Ayla öğretmene borcumuz...
Kahramanmaraş'ta yaşanan menfur saldırı hepimizin yüreğini dağladı. Evlatlarımızı ve fedakâr öğretmenimiz Ayla Kara'yı toprağa verirken, geride sadece acı değil, ağır bir sorumluluk da kaldı: Bu acılardan ders çıkarmak. Çünkü çocuk dediğimiz varlık, önce ailede sonra da toplumun tamamında şekillenir.
Bir gün oğlum, anasınıfındaki bir arkadaşının kendisini zorbaladığını söylemişti. "Hakkını savun" dediğimde ise "Ama onu üzmüş olmazmıyım?" diye sormuştu. Bu cümle, çocukların ne kadar saf ama aynı zamanda ne kadar yönlendirilmeye açık olduğunu da göstermiyor mu?
Burada ilk sorumluluk biz velilere düşüyor. Öğretmenin otoritesiniönce biz tanımazsak, çocuklarımızdan bunu bekleyemeyiz. Öğretmeniitibarsızlaştıran her söz, aslındaçocuğun zihninde disiplini ve saygıyıaşındırır. Oysa okul, aileyle aynı dili konuştuğunda anlam kazanır.
Çocuk yetiştirmek sadece sevgiyle değil, doğru sınırlarla mümkündür. Merhamet ile adalet, özgürlük ilesorumluluk birlikte öğretilmelidir. Unutmayalım: Toplumun yarınını belirleyen, öncelikle bugün evde nasıl davrandığımızdır.
***
TÜRKİYE-MISIR KARDEŞLİĞİ
Mısır'daki Gazzeli mültecilerin sesi olmaya çalıştığımız yazı dizimize Mısır Büyükelçimiz SalihMutlu Şen'den aldığım bilgilerle son vermek istedim:
"Cumhurbaşkanımızın 2024'ten beri Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi'nin yeniden tesis edildiği toplantı dâhil olmak üzere Mısır'a dört kez ziyareti oldu.

Başta AFAD ve Türk Kızılay olmak üzere, STK'larımızın da destekleriyle, 14 uçak ve 21 iyilik gemisiyle yaklaşık110 bin ton insani yardımmalzemesini Gazze'ye ulaştırdık.430 Gazzeli hasta ve 450 refakatçisiniTürkiye'ye transfer ettik. Bunu Mısır Kızılayı ile işbirliği içinde yaptık. Yine hastalarımızı Mısır Sağlık Bakanı ile beraber aldık ve ülkemize tedavi için gönderilmelerini sağladık. C-130 ve Airbus uçaklarımız için de Ariş Havalimanı'ndan faydalandık. Bu çok zor ve büyük bir operasyondu. Dolayısıyla hem karadan hem denizden hem de hava yoluyla yardımlarımızı ulaştırmakta Türkiye-Mısır işbirliği hayati önem arz etmektedir.
Mısır halkının Türklere ve Türkiye'ye karşı tarihten gelen kalbî bir sevgisi var. Hem tarihi hem kültürel bağlarımız var. Mısır'da 15 üniversitede toplam20 Türkoloji ve ilgili bölümler var. Buralarda halihazırda eğitim gören6000 öğrenci bulunuyor. Keza Yunus Emre Enstitülerimizde şu anda 643 öğrenci Türkçeeğitimi almaktadır. Türk dizilerinin de belki en yakından takip edildiği ülkelerin başında gelir."
Velhasıl Gazze'nin yarasını sarmaya çalışan Türkiye-Mısır ortaklığı aynı zamanda vicdani bir gerekliliktir.


