Hilâl Kaplan

Hilâl Kaplan

Avrupa’nın Türkiye korkusu

Giriş Tarihi:

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Almanya'nın Hamburg kentinde Die Zeit gazetesinin 80. yıl etkinliğinde şöyle buyurmuş: "Avrupa kıtasını tamamlamayı başarmalıyız ki Rus, Türk veya Çin etkisine girmesin. Daha büyük ve jeopolitik düşünmeliyiz."
Türkiye'nin, Rusya ve Çin gibi iki devle aynı kategoride anılması ülkemizin son 20 yılda uluslararası alandaki yükselişinin bir göstergesidir elbette. Ancak konu bu değil.
Mesela, hâlen Avrupa Birliği nezdinde aday ülke statüsü devam eden, NATO'nun güney kanadının yegâne hamisi olan ve hatta Çok Uluslu Kolordu Karargâhı kurulması planlanan Türkiye'ye karşı Avrupa'nın en üst düzey yöneticilerinden gelen bu düşmanca bakış açısıdır. Peki bu bakış açısını neye borçluyuz?
Öncelikle Avrupa'nın kendi iç kırılganlığına. ABD'ye güven azalmış, Rusya ile köprüler atılmaya yakın, Çin ile rekabet derinleşmiş durumda. Böyle bir tabloda Avrupa, çevresindeki her güçlü aktörü potansiyel "etki riski" olarak görüyor. Türkiye de bu çerçevede değerlendiriliyor.
İkinci olarak, Avrupa'nın genişleme politikasına yüklediği yeni anlam. Artık genişleme bir değerler projesi değil; açıkça bir jeopolitik alan genişletme aracı. "Avrupa'yı tamamlama" söylemi, aslında nüfuz alanını tahkim etme çabası. Türkiye ise bu oyuna dâhil olmayan en büyük aktör.
Ve üçüncü olarak; Türkiye'nin değişimi... Son 20 yılda Türkiye, Batı'nın periferisinde konumlanan bir ülke olmaktan çıktı. Kendi ajandasını yazan, sahada sonuç üreten, gerektiğinde risk alan bir güce dönüştü. Bu dönüşüm, Avrupa'da hayranlıktan çok temkin üretiyor.
Dolayısıyla Von der Leyen'in cümlesi Türkiye'ye yönelik bir küçümseme değil; tersine, bir kabulün ifadesi. Türkiye artık görmezden gelinebilecek bir ülke değil. Ama Avrupa'nın zihinsel haritasında hâlâ "içeride" de değil. Tam bu yüzden aynı cümlede Rusya ve Çin'le birlikte anılıyor.
Mesele Türkiye'nin ne yaptığı değil; Avrupa'nın kendini nasıl konumlandırdığı. Ve o konumlandırmada Türkiye, artık bir aday değil, çözülmesi gereken bir denklemdir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın
Mobil uygulamalarımızı indirin