ERHAN AFYONCU

En çok Karakeçili Yörükleri’ne güvenirdi

Son dönemin en tartışmalı padişahlarından İkinci Abdülhamid'in ilginç özellikleri vardı. Sultana uyumadan önce cinayet romanları okunur, yatak odasının önünde ise hanedanın mensup olduğu Karakeçili Yörükleri nöbet tutar, padişahı korurlardı
İkinci Abdülhamid, kendisinden önceki iki padişah tahttan indirildiği için güvenliğe son derece önem verirdi. Sultan Abdülhamid'in şahsi güvenliğini ise Yıldız Sarayı'nda padişaha bağlı askerlerden oluşan muhafız bölüğü sağlardı.
İkinci Abdülhamid dönemi üzerine yaptığı araştırmalarla tanınan Prof. Dr. Vahdettin Engin'in eserlerinden bu konuyu teferruatıyla öğreniyoruz.
SÖĞÜT ALAYI
İkinci Abdülhamid Yıldız Sarayı'nın duvarlarının çevresinde, Ertuğrul ve Orhaniye kışlalarını yaptırtıp, 15 bin asker yerleştirtmişti.
Kışlalardaki askerlerin çoğunluğu Arnavut, Boşnak ve Arap'tı.
Yıldız Sarayı'ndaki muhafızların içinde en ilgi çekici olanları ise Osmanlı hanedanının mensup olduğu Karakeçili aşiretinden Türkmenler'in oluşturduğu "Söğüt Alayı" idi.
Söğüt Alayı 200 kişiden oluşan bir süvari birliğiydi.
Sultan, Söğüt Alayı'na alınacak muhafızların, Ertuğrul Gazi ile Söğüt'e gelmiş ailelere mensup, çok iyi ata binen, güzel ahlaklı, beş vakit namazını kılan, kendi işi ile uğraşan, mazbut, yakışıklı ve boylu poslu kimseler olmasını emretmişti. Askerler sakallı veya sakalsız olabilirlerdi. Sakallıların sakalı kesilmez fakat bakımlı tutmalarına dikkat edilirdi. Aşiret mensupları İkinci Abdülhamid'in özel muhafızlığını yapacaklarından, hizmetleri sürekli olacak ve memleketleri ile ilişkileri kesilecekti. Bu yüzden muhafız olacakların kendi arzu ve istekleriyle gelmesi önemliydi. Seçilen muhafızlar, emirlere son nefeslerine kadar mutlak itaat edip, padişaha sadakatle hizmet edeceklerine dair Ertuğrul Gazi'nin Türbesi'nde yemin ederlerdi.

