Haşmet Babaoğlu

Haşmet Babaoğlu

Bilmiyoruz...

Giriş Tarihi:

"Etraf analiz doldu, bütün sosyal hesapları kapatasım var" diyor lise öğretmeni dostum...
En basit ve insanca şeylerde çuvallıyoruz...
Duygusal dünyamız çelimsiz, çocuklar bundan çok çekiyor...
Sevgilerimizde ya ihmalkarız ya da aşırı talepkar...
Sonra korkunç bir olay patlak verince birden "çok bilmiş" kesiliyoruz...
Bilmiyoruz oysa...
Zaten bildiklerimiz eylemlerimize zerre katkı yapmıyorsa, neye yararlar?
(Şu cümleleri ben içimden ekliyorum tabii, öğretmen dostumun bunları söyleyecek hali yok!)

***

Tv'de bir haber-yorum programı izliyorum...
Okul katliamı ve sonrasını konuşuyorlar akılları sıra...
Psikoterapist konuk kollarını birleştirmiş tepeden bakıyor diğerlerine...
Bir gazeteci ezberleri tekrarlıyor; ciddi konulara teması zayıf ama konuşanı güvenli alanda tutan cümleler...
Bir de genç bir siyasetçi var...
Söz alıyor, "fark internette" diyor; dur bakalım ne diyecek diye geçiriyorum içimden ama görüyorum ki, internet dünyasını kendi anne babası ne kadar biliyorsa, o da o kadar biliyor.
"Kullandığımız" bir şey sanıyor hala interneti...
Bizi kullandığının, ergenler ve gençler için "öteki dünya" olduğunun farkında bile değil...

***

Bir annenin olaydan hemen sonra sosyal medyaya yazdığı şu cümle zihnimde çınlıyor: "İlgilenmek yerine internete emanet edilen, her 'ben iyi değilim' deyişinde aman kimse duymasın diye endişelenen ebeveynler yüzünden korkunç acı çekiyor oluşumuza nasıl yanayım!"

***

Ezberlerimiz o kadar çok ki...
Düşünün...
Kahramanmaraş olayından hemen sonra herkes hangi diziyi suçlayacağını bilemedi...
(Bak, ben de ezberden ahramanmaraş olayı diyorum, ne olayı, basbayağı katliam.) Oysa çocuğun fotoğrafına dikkatle baksalar...Ve biraz ezberlerinden uzak olsalar...
Dizi miziyle ilgisi olmayacağını; bambaşka şeylere takıldığını anlarlardı...
Milli eğitimi suçlama saçmalıkları da aynı... Evet, bu eğitim düzeninin suçlanacak tonla yanı var ama bu olayda sadece mağdur...

***

Aile meselesi, erkeklik meselesi...
İnternetin karanlığı meselesi...
Konuşacak çok konu var ama önce bir susup her şeyi baştan ele alma zamanı...

***


NOT DEFTERİ
Beni zekasıyla kör etmek için yanında taşır. Bunu zalim olmak için yapmıyor, sadece tartışmaları kazanmak istiyor. (ABULRAZAK GURNAH / Sessizliğe Hayranlık)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın
Mobil uygulamalarımızı indirin