Antalya’da ‘mutlu’ bir CHP’li ve ‘yolsuzluk’ iddiaları
Belediyelerle ilgili operasyonların ağırlıklı olarak CHP'lilere yönelmesine CHP'liler şaşırıyor hatta "Onlar dayapmadı mı?" gibi utanç verici bir argümana sarılıyorlar ama ortada belediyeler üzerinden çok acayip bir "zenginleşme" yaşandığı da çok açık.
Manavgat Belediyesi'ndeki gibi suçüstü euro'larla yakalananlar bir yana, bugün yargı önüne çıkan CHP'li aktörlerin yaşadıkları villalara, lüks otomobillere, özel yatlara ya da en basiti eşlerinin kullandığı çantalara bakınca nasıl şatafatlı bir yaşam sürdükleri görülür.
Artık milyon dolarlarlakonuşan yeni birCHP'li siyasetçi profili oluştu.
Hepsinin arka planında 2019 ruhu ve 25 yıl sonra büyükşehirleri kazanmanın getirdiği pervasızlık var.
Onlarca belediyeye soruşturma sürerken bile korkusuzca "rüşvet,irtikâp" ilişkisine girdiği iddia edilen birçok CHP'li belediye var. Hepsi de "Bize artık kimsedokunamaz" havasında. Herhalde İstanbul Büyükşehir'de İmamoğluekibinin estirdiği, "Geleceğin cumhurbaşkanınayardım ediyorsun,şimdi kaşıklaver, ileride kepçeylealırsın" rüzgârı bütün CHP'li belediyeleri sarmış durumda.
Aileden zengin olmaları ya da 4-5 dönem belediye başkanlığı yapmaları da fark etmiyor, hepsi siyasetin merkezine "para"yı koymuş durumda.
Bu açıdan en ilginç isim iki dönemdir Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapan MuhittinBöcek... İlginçtir Böcek de İmamoğlu gibi ANAP kökenli bir siyasetçi. İlk kez 1999'da ANAP Konyaaltı Belediye başkanı seçiliyor. Bu görevi 4 dönem yaptıktan sonra da CHP'nin Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı oldu.
Dün mahkemesi vardı. Böylece Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek'in de aralarında bulunduğu 5'i tutuklu, 41 sanığın yargılamasına başlandı.
İddianamede Böcek, "icbar suretiyleirtikâp, haksız maledinme ve suçtan kaynaklananmal varlığıdeğerlerinin aklanması" suçlarıyla yargılanıyor.
Oğlu MustafaGökhan Böcek ise, "suçtan kaynaklananmal varlığıdeğerlerinin aklanması,nüfuz ticareti" ve "suçu meslek edinenkişi" suçlarından yargılanacak.
Davadaki üçüncü ilginç kişi ise eski Antalya İl Emniyet Müdürü İlkerArslan... Arslan da aynı suçlardan yargılanacak.
702 sayfalık iddianameye göre özellikle son iki yılda gözle görülür ve pervasızca yürütülen bir parasal ilişki var. Alınan evler, villalar, arabalar, pahalı saatler ve sınırsız para akışları iddianamede şöyle özetleniyor: Şüphelilerin yaklaşık 170 milyon 83bin TL tutarındaki nakit ve mevduatına, 10 daire, 5 araç, 5 işyeri, 1 adet lüks marka saat ve 1 cep telefonuna el konulduğu yer alıyor. El koyma kararı verilen taşınır ve taşınmazların toplam değeri 258 milyon600 bin TL.
Mahkemenin ilk duruşmasında başta MuhittinBöcek olmak üzere suçlanan sanıklar kendilerini savundu. Böcek, ilk savunmasında, "HayalimCumhuriyet'in100'üncü yılındaAntalya BüyükşehirBelediye Başkanıolmaktı ve bana nasipoldu" dedikten sonra suçlamaları kabul etmediğini şu sözlerle dile getirdi:
"Hiçbir şekildeçalışmalarımlakamu zararına uğratmadım.10 defa hastaneyekaldırıldım.Hayatım boyunca birgünü rapor için bahaneetmedim. 12 ilaçkullanıyordum, şimdi22 ilaç. Ben adaletintecelli edeceğini vetüm suçlamalardan da beraat edeceğimi biliyorum."
Yargılama sonucunda nasıl bir karar çıkar bilemem ama bu yargılamaya yol açan eylemlerin 2020 sonrasını kapsaması büyük oranda İstanbul'dan esen "Bize artık kimsedokunamaz" rüzgârıyla ilişkili görünüyor ama "sistem"le ilişkili mi orası belli değil.
İşin belki de en ilginç yanı pandemi döneminde ağır bir rahatsızlık geçiren ve CHP içi siyasi operasyona maruz kalan Böcek'in o günlerden sonra daha bağımsız hareket etmesi. Böcek, bu dönemin, "İkinci Yaşam Siyasetve İhanet" diye kitabını bile yazdı.
Acaba adının karıştığı yolsuzluk iddialarının kitabı da yazılır mı dersiniz?


