NİHAT HATİPOĞLU

Allah’tan korkuyor musun dense!

Yüce Allah'a yakınlık konusunda insanlar murada eremediler yaya kaldılar. Allah'a tam teslimiyet yerine, nefislerine göre şartlı bir teslimiyeti yeğlediler. Allah'ın murad ettiği kulluk ile kulun takdim ettiği kulluk aynı değil. Allah (c.c.) teslimiyet istedi. Kul menfaatine göre pozisyon aldı.
İnsanın bu bencil teslimiyetini bilen Fudayl Bin İyaz şöyle derdi:
Sana Allah'tan korkuyor musun diye sorulduğunda sus. Cevap verme. Zira 'Hayır' dersen küfre girersin. Evet dersen yalan söylemiş olursun. Senin haline bakıyorum da sende Allah'tan korkan bir insanın halini göremiyorum. Bundan dolayı yalancı duruma düşmemek için sus."
Yüce Allah ile yalnızlaşan evrendeki bütün sırlara vakıf olur. Allah'tan uzaklaşan ise her hakikate şüphesiz kör ve sağır olur.
Zünnuni Mısri der ki; Ben bir çölde dolaşıyordum. Şaşkındım. Orada bir kadınla karşılaştım. Kadın bana: 'Sen kimsin' diye sordu. Ben ise ona 'bir garip kul' dedim. Kadın bana sarsıcı şu cevabı verdi:
Allah ile olan kişi hiç garip ve yalnız olur mu? Rahatlık ve rehavet bizi bozuyor. Dünya ve ikbal beklentisi bizi hasede, dedikoduya, Allah'tan uzak düşmeye itiyor. Hz. Peygamber'in yanında fazladan gıda olsa ile bazen 'tek hurma' ya talim etmesine hiç bu pencereden baktınız mı?
Hiç kendinizi dünyanın en günahkarı kabul edip bunu kendi yüzünüze haykırdığınız oldu mu? Bana gelecek bir nimetin bin katını Rabbim şu Müslümana da nasip et dediğiniz oldu mu? Ben şu makamdayım ama bu halk içinde bu makama layık en azından yüzbinler vardır dediğiniz, ve kendini beğenmiş olan egonuza edep telkin ettiğiniz hiç oldu mu?
Elbette ümitvar olacağız. Rabbe hüsnü zan bizi cennetin kapısına kadar götürecek. Hüneriniz ibadet ve ahlakınız sizi içeriye koyabilir de. Bedevi Hz. Peygamber'e sordu: İnsanları mahşerde hesaba kim çekecek!
Efendimiz (s.a.v.) Allah (c.c.) hesaba çekecek buyurdu.
Çölden gelen adam soruya devam etti: 'Bizzat Allah'ın kendisi mi? Hz. Peygamber yine evet dedi. Bedevi gülümsemeye başladı. Efendimiz sordular. Neden gülümsedin! Çölden gelen adam şöyle cevap verdi: 'Hiç şüphesiz cömert olan büyük affeder O'nun hesaba çekişi de merhametle olacaktır.
O zaman şu cümle doğru değil mi?
'Elhamdülillah ki, kimin cennete, kimin cehenneme gideceğine biz karar vermiyoruz. Allah karar veriyor. Zira biz karar verseydik, bütün sevdiklerimizi cennete bütün nefret, düşmanlık ve kin beslediklerimizi cehenneme atardık. Biz adalet ve hakkaniyetle işte bu kadar benciliz.
MEDYEN HALKI VE ŞUAYB PEYGAMBER
Hz. Şuayb'ın peygamber olarak gönderildiği Medyen halkı tartı ve ölçüde, alım ve satımda hilekar bir halktı. Sahtekarlıkta son derece becerikliydiler. Fesadı yaymışlardı. Azgın, şımarık, kibir ve enaniyet sahibi insanlardı. İnsan haklarını ihlal ediyorlardı.