SHERLOCK HOLMES SEVERDİ

Sultan Abdülhamid, Karakeçililer'den oluşan muhafızlarına çok güvenir, Söğüt Alayı'ndan sitayişle bahseder ve onlara "öz hemşerilerim" derdi. Sultanın Karakeçililer'e itimadı herkesten fazlaydı. Bu yüzden her gece yattıktan sonra İkinci Abdülhamid'in yatak odasının dışında bir haremağası ve Karakeçili aşiretinden bir muhafız bulunurdu.
Sultanın ilginç alışkanlıklarından biri de yatağına uzandıktan sonra uykuya dalmadan kitap okutturması idi. Ayak ucuna bir paravan konur ve Esvapcıbaşı İsmet Bey kendisine kitap okurdu. Sultan daha çok polisiye, cinayet ve macera romanlarına düşkündü. Sir Arthur Conan Doyle'un Sherlock Holmes serisi başta olmak üzere İkinci Abdülhamid için Fransızca ve İngilizce'den yüzlerce roman çevrilmiştir.
Bunların çoğu da günümüzde kütüphaneler ve Osmanlı Arşivi'nde yazma halde bulunmakta.
Kendi ifadesi ile kitap okutturmak sultana ninni gibi geliyordu.
Gündüzleri kafasını meşgul eden işlerin ağırlığından kurtulmak, zihnini başka taraflara sevk edip düşüncelerden kurtulmak ve rahat uyuyabilmek için kitap okutuyordu.
KAYA GİBİ TERTEMİZDİLER
İkinci Abdülhamid'in yıllarca başkâtipliğini yapan Tahsin Paşa, Söğüt Alayı mensuplarını şöyle anlatır: "Yıldız Sarayı'ndaki insanların her çeşidini, ahlakî davranışların her rengini, iyilik ve kötülüklerin her derecesini görmüş bir insan sıfatıyla şunu söylemeyi kendime vicdan borcu bilirim ki, damarlarında Türk neslinin temiz ve mübarek kanı dolaşan bu Karakeçili bölüğünden hiçbir fert, hiçbir şekil ve surette ne şahsen, ne de birisine aracı olarak fenalık etmemiş ve fenalığa alet olmamıştır. Bunlar Yıldız Sarayı'na bir kaya gibi girdiler, dönüş zamanı geldiğinde yine bir kaya gibi tertemiz ve lekesiz çıktılar. Allah kendilerinden razı olsun."
İKİNCİ ABDÜLHAMİD'İ BU KİTAPTAN ÖĞRENİN
34. Osmanlı padişahı İkinci Abdülhamid ülkenin çok zor dönemlerden geçtiği bir süreçte tahtta bulundu.
Bu süre içinde ülkeyi ayakta tutma çabası verdi. 33 yıllık bir iktidardan sonra tahttan indirildi. Hem kendi döneminde hem de tahttan indirildikten sonra hakkında tartışmalar bitmeyen İkinci Abdülhamid hakkında kendi verdiği emirlerden hareket ederek belgelere dayalı bir eser hazırlayan Vahdettin Engin'in "Bir Devrin Son Sultanı İkinci Abdülhamid" isimli eseri padişahı şöyle anlatıyor:
"Sultan Hamid devleti idare ederken keyfi hareket etmez, birçok konuda uzmanların görüşünü alır, son kararı kendisi verirdi. Geniş bir coğrafyaya yayılmış olan devleti ayakta tutabilmesi buna bağlıydı.
II. Abdülhamid, modernleşmenin en önemli unsuru olarak eğitimi görüyordu.
Bu sebeple döneminde ülkedeki modern eğitim veren okulların sayısı bir hayli arttı. Sultana göre, Darülfünun'da yapılacak kaliteli eğitimle, Türk öğrencilerin Avrupa'ya tahsil için gitmeleri önlenmeliydi.

Hatta bunun da ötesinde, Darülfünun yabancı ülkelerden öğrenci kabul edebilecek düzeyde olmalıydı.
Bu dönemde eğitim yanında, maliye, ulaşım, haberleşme, sağlık, sanayi ve ticaret, ziraat, hayır kurumları gibi konularda önemli atılımların yapıldığı ve birçok müessesenin oluşturulduğu da bir vakıadır II. Abdülhamid 19. yüzyılda hiçbir devletin sadece kendi gücüne dayanarak politika oluşturmadığı, aralarında ittifaklar yapmak suretiyle daha güçlü olmaya çabaladıklarının farkındaydı.
Dolayısıyla kendisi de öyle hareket etti. Devletler arasındaki dengeleri kollayarak politika üretti." Vahdettin Engin'e göre padişahın en önemli başarılarından birisi, kendisinden sonra gelenlere borcu azalmış bir ülke devretmiş olmasıydı. İflas etmiş ve bir yıllık gelirinin 14 katı borçlanmış bir ülkeye devlet başkanı olmuştu. İktidarı boyunca, çeşitli indirimler de yaptırarak, borçları iyice azaltmıştı. Aynı zamanda, ülkede birçok fabrikanın kurulması, modern tarım ve sulama yöntemlerinin kullanılmaya başlanması, geniş çaplı demiryolu yatırımları yapılması hep Sultan Abdülhamid'in başarı hanesine yazılması gereken icraatlardır.
Bu eser, II. Abdülhamid'i belgeler ışığında tanıtmayı hedeflemiş.
Doğumundan ölümüne kadar yaptığı icraatları, hayata bakışını, düşünce dünyasını, insani ve ailevi ilişkilerini, devlet başkanlığı yanında gündelik hayattaki meşguliyetlerini merak edenler aradıklarını bu kitapta bulacaklardır. Ömrünü İkinci Abdülhamid'i araştırmaya harcayan Vahdettin Engin hocamızın eserini bu tartışmalı dönemi öğrenmek isteyen herkese tavsiye ediyoruz.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.