Ne Diyor Bu Adam!

Giriş Tarihi:

ABD başkanı Donald Trump.

Gerçekten de hayret verici bir karakter.

Koltuğa oturduğu ilk günlerde tüm savaşları bitirip barışın başkanı olacağı vaatleri savururken, bugün belki de ABD başkanları arasında döneminde en çok savaş ve krizin başladığı başkan olarak tarihe geçti.

Bunu o mu istiyor bilemeyiz.

Ama bir gerçek var ki Trump son zamanlarda büyük bir sıkışmışlık ile karşı karşıya.

Soros'a meydan okumuş,

AB ve diğer ülkelerle açtığı ekonomik savaşlardan galip çıkamamış,

En büyük takibi Çin, ABD'nin sahiplendiği 2.Dünya Savaşı yıldönümünü büyük bir gövde gösterisiyle kutlamış,

Her ne kadar Filistin'in işgalinde pek çok konuda ortak adım atmış olsalarda Netanyahu başına buyruk hareket etmeye başlamış,

Ara seçimler yaklaşırken anketlerde destek oranı yüzde 40'lara kadar gerilemiş…

Trump'a göre sorumlusu İsrail/Netanyahu!

****

Trump- İsrail gerginliği hat safhaya çıkmıştı ki Trump'ın daha birkaç hafta önce milyarlarca dolarlık anlaşma imzaladığı Katar'a bir saldırı düzenledi soykırım ordusu.

Üstüne bir de Trump'ın üstüne en büyük amigosu Kirk suikastla öldürüldü.

Bu yaşananlar sadece Trump'ı değil tüm ABD'yi sarstı.

Bir de İslam ve Arap ülkelerinin sert açıklamaları büyük panik yarattı.

Ve bunun üzerine Rubio İsrail'e gönderildi.

Bir meydan okuma olarak her ne kadar algılanansa da aslında İsrail-Trump arabuluculuğu için yapılmış bir ziyaretti bu.

Hem Yahudi lobisi hem Soros ile aynı anda savaşmazdı zira.

Zira bu "büyük buhranı" dahi gölgede bırakacak bir ABD dönemi demek.

***

Hep tartışılır ya hani ABD mi İsrail'i yönetiyor yoksa İsrail mi ABD'yi diye?

Son yaşananlar sanırım herkesi ikna etti!

Tabi hangi ABD bu da meçhul.

Her ne kadar Trump o başkanlık koltuğunda otursa da CIA ve Pentagon ve hatta derin Amerika'yı ele geçiremedi.

Malumunuz her biri ayrı bir ABD.

İşte oradan büyük cesaret almış olacak ki adeta meydan okudu dünyaya katiller sürüsünün lideri.

Diğer tarafta İslam işbirliği Teşkilatı ve Arap Ligi üyeleri Katar'da bir araya gelirken o ukalaca ve küstahça sözler sarfetti.

Küstahlığı başta Trump'a yönelik sözlerinde gizliydi

"ABD'nin İsrail'den daha büyük dostu yok"

Sıradan bir müttefiklik cümlesi gibi gelse de kulağa aslında büyük bir gövde gösterisiydi.

"Bana mecbursunuz"

Bunu bir sonraki etkinlikte yaptığı konuşmada pekiştirdi.

Netanyahu'ya biat ya da gönül alma için gelen sadece Rubio değildi.

ABD'nin 50 eyaletinden 250 meclis üyesi de oradaydı.

Trump'a ve İsrail karşıtı ABD'lilere hatta ABD menşeili silahlara sahip ülkelere meydan okurcasına mesajlar…

Etkinlikte yaptığı konuşmada ABD'li heyeti aynen şu sözleri sarf etti:

"Elinizde tuttuğunuz telefonlar, aslında İsrail'in bir parçası." ifadelerini kullanan Netanyahu, "Biliyor muydunuz? Yani telefonların, ilaçların, gıdanın çoğu bizden. Çeri domatesi yiyor musunuz? Onların nerede üretildiğini biliyor musunuz?"

Sanırım herkes alması gereken mesajı aldı bu sözlerle birlikte.

ABD 'de de Dünya da bize muhtaç demeye getirdi.

Üstü kapalı mesajlarını bugüne kadar yaptığı operasyonlarıyla verse de artık altı da üstü de gayet açık mesajların.

***

Şimdi iki elimizin arasına alıp başımızı düşünme vakti.

Yahudilerin egemen olmadığı bir dünya mümkün mü?

Mevcut şartlar dikkate alındığında bu imkansız gibi görünebilir.

Şartları değiştirdiğimizde bunu başarabilir insanlık!

Türkiye bunun için en güzel örnek!

Ve en güvenilir partner!

Dipnot: Fransa sokakları yine karışık. Gerekçe hükümet krizi vs görünüyor ama 2ay öncesine gidelim.Filistin'i tanıma kararı almıştı Macron. İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa'ar, "Umarız Paris sokaklarında güvenlik sağlamayı başarabilir" demişti. Bu da rastlantı değil herhalde…

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın
Mobil uygulamalarımızı indirin