Bu bayrak o mübarek bayrak!

Giriş Tarihi:

Nusaybin'de Türk bayrağına yönelik yapılan provokasyonu ilk gördüğümde içimde bir öfke değil daha çok derin bir hüzün belirdi.

Çünkü bu topraklarda bayrağa uzanan her el aslında bu milletin ortak hafızasına, birlikte yaşama iradesine uzanır.

Türkiye bayrak provokasyonunda da bir kez daha tek yürek oldu.

Türküyle, Kürdüyle, Alevisiyle, Sünnisiyle… Görüşü, hayat tarzı, siyasi tercihi ne olursa olsun milyonlarca insan profil fotoğrafına, hikayesine Türk bayrağını koymuştu. Provokatörlere inat.

Kimi sessizce paylaştı, kimi birkaç cümleyle, kimi sadece bayrağın kendisiyle. Ama verilen mesaj çok netti: "Bu bayrak hepimizin."

İşte Türkiye'yi ve Türk insanını farklı kılan da tam da bu. Normal zamanlarda birbirine sert eleştiriler yönelten hatta zaman zaman ciddi tartışmalar yaşayan toplumun bazı kesimleri, söz konusu vatan ve bayrak olduğunda aynı safta durmayı hep biliyor. Bir kaç çürük elma dışında.

Çünkü bu bayrak herhangi bir kumaş parçası değil. Bu bayrak, Çanakkale'de toprağa düşen gencin son nefesidir. Sakarya'da, Dumlupınar'da verilen mücadelenin en büyük sembolüdür.

Depremde enkaz başında birbirine sarılan insanların ortak gözyaşıdır. Yasta da bu bayrak vardır düğünde bayramda da....

Fitne üretmek isteyenler ise bunu hala bu duygu durumunu anlayabilmiş değil.

İçeride ya da dışarıda Türkiye'de ayrışma üzerinden prim yapmak isteyenler her defasında aynı hataya düşüyor.

Bayrağa saldırarak bu milleti bölmeye çalışıyorlar. Oysa buna benzer her provokasyon kendi ellerinde patlıyor. Toplum aksine daha da birbirine kenetleniyor.

Bu millet tehdit altında olduğunu hissettiği anda önemli bir refleks gösterir. Sessiz çoğunluk konuşur görünmeyen bağlar görünür hale gelir. Saflar iyiden iyiye daha da sıkılaşır.

Bayrak sevgisi bu ülkede ideolojik bir mesele değildir. Kimlikler üstüdür. Anadolu'nun en ücra köyünde de büyük şehirlerin kalabalık sokaklarında da aynı anlamı taşır.

Bir çocuğun elinde sallanan bayrakla bir askerin üniformasındaki arma arasında görünmez ama çok güçlü bir bağ vardır.

O bağ kopmadığı sürece bu ülkeye diz çöktürmek mümkün değil.

Bugün sosyal medyada dalgalanan bayraklar bana şunu bir kez daha hatırlattı: Türkiye, kriz anlarında kendi iç sigortasını devreye sokabilen nadir ülkelerden biridir.

Ne kadar tartışırsak tartışalım ne kadar ayrışmış gibi görünürsek görünelim mesele vatan olduğunda safımız bellidir. Gerisi teferruattır. Son örnek 15 Temmuz gecesi ve sonrasında yaşananlar.

Nusaybin'de yakılmak istenen sadece bir bayrak değildi elbet birliğimiz hedef alındı. Ama sonuç yine değişmedi. Bayrak yanmadı, aksine daha da çoğaldı. Daha da yükseldi...
Ekranlarda, meydanlarda, gönüllerde…

Belki de bu yüzden bu ülkeyi anlamakta zorlanıyorlar.

Çünkü Türk milleti, en çok da sınandığı anlarda kendisi olur.

Ve bayrak o anlarda sadece bir sembol değil ortak bir yemin, ortak bir duruştur. Ortak bir kaderdir bizim için.

Bu bayrak işte o mübarek bayraktır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın
Mobil uygulamalarımızı indirin