Şeytani üst akıl ve çocuklar
Kahramanmaraş'taki bir öğrencinin okul baskını, tüm ülkeyi yasa boğdu.
Öncelikle hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Bu elim hadise, çağın hastalığıdır. ABD, Fransa, İngiltere gibi refah toplumlarında da karşımıza çıkan bir dev sorundur. Dijital dünyanın, modernitenin ürettiği sinsi ve iğrenç bir tehlikedir... Topyekün mücadele zorunludur.
Siyaseten polemik konusu yapmak korkunç bir hata ve hadisenin en az kendisi kadar çirkindir. Her okulun kapısına bir bekçi/polis dikmek ve okul girişinde dedektörle aramalar yapmak da asla çözüm değildir... Sorumsuz eğitim sendikalarının boykot çağrıları, çözüm çabalarına asla hizmet etmez. Bu arada provokasyona gelmeyen tüm öğretmen ve öğrencileri tebrik ederiz. Yalnızlık...
Dışlanma... Zorbalık...
Aile içi sorunlar... Erken fark edilmeyen psikolojik kırılmalar... Yani mesele "bir çocuk" değil. Mesele sistem.
Devletin bütün kurumları ve milletimizin bütün kesimleri kafa kafaya vermeli devlet, öğrenci, öğretmen, okul, anne, baba yani hepimiz, çok ciddi eylem planları ile bu tehlike ve tehdit ile mücadele etmeliyiz...
CHP'Lİ PARTİLİLER NEREDELER?
Ortalığa saçılmış rüşvet, yolsuzluk iddiaları ve fazlası; siz CHP'lilerin, yıllardır iktidara yönelik iddia/ şikayet ettiğiniz şeyler değil miydi? Karşınızda bir suç örgütü var, sizi kendi suçlarını örtmek için kalkan yapmaya çalışıyorlar. Otel odasında 21 yaşındaki belediye personeli ile basılan ve şirketine ait bilgisayarlardan 254 adet porno kaydı çıkan CHP'li Özkan Yalım'ı ihraç edemiyorlar... İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmada, Ataşehir Belediyesi'nde imar ve ruhsat süreçlerinin rüşvet karşılığı yürütüldüğü iddiaları teknik takip ve tape kayıtlarıyla dosyaya giriyor... CHP'de ortaya saçılanlar, parti disiplini diye ele alınıp sessiz kalınacak şeyler midir...? Siyasetçiler mahalle baskısına karşı koyamadıkları zaman yer aldıkları siyasi partinin yalanlarına, arsızlıklarına, hırsızlıklarına kefil olmuş olmazlar mı?
BÜTÜN SORUMLULUK YARGININ MI?
Partililer, milletvekili grubu, yerel örgütler, yargı süreçlerinden bağımsız olarak bu konularda bir irade sergilemeli değil midir...? Kendi partisinde rezalete tepki veremeyen, Türkiye için ne söyleyebilir, nasıl temiz siyasetten söz edebilir ? Bütün sorumluluk yargının omuzlarında mı...?
Partilerde, sıradan üyelerin hiç mi anlamları ve sorumlulukları yok?
Maalesef; CHP'lilerin ezici çoğunluğu, bütün bu hukuki süreçler hakkında bunlar siyasi operasyonlar diyebilecek kadar ar damarları çatlamış vaziyetteler...