Epstein: Tek dişi kalmış canavar
Dünya, Jeffrey Epstein ve onun sapık ağının detaylarını içeren belgeleri konuşuyor. Açıkçası gazeteciler için bile -hele benim gibi anneyseniz- takip etmesi güç ve psikolojik olarak yorucu bir vaka.
İsrail istihbaratı ve devletin üst kademe isimleriyle yakınlığı artık tescilli olan Epstein, aslında istismar için üs haline getirdiği adasına tüm dünyayı hapsetmiş. Yayınlanan 3 milyon sayfa, 2 bin video ve 180 bin fotoğrafta kimler yok ki...
ABD'nin eski başkanları George W. Bush'tan Bill Clinton'a, ünlü iş insanları Bill Gates'ten Richard Branson'a, Noam Chomsky gibi akademisyenlere kadar bu karanlık ağa bulaşmamış kimse pek yok gibi. Ve elbette ABD'nin şu anda bir numaralı koltuğunda oturan Başkan Donald Trump... İstediği kadar inkâr etsin, görüntüler, yazışmalar, Trump ve eşi Melania'nın Epstein'le derin bağları olduğunu ortaya koyuyor.
Kadınlara ya da çocuklara yönelik cinsel istismar kısmı tüm korkunç detaylarıyla çokça konuşuldu. Ben bugün daha çok bu şeytani insanların yarattığı gizli dünya düzeni ve sonuçlarına odaklanmak istiyorum.
Örneğin, Gazze'de yıllardır çoluk çocuk demeden Filistinlilere soykırım yapan İsrail'in eski Başbakanı Ehud Barak, pedofili ve fuhuş çetesi yöneten Epstein'i Manhattan'daki evinde 36 kez ziyaret etmiş.
Örneğin, Epstein 2010 yılında Obama adına bir parti düzenliyor ve davet ettiği isimler Epstein'in iş dünyası, siyaset ve medyada ne kadar derinlere nüfuz ettiğini gösteriyor. Davetli listesi şöyle: Tom Barrack (ABD'nin Ankara elçisi ve Suriye özel temsilcisi), Arthur Sutlzberger (New York Times'ın eski yayın yönetmeni), Steve Schwarzman (Blackstone CEO'su), David Gergen (Eski Beyaz Saray İletişim Direktörü), Len Blavatnik (Ukrayna asıllı iş insanı), Jes Staley (Barcleys'in eski icra kurulu başkanı), Tom Pritzker (Hyatt Otelleri'nin sahibi), Charlie Rose (TV programcısı), Larry Summers (ABD'nin eski hazine bakan yardımcısı), Michael Bloomberg (İş insanı), Ron Pearlman (Aktör), General Wesley Clark (ABD'li komutan), Walter Isaacson (Gazeteci-yazar).
Dünyada parayı, medyayı, teknolojiyi yöneten ne kadar isim varsa hemen hepsi Epstein'ın masalarından geçmiş. Yahudi asıllı olan Epstein'ın MOSSAD ve İsrail derin devletiyle olan ilişkisi de artık bir sır değil, hatta Epstein'a İsrail istihbarat aparatı demek mümkün. MOSSAD'ın özellikle kadınlar üzerinden bal tuzağı kurarak pek çok ülkede pek çok önemli figürü zorla etkisi altına aldığı yıllardır bilinen bir şey. Benzer bir sistemi de Türkiye'de Adnan Oktar üzerinden kurmaya çalıştılar. Devlet bu ağı çökertti.
Fakat görünen o ki bu bal tuzağı, şantaj ve istismar ağının en büyüğünü Epstein üzerinden kurmuşlar. Bu öyle bir ağ ki, siyasetçiler, işadamları, akademisyenler Epstein'ın bağlantıları üzerinden kariyer inşa etmiş, devletlerle işlerini çözdürmüş, ticaretini geliştirmiş. Bu ağa katılanlar, kendilerini önemli koltuklarda bulmuş.
Aslında görünürdeki tepe isminin Epstein olduğu, içerisinde ABD devlet başkanlarından tutun da (özellikle kuzey ülkeleri, Körfez ve Britanya) kraliyet ailesi mensuplarına ve yönettikleri sosyal medya platformlarıyla dünyada adeta algıyı yöneten teknoloji firması yöneticilerine kadar herkesin olduğu, fişin ucunun da İsrail'e uzandığı gizli bir network var.
Bu network, yıllardır coğrafyamızda kanlı savaş ve işgalleri körükleyen (Irak örneği) Bush ya da Tony Blair gibi isimleri, herkesin evindeki bilgisayarlarda bulunan yazılımları üreten Bill Gates ya da uzaya yolculuk planlayan Musk ve Branson gibilerini parmağında oynatmış.
İnsan sormadan edemiyor: Bu network sadece çocuk ve kadınları korkunç şekilde istismar etmekle kalmadı, dünyanın dört bir tarafında yarattıkları savaşlar, ekonomik krizler ve örneğin Afrika ülkelerinde neden oldukları fakirlikle daha ne kadar insanın kanına girdi?
İstiklal Marşı yazarımız Mehmet Akif Ersoy'un dediği gibi, medeniyet dediğin tek kişi kalmış canavar... Ve o canavar ilk kez yüzünü Epstein'de bu kadar açık gösterdi. Bu düzen yıkılır mı bilmem ama bu belgelerin ifşasından sonra artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını söylemek mümkün.