Epstein, Türkiye ve FETÖ

Giriş Tarihi:

Belgeler incelendikçe, ayrıntılar ortaya çıktıkça Jeffrey Epstein skandalı sadece ABD'yi değil, birçok ülkeyi de sarsacak görünüyor, hatta sarsmaya başladı bile...
İngiltere'de istifası istenen Başbakan Keir Starmer zor durumda. İlk açığa çıkan Prens Andrew'un kirli ilişkileri de Buckingam Sarayı'nda deyim yerindeyse depreme yol açtı. O depremin bir ucunda da Türkiye'ye yönelik yaptığı rezilliklerle bilinen Sarah Ferguson var.
İngiltere'yi ikinci sırada bu kirli ağın kurucu ortaklarından siyonist İsrail izliyor. Siyonistler, eski Başbakan Ehud Barak'tan MOSSAD'a kadar devlet olarak, lobi olarak, iş dünyası olarak bataklığın tam göbeğinde.
Bu bataklığın içinde Bill Cillinton dâhil birçok ABD'li siyasi aktör gibi AB'nin önemli siyasileri de var. İngiliz siyasetçi Lord Peter Mandelson ve eski Slovakya Dışişleri Bakanı Miroslav Lajcak gibi.
Bir önceki yazıda dikkat çektiğim şu tespit, yolun sonuna gelindiğini gösteriyor: "Epstein ağı yalnız ahlaki bir bataklık değil, şantaj üretim merkezi olarak işlev gördü."
Bu kirli sistemin ortaya saçılmasının doğal olmadığı çok açık. Öyle olsaydı Epstein skandalı ilk patladığı zaman bütün belgeler açıklanırdı. 20 yıldan fazladır bu dosyalar el altında tutuluyor. Bugün patlatılmasının arkasında kim var? Trump veya MAGA'cılar mı? Yoksa Trump'ı sıkıştırmak isteyen "Demokrat-Siyonist" işbirliği mi?
Bu ikinci şıkka hiç ihtimal vermiyorum; çünkü belgeler açıklandıkça bataklıktan en çok bu işbirliğinin aktörleri çıkıyor. Tabii şu noktanın da altını çizmek gerekiyor. Herhalde tesadüf değil, Epstein meselesi 2019'da ikinci kez açıldığında da iktidarda Trump var. Obama ve Biden döneminde dosyanın kapağı bile açılmazken Trump döneminde belgeler, isimler deşifre edildi. Ancak bu çürümüş sistemin yerine ne konulacağı hem bilinmiyor hem de şüpheli...
Olağan şüpheliler arasındaysa eski baronlar var. Şu çok dikkat çekici: Neredeyse 150 yıldır dünyanın esas baronları sayılan Rockefeller, JP Morgan, Andrew Carnegie, Rothschild ve Cecil Rhodes beşlisinin hiçbirinin adı bu skandalda geçmedi; ama Bill Gates, Elon Musk, Zuckerberg, PayPall'ın kurucusu Peter Thiel ya da Google'ın kurucu Sergey Brin gibi yeni zenginlerin, tekno feodallerin hepsi Epstein'in malikânesinin ya da o karanlık adanın daimi konukları arasında.
Bu işte bir alicengiz oyunu var. Anlaşılan trilyon dolar serveti olan eski baronlar, milyar dolar servetli yeni tekno feodal baronların dünyayı yönetmesine izin vermedi. Yeniler siyasileri izlerken kendileri de izlendi, kayıt altına alındı, şimdi deşifre ediliyor, hatta servetlerine "çökme" ihtimali de var. Tıpkı Trump'ın Venezuela'ya çöktüğü ya da Grönland'a çökmek istediği gibi.

***

FETÖ'NÜN AVUKATI

Küresel Epstein örgütü ile FETÖ yapısı arasında çok ortak nokta var. İkisi de aynı merkezin farklı yapıları gibi ve kullandıkları yöntemler birbirine benziyor. Bu konuda henüz net bilgiler yok ama Epstein'in ünlü avukatı Reid Weingarten, FETÖ elebaşı Gülen'in de avukatı... Daha ilginci ise bu avukatın Epstein'le sohbetinde ısrarla Türkiye üzerine konuşması.
Bunu da New York Times muhabiri Michale Wolf'un 2016 yılında Manhattan'da Epstein'in evindeki buluşmayla ilgili notunda görüyoruz. Orada ünlü işadamları da var siyasetçiler de. Türkiye'den, 15 Temmuz ve DEAŞ'tan söz ediliyor, Fetullahçılar konuşuluyor. Bir ara Avukat Reid Weingarten şöyle diyor: "Türkler yeterince mercek altına alınmıyor."
Epstein ile avukat arasında Türkiye üzerine çok sayıda mesajlaşma olduğu gibi Epstein'e Türkiye'yle ilgili gizli bilgilerin iletildiği de belgelerde geçiyor. İngiltere'de kaçak yaşayan ve FETÖ'cü İlhan İşbilen'in eşini 50 milyon dolar dolandırmakla suçlanan Selman Türk isimli FETÖ'cünün, Epstein'le bağlantılı Prens Andrew'la ilişkisi de bir o kadar ilginç.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın
Mobil uygulamalarımızı indirin