‘Yapay zekâya sorayım, geliyorum’
Bir ahbabım var...
İşyerinde hakkında dolap çevrilip çevrilmediğini yapay zekâ uygulamalarınasorup aldığı cevabagöre hareket ediyor.
Birisi de eşinin laf arasındasöylediği ve tam anlayamadığı bircümleyi eşine değil, yapay zekâya sordu; cevaptan heyecanlandı, fena hâlde kafası karıştı ve şimdi işin içinden çıkamıyor, birkaç gündür huzursuz.
Ara sıra yazılarımı yazdığım kafedeki barista genç yakında bildiklerini unutursa, hiç şaşırmayacağım; çünkü en basit karışımları bile yapay zekâya sormaya başladı.
***
Bu teknoloji böyle kullanalım diye mi geliştirildi?Hayır!
Ama şimdilik iyi oyalayıp uyutuyor hepimizi...
Şimdilik "Bir dakika, yapay zekâyasorup geliyorum" dönemindeyiz.
Bir yandan da ruhumuza işliyor tabii...
Olup bitenin bu tarafını, yani bir tür "dedikodu ve arkadaşlıkrobotları"yla oyalanma tarafını sakın küçümsemeyin!
Niye?
Birdenbire bildiklerimizi, becerilerimizi ve hatta kişisel tercihlerde bulunma dürtümüzü unutturacak kadar güçlü bir rüzgâr bu...
Sonrası sıkıntılı...
***
Dudak büküyor.
Eh, ne yapsın!
Berberim ise ilk kez mesleğini seviyor, konuşmalarının arasında "Robotlarıntıraş yapmasına daha çok var,değil mi ağabey; o zamana kadarzaten emekli ederiz kendimizi?" diyor.
***
Ne garip değil mi?Yüksekokul okumuşumuz, henüzzekânın ne olduğunu tam bilemeden (okumamışlarımızın bu konudaki sezgisi daha güçlü) "yapay zekâ çağı"nagiriverdik...
Tam olarak (ne yapacağımızı) "bilemediğimiz" zaman imdadımıza yetişen şeyse zekâ, henüz "yapay zekâ" o düzeyde değil...
Bir tür hızlı işlem ve analiz aygıtı gibi daha çok...
Ama yarın ne hâle gelir, kimse tam bir tahminde bulunamıyor.
***
Akıllı şehir, akıllı ev, akıllı şu, akıllı bu...
Yapay zekâ aşağı, yapay zekâ yukarı...
Ya biz?
Gitgide şapşallaştırılıyor olabilirmiyiz?
Ne?
Bunu da yapay zekâya mı soracaksınız?
***
NOT DEFTERİ
Yüksek sesle kendi kendisiyle konuşanlardan değilim ve şimdi sebebini biliyorum. Çünkü çok acı verici. Çünkü o zaman gerçekten yalnız hissediyorum. (SUSANSONTAG / Günlükler)


