Ramazan Almaçayır

Ramazan Almaçayır

Suç ve kararan hayatlar

Giriş Tarihi:

Son günlerde en çok konuşulan konulardan birisi 'suça sürüklenen çocuklar' konusu. Bunun başlıca sebebi suça karışan 18 yaşın altındaki kişilere verilen cezalar toplumda fikir ayrılıklarına neden olmuş durumda. Bir kesim belli suçlarda (cinayet, yaralama vb) verilecek cezanın yaşla ilgisi olmaması gerektiğini kanunda yetişkinler için uygulanan cezaların uygulanması gerektiğini savunuyor. Diğer bir kesim ise cezaların caydırıcı olması gerektiği ancak bununla birlikte suça karışan yaşı küçük kişinin ıslah yoluyla topluma kazandırılması gerektiği görüşünü belirtiyor.

Mecliste suça sürüklenen çocuklarla ilgili olarak uzun süredir devam eden çalışmalar, bu sorunun çözümünde önemli bir nokta olarak görünüyor. Komisyonlarda uzmanlar, mağdur aileler, hukukçular, kolluk görevlileri dinlenerek, çözüm için farklı görüşler değerlendiriliyor.

Peki son dönemlerde cinayet yaralama ya da kurşunlama olaylarının bazılarında fail ya da faillerin 18 yaşın altında olmasının sebebi ne?

İsterseniz bu konu üzerinde konuşalım biraz. Suçun faili yakalandıktan sonra yapılan incelemede, fail olarak yakalanan ve yaşı küçük olan şüphelinin ifadeleri her şeyi çok net ortaya koyuyor. Bu zamana kadar basına yansıyan bu tür olayların neredeyse tamamında, 18 yaş altındaki şüphelinin mağdur tarafla husumeti hatta tanışıklığı bile olmadığı, başka bir azmettirici tarafından kullandıkları ortaya çıktı. Özellikle kurşunlama gibi konularda belli bir para karşılığında bu olayları gerçekleştirdikleri tespit edildi. belli bir ücret karşılığında işlenen suçun geleceğini karartacağından habersiz çocuklar. Burada çocukları kullananlar tarafından "yaşı küçük az bir ceza alır" algısı yürütülüyor. Bu şekilde suç işlemesi için ikna ediliyor bir çoğu maalesef.

İşte bu durum suçtan zarar gören kişi ve yakınları için tepki çeken bir sürece dönüşüyor. 18 yaş altındaki birinin suçtan dolayı verdiği zarar ile yetişkin bir kişinin suçtan kaynaklı verdiği zararın doğurduğu sonuçların aynı olması, cezaların da bu doğrultuda uygulanması gerektiği görüşü toplumun bir bölümünde yer edindi. Ancak farklı bakış açılarından biri de şu şekilde kamuoyunda kendini gösteriyor. Bu görüş ise, Çocukların kandırılma durumu, çocuklara şöhret ve tanınırlık vaatleri ve çocukların yetişkin birinin muhakeme kapasitesiyle kıyaslanamayacak yaş ve olgunlukta olmamaları gibi sebepler nedeniyle, ıslah edilmelerini ve topluma kazandırılmalarını sağlayacak cezaların uygulanması olarak dillendiriliyor.

İşte bu iki görüş istişare edilirken, ana hedef ise ülkenin geleceği olan çocukların, gençlerin suç mecralarından uzak tutulması. Hem kendi geleceklerini hem de mağdur ettikleri kişilerin geleceklerini heba etmemeleri.

Kamuoyundaki bu iki farklı görüşün yanı sıra herkesin ortak beklentisi ise cezasızlık algısının ortadan kaldırılması.

Bütün bu tartışmalar devam ederken, bir çocuğun nasıl böyle bir profile geldiğini de ebeveynlerinin düşünmesi kaçınılmaz. Çocuğun aile ortamından dışlanması, anne babanın ilgisizliği, çocuğa değersizlik hissi yüklenmesi. Bütün bunlar en başta dikkat edilmesi gereken hususlar. Ayrıca birçok sosyal mecranın şiddet içerikleriyle özdeşleşen sunumları, ailenin çocuğu uzak tutması gereken noktalardan sadece birisi. Özetle hiçbir anne baba, gözü gibi baktığı büyük emeklerle yetiştirdiği evladının ellerinden kayıp gitmesini istemez. Ülkesi için faydalı bir birey olmasını istediği çocuğunun başkaları tarafından suç makinesi olarak kullanılmasına gönlü razı olmaz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın
Mobil uygulamalarımızı indirin