‘General Kış’ korkusu
8 Kasım 1941...
Nazi Propaganda Bakanı Goebbels, "Bu haşin savaşbüyük fedakârlıklar yapmamızıistiyor" diyor.
"Geri dönüşümüz yok, savaşacağız."
Almanlar birkaç ay önce kendilerine söylenenleri düşünüyorlar; yıldırım harekâtıyla bütün doğu toprakları kendilerine açılacak ve Sovyetler Birliği yıkılacaktı hani...
Führer de "Sadece kapıyıtekmelememiz gerekiyor, çürümüşkapı yıkılacak!" dememişmiydi?
Ama kış geliyor, soğuk ve yağışlar bastırmış bile...
***
Bir ay kadar sonra...Yani 1941'in Aralık ayında...
Goebbels'in şu emri olup biteni açıkça gösteriyor: "Anayurttakibütün kış kıyafetleri hiç vakitgeçirmeden cepheye gönderilecektir!" Savaş başka bir şey...
Hele Rus topraklarında (dikkatinizi çekerim; büyük ölçüde bugünkü Ukrayna topraklarında yani) savaş bambaşka bir şey...
Dört milyondan fazla asker,600 bin motorlu asker ve çokgeniş bir cephe...
Lakin tıpkı 1812'deNapolyon'un Rusya seferindebaşına gelen gibi...
Ne Rusların direnci, ne de mevsim şartları iyi hesaplanmış.
Sonucu biliyorsunuz...
Popüler tarihçilerin deyimiyle, "General Kış" tarihe damgasını vuruyor.
Batı'dan gelenlerin zaferhayalleri suya düşüveriyor.
***
Borrell diyor ki...
"Rusya'ya karşı yaptırımlargıda ve gübre pazarlarınıetkilediği takdirde bunlardakısmi değişikliklere gidilebilir."
Bakmayın, gıda ve gübredenbahsettiğine...
Esas derdi enerji kıtlığı...
Bir de üzerine gıda kıtlığı çekersek yanarız diyecek hali yok şimdilik.
Bütün Avrupa liderleri aynı halde...
Yok sokak elektriklerini söndürelim, yok daha az tahıl ve bakliyat tüketelim!
Nereye kadar?
"General Kış" geldiğinde bütün önlemler fos çıkabilir.
***
Şimdi Avrupa entelijansiyası kıpırdanmaya başladı...
Kafalarda deli sorular...
"Yoksa bu Ukrayna işiAvrupa'nın yıkılıp yenidenkurulması için bir Anglosaksontezgâhı mıydı?"
Bunu da konuşacağız...
Ve Moskova önüne gidipgeri dönüşlerin hem Avrupa'yı,hem Rusya'yı nasıl değiştirdiğini deyazacağım...
Ukrayna büyük tezgâh, orası kesin!
***
NOT DEFTERİ
Sandalyelerde oturup masalarda yemeklerini yediklerinden beri, en uzun savaşları yapıyorlar. (ELIAS CANETTI / Marakeş'te Sesler)


