Gazze’de su taşıyan çocuk
Belki de kendi ağırlığından fazla iki su dolu bidonu taşıyor…
Biri sağ, biri sol elinde…
O küçük elleri suyun ağırlığına dayanamıyor…
Muhtemelen minicik parmaklarına kan toplanıyor.
Kısa bir an su bidonlarını yere bırakıyor ve arkasına bakıyor.
Muhtemelen bir arkadaşı daha onunla su almaya geldi.
Bakıyor… Ölüm yakınlarda mı?
Çünkü her an bir saldırı başlayabilir, bir keskin nişancının hedefi olabilir.
Sonra yeniden o su dolu bidonları kaldırıp, her adımında bir sağa bir sola yalpalayarak hızlı adımlarla ilerlemeye çalışıyor.
O sadece Gazzeli küçük bir çocuk.
Okula gitmesi, parkta oynaması gerekirken, ailesinin yaşam savaşında baş aktör oluvermiş.
Ailesi diyorum ama belki ailesi bile kalmadı.
Eğer o çocuk su almaya gidiyorsa, muhtemelen bir anne ve bir bebek onu bekliyor.
Ailesi var mı? Onu da bilmiyoruz ki…
Tek tuşla kapımıza yemek getirebileceğimiz,
tek tuşla alışveriş yapabildiğimiz,
tek tuşla seyahat edebileceğimiz bir dönemin konforunu yaşıyoruz.
Zamanın ruhu bu evet…
Ama bu ruh Gazze'ye uzun süredir uğramıyor.
Kahve içmeden güne başlayınca "aksi oluyorum" diyen birinin doğal olarak buna hakkı vardır.
Gazze'deki o çocuk ise şu an bu konforu hayal bile edemez.
Benim yazarak anlatmak istediğimi tek kelimeye ihtiyaç duymadan,
görselleştirerek anlatan Uğur Gallen'in fotoğraflarını görünce eminim herkesin yüreği sızlıyor.
Ancak o kadar kendi dünyamızda hapsolup, bir telefonda kayan ekrana dalıyoruz ki, bazen hayat bir illüzyona dönüşüyor.

Dünyada yaklaşık 318 milyon insan doğrudan evsiz, sokakta veya barınaksız yaşıyor.
Yaklaşık 2,2 milyar insan, yani her 4 kişiden 1'i güvenli yönetilen içme suyu hizmetinden yoksun.
Bu insanların 115 milyonu hala doğrudan nehir, göl gibi yüzey sularını içmek zorunda kalıyor.
Her gün 1.000'den fazla çocuk, kirli su ve sanitasyon eksikliğine bağlı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybediyor.
Yaklaşık 3,4 milyar insan tuvalet ve atık yönetimi gibi temel imkanlara sahip değil.
Bunların içinde 1,5 milyar insanın evinde temel bir tuvalet dahi bulunmuyor.
Haziran 2025 itibarıyla dünyada zorla yerinden edilenlerin sayısı 123,2 milyona ulaştı.
Sudan, Gazze, Ukrayna ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti bu artışın ana merkezleri.
BM raporlarına göre, 2024-2025 döneminde doğrudan çatışma sonucu öldürülen veya sakat bırakılan çocuk sayısı 22 bin 495 olarak doğrulandı.
Doğrulanamayanları hayal etmeye çalışın.
Temel yaşam standartlarındaki büyük uçurum kayıp nesiller doğuruyor.
Gazze'deki kendinden çok daha ağır su bidonlarını taşıyan minik yavru gibi…
Dünyanın en güzel kıyı şeritlerinden birine sahip olan Gazze ile Tel Aviv arasında 65-70 kilometre mesafe var.
İki şehirdeki plajlarına da Akdeniz'in aynı dalgaları vuruyor.
Ama birinde su bile yok…
Çocuklar yaşam mücadelesi verirken su taşıyor…
Hatta bedenleri çocuk olsa da ruhları çocuk kalamayacak kadar erken olgunlaşıyor.
Çocuklar çocuk kalmalı…


