Kader diyemezsin sen kendin ettin

PKK'nın silah bırakmayönündeki açıklamasıgündeme düştüğüsaatlerde, ÖzgürÖzel'in Van mitingi duyurularınıokuyordum. "Neşanslı" diye düşündüm.
Ancak Özgür Bey'in duvara karşı giden CHP otobüsünü sert manevralarla, refleksi hamlelerle idare ettiğini unutmuşum.
Zira DEM Parti'nin bir gün önce sürece katkılarından ötürü teşekkür ettiği Özel, dün Van'da çıktığı kürsüde yalpalamakla meşguldü.
Oluşan uzlaşı atmosferine ortak olmak yerine, kanatmak için geçmişi kaşımakla meşguldü.
DEM'in, PKK'nın bile terk ettiği B sınıfı Kürt milliyetçiliği argümanlara sarılmıştı.
İnsanların Kürt diye tutuklandığını falan anlatıyordu.
"Kürt çocuğuna pamuk şeker, Türk gencine gaz" diye polise sitem eden Mansur Yavaş duymasın!
Tamam, CHP olarak milyonluk şehirde ancak bir avuç insan toplayabildiler. Van muhabirimiz Nazlı Timur'un aktardığına göre, 1500 kişilik meydan tam dolmamış. Bir 1500 de benden olsun. Hâliyle genel başkanın morali bozulmuş olabilir.
Ama 50 yıldır çektiği bir beladan kurtulacak olmanın heyecanının sardığı "Doğunun Paris'i"nde lafı "bu iş olmaz"a getirerek ne elde edeceğini düşünüyor?
Geleceğe dair azıcık yüreklenmiş Vanlı gençlerden birkaçının içini karartırsa, ümidini kırarsa ana muhalefet liderikoltuğunu garantiye mi alacak? Görünen o ki Özgür Bey de "Sağ sol çatışması geride kaldı, Alevi-Sünni ayrımı tutmuyor, şeriat umacısı korkutmuyor, FETÖ bitti, PKK da tasfiye olursa CHP'nin hâli harap" diyenlerin yolundan gidiyor.
Partisine de ülkesine de yazık ediyor.
Bu arada Özgür Bey, alandan "SırrıSüreyya'nın ruhuna alkış" istemek de nedirAllah aşkına?
Van orası Van. AK Partilisi de DEM'lisi de CHP'lisi de sevmez böyle gariplikleri. SezginTanrıkulu da mı uyarmadı?
Gördünüz işte alandan reaksiyon da alamadınız.
Ne yapsınlar, insanlar sustu kaldı.
Gerçi siz de haklısınız "Fatiha" isteseydiniz bu kez de Saraçhane medyası çiğ çiğ yerdi.
***

ABD İLE İŞLER YOLUNDA
ABD Başkanı Trump'ın Ankara'ya büyükelçi olarak atadığı Tom Barrack dün yayınladığı videoda, "Atalarımın bir zamanlar butopraklarda bulunduğunu ve atalarınızlakardeşçe yaşadığını bilmek, uzun biraradan sonra her şeyin başladığı o noktayadönme hissini veriyor bana. YenidenTürkiye'ye dönmek benim için bir ayrıcalık" diyordu.
Barrack diğerlerine benzemiyor gibi.
İstihbaratçı elçilerden sonra Lübnan kökenli bir işadamının Ankara'ya atanması, şüphesiz iki ülke arasında samimi bir diyalog sürecine işaret ediyor.
45 gün önce (neye denk geliyor?) buram buram Mossad kokan bir operasyonla Filistin'e destek eylemlerine katıldığı için ABD'de gözaltına alınan Rümeysa Öztürk'le ilgili de iyi haber geldi. Tufts Üniversitesi'nde doktora yapan Öztürk, bir federal yargıcın serbest bırakılmasını emretmesinin ardından Louisiana'daki göçmenlik gözaltı merkezinden serbest bırakıldı.
ABD basınında çıkan "Trump,Netanyahu'yu sildi" yorumları boşuna değilyani.
***

HİNDİSTAN-PAKİSTANSAVAŞINI FRANSA KAYBETTİ
Kısa sürse de Hindistan-Pakistan savaşının şimdilik kaybedeni belli:
Fransa.
Çin basını günlerdir Hindistan'ın Pakistantarafından düşürülen savaş uçaklarıylakafa buluyor.
Az yapıyorlar.
Patır patır avlanan Rafale jetlerinin üreticisi Dassault'un hisseleri de çakılmış.
Bravo teneke Napolyon!
***

TRUMP TAMZAMANINDADEVREYE GİRDİYOKSA...
TV42 ekranlarının sunucusu Keremİşkan, Hindistan televizyonlarında"Türkiye'yi yerle bir ederiz" diye desteksizsallayan emekli askerlere sesleniyor:
"Sizin o tanrı diye taptığınız ineğe 7 ortak gireriz, kurbanda da keseriz.
Tanrınızı gözünüzün önünde yeriz.
Aklınız durur ya, şoka girersiniz." Bereket, "Gece boyunca süren uzun görüşmelerin ardından, Hindistan ve Pakistan'ın tam ve hemen ateşkes konusunda anlaştıklarını duyurmaktan memnuniyet duyuyorum" diyen ABD Başkanı Trump zamanında devreye girdi de Kurban Bayramı'ndan önce bu işi bitirdi. Yoksa...