Bununla yetinmeyip peygamberlerini de yalanladılar, peygamberleri Hz. Şuayb'a şöyle dediler: Ya sus veya seni, dostlarınla beraber taşlayacağız. Seni bu ülkeden çıkaracağız. Hz. Şuayb toptan helaktan önce son kez ikaz etti. Ama putperest kavmi onu inkara ve aşağılamaya deva ettiler.
Hz. Şuayb kavminin helakıyla ilgili ilahi hükmün verildiğini anlayınca kavminin akıbetine işaret eden şu duayı okudu: 'Rabbimiz! Bizimle kavmimiz arasında adaletle hükmet.
Sen hükmedenlerin en hayırlısısın. (A'raf, 89) Allah Medyen halkını korkunç bir gürültü ve deprem ile helak etti.
HZ. HAVVA İLE HZ. ADEM'İN DUASI
Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize rahmetinle muamele etmezsen muhakkak ziyana uğrayacaklardan oluruz. (A'raf, 23)
KUR'AN'DAN BİR MESAJ
Dini yalanlayan (adam)ı gördün mü?
İşte o, öksüzü iter kakar.
Yoksulu doyurmaya ön ayak olmaz.
Şu namaz kılanların vay haline.
Ki onlar, namazlarını önemsemez, yanılırlar. (kıldıkları namaza değer vermezler. Namaz kılanların takınması gereken iman ve ahlaka önem vermezler)
Onlar gösteriş için (ibadet) yaparlar. En ufak bir yardımı esirgerler. (Maun suresi, 1-7)
İniş sebebi: Sure, gösteriş yapan, dini kafasına göre yorumlayan, istediğinde Kur'an'ı veya peygamberi eleştiren, işine gelmeyen dini emirleri yok sayan, garip ve öksüzü itip kakan, cami ve cemaate de sırf gösteriş için giden, fakir, yetim veya yoksula herhangi bir yardımı yapmadığı gibi bunlara hakaret eden her insana bir uyarıdır.
Münafık türü insanlar müminlerle beraber bulunduklarında onlar gibi ibadet ettiklerini gösterirlerdi. Ayrıldıklarında namazı ve ibadetleri terkeder ve en küçük bir yardımı dahi esirgerlerdi. Hayvan kestiklerinde et almak için gelen fakirleri ise sopayla kovalarlardı.
NOT: İbn Abbas ve diğer bazılarına göre bu surenin ilk üç ayeti Mekke'de indi. Münafıklardan bahseden son 4 ayet ise Medine'de nazil olmuştur. Zira Mekke'de bariz anlamda münafık yoktur. Münafıklık Medine döneminde konuşuldu.
EN FAZİLETLİ DUA HANGİSİDİR
Bir sahabi Hz. Peygambere geldi ve ey Allah'ın elçisi en faziletli dua hangisidir diye sordu. Hz. Peygamber de 'Dünya ve ahirette Allah'tan afiyet (sağlık, huzur ve güven) af ve bağışlanma iste buyurdu.
Adam ikinci gün geldi. Aynı soruyu sordu. 'Ey Allah'ın elçisi hangi dua en faziletli olandır diye sordu. Hz. Peygamber aynı cevabı verdi. Üçüncü gün gelip "Ey Allah'ın elçisi! En faziletli dua hangisidir diye sordu.
Hz. Peygamber yine aynı cevabı verdi. Allah sana dünyada afiyet verirse ve aynı şekilde ahirette de afiyet verirse kurtuluşa erersin buyurdu.
DUVAR YAZILARINDAN
Mutlu olmak mı istiyorsun. Öyleyse şuna dikkat et:
1- Her arkandan konuşana kulak asma
2- Her söz veren sözünü tutar sanma
3- Her tanıştığını kendin gibi sanma
4- Kimseye hak ettiğinden fazla değer verme
5- Mutsuz edeni değil huzur vereni seç
6- Seni çekemeyene takılma, gül ve geç.
Bir nanköre sordular. Neden dostuna kırıldın? Şöyle cevap verdi: Her dediğimi yaptı. Ama bugün bir dediğimi yapmadı.
