Mansur Yavaş neden ‘seyredemeyiz’ noktasına geldi?
CHP, uzun süredir yolsuzluk, rüşvet ve irtikâp iddialarıyla sarsılıyor. Gün geçmiyor ki yeni bir operasyon olmasın. Her operasyonda ortaya çıkan belgeler, itiraflar, suçüstü rezillikler toplumu şoke ediyor. Normal siyasetçiler açısından bu tablo taşınabilir değil. Ortada siyaset alanını daraltan, siyasetçiyi de dilsizleştiren bir durum var.
Bu durumu CHP yönetimi ve siyasi aktörlerin umursamıyor ama izi kolay çıkmayacak gibi. Onlar "suçüstü" olaylarını bile "siyasi operasyon" parantezine alıp "siyaset" yapılacağını sanıyor.
O isimlerden biri de Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş... 19 Mart 2025'te Ekrem İmamoğlu'na yönelik "Suç örgütü lideri" iddiasıyla başlatılan operasyonlar karşısında "düşük profil" bir siyaset izleyen, daha doğrusu "sessiz" kalan Yavaş, birden aydınlanmışçasına önceki gün şöyle bir çıkış yaptı:
"Her gün bir operasyonla uyanıyoruz. Ben yalnız burada şöyle bir öneri getirmek istiyorum: Biz bunu seyredemeyiz. Yani bütün belediye başkanlarımız artık tedirgin. Topluca bir karar almamız ve bu kararı tüm dünyaya duyurmamız gerekiyor."
Yavaş'ın bu çıkışı en başta İmamoğlu'ndan umudunu kesen foncu medyayı heyecanlandırdı. Ama ondan önce şu sorunun cevabı kulislerde çok konuşuldu: Neredeyse bir yılı aşan süredir İstanbul'dan Adana'ya, Antalya'dan Uşak ve Bursa'ya uzanan "yolsuzluk" operasyonlarını sanki hiç onu ilgilendirmiyormuş gibi izleyen ve susan Yavaş, şimdi ne oldu da "seyredemeyiz" noktasına geldi?
Hassasiyetinden mi yoksa yeni hesaplar peşinde mi?
Hafta sonu kulislerde özellikle de Özgür Özel'e yakın çevrelerde Yavaş'ın bu çıkışının belediye operasyonlarıyla ilgisinin bulunmadığı, cumhurbaşkanlığı adaylığıyla ilgili olduğu konuşuldu. Hatta Özel'i sıkıştırma hamlesi olarak yorumlandı.
Daha ilginci, Yavaş'ın "dünyaya duyurma" argümanının da gerçeği yansıtmadığı söylendi. Çünkü o açıklamayı yaptığı gün, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, o sözleri tekzip edercesine Barcelona'da sosyalist partilerle birlikteydi ve Türkiye'deki operasyonlarla ilgili de konuşmuştu.
Şunu da Yavaş'a biz hatırlatalım: Özel aylar önce de İngiltere ve Almanya'ya gidip kapı kapı dolaşmış, ABD televizyonlarına çıkmış, "Kendimizi terk edilmiş hissediyoruz" diye açık açık yalvarmıştı.
Anlayacağınız Özgür Özel, CHP'li belediyelere yönelik "yolsuzluk" soruşturmalarının "siyasi" olduğunu dünyaya duyurmak için çok yoğun çaba harcamış, bas bas bağırmış ama karşılık bulamamıştı.
Peki, ne oldu da Özel'in bulamadığı o karşılığı düne kadar sola, sosyalistlere hakaret eden Mansur Yavaş dünyaya seslenerek bulacak?
Bunun olmayacağını Yavaş da biliyor. Aslında derdi o değil, onun derdi "İmamoğlu'nun adaylığından vazgeçilmesinin zamanının geldiğini hatırlatmak ve Özel'den önce kendi adaylığını dayatmak".
Bu çıkışıyla kendisine yönelik soruşturmaları da bir fırsata dönüştürmek istiyor. Hatta buradan kazançlı çıkacağına inanıyor.
Yolsuzluklar karşısında doğru yerde duramayan CHP, önümüzdeki seçim sürecine hem yaralı girecek hem de Yavaş'ın adaylık dayatmasıyla karşı karşıya kalacak. CHP, İyi Parti gibi sağcı ya da aşırı sağcıları yanına çekse bile DEM Parti'yi çekmekte zorlanacak.
Önümüzdeki seçimler herkes için zor ama CHP için daha da zor.