Kerem Alkin

Kerem Alkin

Sadece ‘Hürmüz’ değil, ‘tedarik zinciri’ de tıkandı

Giriş Tarihi:

On ikinci günü geride bırakan İranSavaşı dünya kamuoyunu neredeyse refleks halinde 'HürmüzBoğazı'na odaklanmış durumda. Küresel petrol ve LNG ticaretinin kritik dar boğaz geçişi olan bu su yolu elbette stratejikbir nokta. Ancak bugün yaşanan kriz sadece petrol tankerlerinin geçip geçememesiyle sınırlı değil. Asıl kırılma, petrolün ötesindeki endüstriyel tedarik zincirinde yaşanıyor. Son on iki gün içinde yedi farklı ülkede tam 13 şirket 'mücbirsebep' ilan etti. Bu ilanlar sadece enerji şirketlerinden gelmedi. Petrokimya tesisleri, olefin krakerleri, plastik üreticileri, alüminyum eritme tesisleri ve stiren üreticileri üretimi durdurmak zorunda kaldılar.
Zincirleme reaksiyon, enerji sektöründen başlayarak küresel sanayi üretiminin kalbine kadar yayılmış durumda. Katar Enerji'nin LNG üretiminde mücbir sebep ilan etmesi küresel LNG arzının yaklaşık yüzde 20'sini bir anda sistemden çıkardı. Saudi Aramco iki sahada üretimi azalttı ve Ras Tanura rafinerisini kapattı. Kuveyt Petrol Şirketi ham petrol satışlarında mücbir sebep ilan etti. Bahreyn'de Bapco tek rafinerisinde üretimi durdurdu. Aluminium Bahrain dünyanın en büyük alüminyum eritme tesislerinden birinden sevkiyatları askıya aldı. Ancak, asıl kırılma bunlarla da sınırlı değil.
Körfez'den gelen naftayı kaybeden Asya'daki petrokimya tesisleri birer birer üretimi durdurmaktalar. Singapur'daki PCS olefin krakeri mücbir sebep ilan etti. Ardından poliolefin üreticisi TPC Singapore aynı kararı aldı. Güney Kore'nin en büyük etilen tesislerinden Yeochun NCC üretimi durdurdu. Tayvan'daki Formosa Petrochemical, Endonezya'daki Chandra Asri ve TPIA, Tayland'daki SCC Rayong Olefins ve Singapur'daki Aster Chemicals de zincire katıldı. Körfez ülkelerinden Asya'ya uzanan her bir mücbir sebep kararı bir sonrakini tetikliyor.
Nafta gelmeyince kraker çalışmıyor. Kraker çalışmayınca etilen üretilmiyor. Etilen olmayınca polietilen ve polipropilen üretilemiyor. Plastik üretilemeyince ambalaj fabrikaları duruyor. Ambalaj olmayınca gıda üreticileri tedarik krizi yaşıyor. Yani, tedarik zincirindeki tıkanma salt rafinerinin kapısında bitmiyor. Süpermarket rafına kadar uzanıyor. Söz konusu plastikler sadece sanayi girdisi de değil; tıbbi cihazlardan gıda ambalajına, otomotiv parçalarından su borularına kadar günlük hayatın her alanında kullanılan temelmalzemeler.
'Hürmüz' krizinin bir diğer boyutu ise sigorta mekanizması. 5 Mart'ta yedi büyük 'deniz koruma ve sorumluluksigortası' kulübü, Solvency II kapsamında savaş riski teminatlarını iptal ettiler. Bu karar tanker taşımacılığını ticari açıdan neredeyse imkansız hale getirmiş durumda. Körfez naftasını Asya'daki kraker tesislerine taşıyan tankerler de hareket etmeyi bıraktı. Hammadde akışı kesilince fabrikalar da zincirleme şekilde durdu. 'Hürmüz Boğazı'nın tıkanması ile yaşanan kriz tek bir olay değil. Londra'daki bir reasürans şirketinin uzman masasından başlayan karar zinciri Ulsan, Kaohsiung, Jakarta ve Rayong'daki fabrika katlarına kadar uzanıyor.
Petrol fiyatı ise, her zamanki gibi manşetleri ele geçirmiş durumda. Brent petrolü kısa süre içinde 119 dolara çıkıp yeniden 85 dolar seviyesine gerilediğinde piyasa rahat bir nefes aldı. Ancak mücbir sebep zinciri petrol fiyatı düştüğünde ortadan kalkmıyor. Çünkü, hammadde temini tankerlere sigorta yaptırabilmesine ve hammaddenin yeniden tedarik edilebilmesine bağlı. Bu ise, haftalarla değil aylarla ölçülen bir zaman çizelgesi anlamına geliyor. Bugün dünya ekonomisinin karşı karşıya olduğu gerçek kriz tam da bu kritik önemdeki tedarik zincirin kırılmasıdır. Birilerinin, henüz yeterince dillendirilmeyen küresel tedarik şokuna bir an önce el atmasında yarar var.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın
Mobil uygulamalarımızı indirin