AİLEVİ GÖREVLERİMİZİ UNUTMAYALIM
Evlilik en şerefli akitlerden biridir. Eşler dünyayı ve ahireti mamur etmek için insanların huzurunda sözleşirler. Evliliğin insanı günahtan koruyan yönü yanında temiz nesil edinme, hayatı sırtlanma, zor günleri aşma gibi önemli görevleri vardır. Bunu hepimiz biliyoruz ama iyi ve temiz bir evlilik için şu hususları gözden uzak tutmayalım:
Kadının vazifeleri ve hakları vardır. Aileyi toplamalıdır kadın. Ailenin adı konmamış patronu hiç şüphesiz kadındır.
Eşiyle ortak paydası bulunmalı. Korumalı. Sevmeli. Erkek de ailenin temeli, özü, esasıdır. Çocuklar ailenin bereketi, meyvesi ve en güzel sesidir.
Aile fertleri birbirlerini Allah'a, imana, İslam'a peygambere, sevgiye, samimiyete çağırmalılar. boşanma en son verilecek karar olmalıdır. Zorlanmadıkça bu kararı vermemek lazım. Sanırım yaygın hastalık sürecinde bütün bunları yeniden düşündük. İnsanoğlu için en büyük nimet anlaşacağı eşini bulabilmektir.
ANNE-BABAYA DUA
Kur'an-ı Kerim kişinin baba ve annesi için şöyle dua etmelerini emreder.
'Rabbimiz! Hesabın görüleceği gün, beni anamı, babamı ve müminleri bağışla (İbrahim suresi, 41)
Ey Rabbimiz! Bana ve ana babama ihsan ettiğin nimetlerine şükretmemi ve senin hoşnut olacağın salih amel işlememi ilham et. Benim neslimden gelenleri de salih kimselerden kıl. Doğrusu ben tövbe edip sana yöneldim. Ve ben gerçekten Müslümanlardanım. (Ahkaf, 15)
EVLADIN DUASI EBEVEYNE YANSIR
Hz. Peygamber şöyle haber verdi: Müminin cennetteki derecesi yükseltilir. Bu kimse; "Ya Rabbim. Bu derece nereden kaynaklandı' diye sorar. Çocuğun senin için af dilemesi sebebiyle diye cevap verilir. (İbn Ebi Şeybe, no:29731)
ÇOCUKLARA DUA
Rabbimiz, bizi sana teslim olanlardan yap. Neslimizden de sana teslim olan bir ümmet çıkar. (Bakara, 128)
NOT: Bu Kur'ani dua Hz. İbrahim'in çocuklarına duasıdır.
DİZİMDE YIRTILMA VAR. OTURDUĞUM YERDE NAMAZ KILABİLİR MİYİM?
Dizimde yırtılma var. Oturduğum yerde namaz kılabilir miyim?
İmkanınız el verdiği şekilde namaz kılarsınız. Oturduğunuz yerde veya sandalyede namaz kılabilirsiniz.
Annemin aylığı var. Ona ben bakıyorum. Onun aylığından yiyebilir miyim?
Annenize baktığınız sürece, imkanınız el vermiyorsa onun maaşından ona ve kendinize harcayabilirsiniz. Bu istismar olmaz.
Dedem bir arazisini mezarlığa vakfetti. Orası tarla haline getirilir mi?
Mezarlık olarak vakfedilmiş bir araziyi tarlaya çevirip kullanmak caiz olmaz. Zira buraya ölüler gömülmüş ve ölülerin hukuku oluşmuştur.
Karım Hristiyan onu İslam'a zorlayabilir miyim?
Hristiyan olan eşinizi İslam'a getirmek için zorlama yapmanız doğru değildir. Dine getirmede ve dinde zorlama olmaz. İmanda zorlama olmaz. Siz ahlakınız ile eşinizi İslam'a davet eder, sevindirirsiniz.
Nikah şahitlerim (dini nikahta) görme engelli idiler. Sakıncası var mı?
Dini nikah kıyılıyorken, şahitlerin ama (görme engelli) olmaları dinen sakıncalı değildir.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.