Haşmet Babaoğlu

Haşmet Babaoğlu

Hâlâ baharın başında mıyız?

Giriş Tarihi:

Gitgide küçülen Çengel pazarınınortasından geçip kafeye geldim...
Bilgisayarımı çıkardım.
Kahvemden bir yudum aldım...
Yazı için aldığım iki üç notu çıkarıp baktım ama hiç içimden o konulara girmek gelmiyor...
Zihnimde de pazarcının az önceki sesi çınlıyor: "Hoş geldiniz, bahçedenbunlar, bahçeden..." Enginarlara bakıp, ne bahçesi yahu, bahçe mi kaldı diye çıkışınca "Tarım bahçesi" deyivermişti...
Güldük ikimiz de...

***

Yahu bahar geldi!
Fakat lafını bile etmiyoruz.
Gündem öyle bir dayak atıyorki, medyacılar mevsimin farkına bile varamıyorlar.
Bir de sürüsüne bereket "uluslararası ilişkiler" denen palavraya âşık uzman var, tam onlara göre bir zamandayız.
Tamam da...
Yıllar boyu şu köşecikte her bahargelişine selam durmayı ihmaletmeyen bana ne oldu?
Yoksa içten içe sararıp soldum mu?
Tadım geri dönmemek üzere kaçtı mı?
İnsan bahara gözlerini kapatabilir mi?
Eskiden baharın kokusunu azıcık duymam, yollara düşmem için yeterdi...
Şimdi mahalleden öteye gitmek içimden gelmiyor...
Pandemi asıl ruhlarımızı yıktıgeçti, doğruya doğru...

***

Neyse ki, "sade insan" direniyor...
Güneş yüzünü biraz olsun gösterince baharın tadını çıkarmak için çoluk çocuk kendini kapıdan dışarı atıyor...
Hafta sonu Emirgan korusunagiden yollarda trafik öyle tıkanmış ki, arabasını olduğu yere park edip laleleri görmeye koşmuş insanlar...
Bir de yeni moda var, malum...
Sakuralar...
Artık Japonların bu şahane ve kısa ömürlü çiçek açan ağaçları bizde de çok seviliyor.
Uçuk pembesi bir kez görülüp tanındı mı, tekrar mevsimi gelinceye kadar özleniyor.
Nezahat Gökyiğit BotanikBahçesi bu yüzden dolup taşıyormuş, eş dostun yalancısıyım...

***

Şimdi Ahmet Hamdi Tanpınar geliyor aklıma...
"Ben İstanbul baharının yarıhasta, havada, suda gizli ürpermeler,tereddütlerle dolu başlangıcınıseverim" diye yazmıştı; "Vapur dumanlarına kadar her şeyin hafif bir leylak rengine büründüğü günler..."
Hâlâ başlangıçta sayılır mıyız?
Sayılırız bence...

***

Bak şimdi!
Küçük balım sesleniyor: "Dayıııı... Şeftali ağacımın çiçeğini gördün mü? Çok güzel!"

***


NOT DEFTERİ
İnsanlarda saadetten ziyade felaketi daha kolay anlayıvermek kabiliyeti vardır, sevinilecek şeyi teyide muhtaç buluruz da fenaya hemen inanırız, tafsilata lüzum görmeyiz. (REFİKHALİD KARAY / Sürgün)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın
Mobil uygulamalarımızı indirin