Haşmet Babaoğlu

Haşmet Babaoğlu

Aklında hep tatil varsa, yaz yok demektir

Giriş Tarihi:

O son anda bile yaşamanın çağrısı kalbine dokunup geçmiş...
Müntehir genç kızdan söz ediyorum.
Defterinde şöyle bir kayıt var: "Canım elmave karpuz çekti. Bir de salatalık..."

***

Geçtim güneşini, sıcağını ve insanın ruhunu dinlendiren tatlı tembelliğini...
Sebzesi meyvesidir yaz...
Tabii artık eskisi gibi dikkat etmiyoruz, market raflarına konan turfandalıklarla kandırılıyoruz...

***

Ne zaman yaz mevsimine övgüler düzsembahardan bahsedenler çıkar.
Ah, öyle kıpırtılıdır ki tabiatın doğumu, coşkusu içimizdeki kırılganlıkla çatışır; yorar bizi, melankolimizi artırır.
Sonra yaz gelir...
Dururuz, duruluruz.

***

Lakin bir dakika!
Dürüst olalım...
İnsanın binlerce yıllık davranış kalıplarını,mevsimleri algılama çevrimini bozduk.
Modern insana basit bir gölgede dinlenmenin, akşamları bahçede oturup çay-kahve içmenin nasıl bir nimet olduğunu anlatmakta zorlanırsın...
Bunlar hep eksik, hep güdük gelir ona...
Takvime bakar; 1 Haziran...
Huzursuzlanmaya başlar.
Fazlasını ister.
Tatil diye bir şey kanına girdi çünkü...
Yaz mevsimi bitti; artık TATİLMEVSİMİ var.
Tatil yapanı için de, yapmayanı için de böyle...
İçimizde bir ses söylenip durur: "Tatil mevsimi nasıl geçecek?" Sürekli hesap kitap yapılır: "Bu yıl nasıl tatil yapsak?"
Ve nasıl insanı tüketen bir anksiyetedirki, yaz gelmeden başlar bu, yaz geçer, fakat bitmez.

***

Aman sakın, yanlış anlamayın; yazdıklarım "Herkes tatil yapıyor" anlamına gelmiyor.
2024'te her on kişiden biri ekonomiknedenlerle tatile gidememiş.
Üstelik her yıl yaz mevsiminde bir hafta olsun tatil yapanların sayısı azalıyor.
Ama bu durum aklımızın fikrimizin tatilde olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

***

Karpuzu, suları yanaklarımızdan akaaka çocuklar gibi yemek ve şükretmek negüzeldir!
Fakat bir deniz kenarında; astronomik birparayla kiraladığın ayakları kırık bir şezlongdave saçmasapan bir bez şemsiyeninaltında yemiyorsan o karpuzu, tatmin etmiyor...
Anlayacağınız, çok zamandır derme çatma bir "orta sınıf deliliği"nden muzdaripiz.

***

Bak, gündelik gerçekler yazık etti güzelimpazar günü yazısını...
Daha anlatacaklarım var da, anlatsam sonu gelmeyecek.
Bülent Parlak'ın o dizesindeki gibi: "Herkeshaklı, hiçbir şey doğru değil."
Şimdi çıkıp sonbahardaymışız gibi ceketiminyakalarını kaldırıp yürüyeceğim.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın
Mobil uygulamalarımızı indirin