Tarihin en büyük yalanı: Sizi özgürleştireceğiz
Tarihin en tehlikeli ve en büyük yalanları "en güzel" sözcüklerle söylenir çoğu zaman.
Ve 21. yüzyılın en büyük yalanı da işte tam da böyle geldi.
Uçak gürültüsüyle, bomba sesiyle, beyaz fosforla tutuşturulmuş bir şehrin gökyüzünden dökülen bildirilerle.
***

O bildirilerde şu yazıyordu! "Sizi özgürleştireceğiz."
Irak'ta dediler bunu. 'Saddam'ın zulmünden' kurtaracaklardı güya halkı.
Ne var ki o halk, kurtarılmadan önce 500.000 çocuğunu ekonomik ambargoya kurban verdi.
'Kurtarılırken' Bağdat yanarken Nasıriye'nin çarşısı enkaza dönüşürken bodrum katlarda insanlar yalnızca özgürlük değil onurlarını da yitirdi.
Evet, Irak'a "demokrasi" geldi. Ama öncesinde yüz binlerce sivil ABD saldırılarında hayatını kaybetti.
Afganistan'da da dediler bunu. Taliban'dan, terörden arındıracaklardı ülkeyi güya!
20 yıl sonra trilyonlarca dolar harcadılar on binlerce insanı katlettiler ve yine ülkeyi Taliban'a bıraktılar.
***
Libya'da, Suriye'de, Yemen'de yankılandı bu söz, farklı ağızlardan, farklı biçimlerde.
Her seferinde aynı senaryo!
Önce bir düşman icat et ya da var olanı büyüt.
Hemen terörist yaftasında bulun sonra da kurtarıcı olarak o ülkenin kapısından zorla gir.
Petrol, maden, jeopolitik koridorlar, silah satışları...
Özgürlük her zaman geride bırakılacak bir şey olarak kaldı ABD ve diğer küresel güçler için.
Gazze bugün dünyanın gözleri önünde yanmaya devam ediyor.
50 binden fazla insan dünyanın gözü önünde şehit edildi.
"Sizi özgürleştireceğiz." cümlesi katliamın kod adı gibi bir şey oldu adeta Ortadoğu'da…

Şimdi hedef: İran.
Mekanizma hazır söylem hazır kitle medyası hazır.
***
Nükleer tehdit anlatısı kurulmuş yaptırımların kıskacı sıkıştırılmış bölgesel gerilim tırmandırılmış.
Ve şimdi de o söz İran halkı için söylenmeye başlandı maalesef!
"İran halkını özgürleştireceğiz."
Tarihin en büyük soykırımcılarından Gazze Kasabı Netanyahu, milyonlarca Gazzeliye
Yaptıklarını unutmuş olacak ki, İran'ı "özgürleştirmekten" bahsediyor…
Oysa şunu sormak gerekir.
Kendi seçtikleri liderleri darbelerle devrilmiş,
petrolü çalınmış kıyıları ele geçirilmiş, çocukları insansız hava araçlarıyla öldürülmüş halklara, özgürlük kim tarafından nasıl ve ne zaman getirildi? Kim verdi?
Hangi bomba demokrasiyi o ülkelere taşıdı? Hangi işgal, özgürlük bıraktı ardında?
Bu söylem bir siyasi argüman değil bir operasyon dilidir.
Ve tarih şunu gösterdi maalesef bize.
Bu cümle ne zaman söylense bir halkın üzerine sadece ve sadece "özgürlük" adına "ölüm" yağar.
21. yüzyılın en büyük yalanı da budur: "Sizi özgürleştireceğiz.."
Umarım bir gün ABD ve İsrail de "çok ama çok özgürleşir"…


