saldırının ardından Özgür Özel'in, "Bizler; size ve Ekrem Bey'ekaderini bağlayanlarız. Sizleri koruruzama sizler, bizi ne kadar savunursunuz?" sorusu ile yüzleştiğini, şüphe marjını kapatmak ve bilenmiş tabanını muhafaza etmek için yine sokağın enerjisine sarıldığını feraset sahibi pek çok insan gibi biz de biliyoruz!


