ERGÜN DİLER

Sistem

GELEN sorular üzerine bugün biraz daha açık ve net gidelim isterseniz... Konu İsrail-İran gerginliği... Yani vekaleten öne çıkanlar, arasındaki savaş ihtimali ve yayılması... İsrail'in İran'ı vurması Tahran yönetimine itibar dışında başka bir şey kaybettirmez.
Bunu savaş tarihi okuyan herkes anlar, bilir. İsrail tabeladır.
Arkada yer alan ABD'dir. Tel Aviv, Washington adına büyük bir dengeyi bölgede oturtmuş ve sürdürmektedir.
İRAN öteki olarak karşıdadır.
HAMAS'ladır Hizbullah'ladır...
TEZ, ANTİTEZ yani... Bu denge perde arkasındaki oyunu görmeyi engellemektedir. Dün de yazdığım buydu.
Gelin açalım ve konuyu Türkiye'ye getirelim...
Şimdilerde herkes unuttu ancak ABD'ye karşı ALMANYA-FRANSA- İNGİLTERE'nin ortak adım olarak öne çıkarttığı INSTEX (The Instrument in Support of Trade Exchanges) sistemi vardı. Bu İRAN'la ticarette DOLAR'dan vazgeçilme anlamına geliyordu. Yani ABD'ye meydan okumayı içeriyordu. Washington yönetiminin AMBARGO koyduğu İran, Almanya-Fransa-İngiltere'nin yardımıyla bu türbülansı atlatacaktı.
O dönem yani 2018'de ABD'ye giden Alman Dışişleri Bakanı Heiko Maas "Avrupa'nın artık dünyadaki ABD ağırlığını dengelemesinin zamanı geldi. Siyasi ve ekonomik anlamda daha güçlü ve bağımsız bir Avrupa yolunda adımlar atılacak..." dedi. Avrupa'nın ağırlığını geri kazanmasının önemle altını çizen Maas bir yazısında da "Dış politikamızın ana hedefi hükümran ve güçlü bir Avrupa inşa etmektir" ifadelerini kullanıyordu.
Sık sık hatırlattığım gibi İran da İsrail de ABD'ye rağmen ÇİN ile bir yola çıktılar. HAMAS saldırısı Netanyahu hükümetini bu yoldan geri çevirmeye yetti de arttı bile.
HAMAS saldırısından sonra da İran'ın DRONE'ları göndermesiyle oluşan iklimde de ÇİN NET TAVIR gösteremiyordu. İKİ TARAFLA da ilişkileri derin ve vazgeçilmezdi.
İsrail sadece ABD demek değildi!
Fransa'nın en az İngiltere kadar ağırlığı vardı! Ortadoğu'da 2 kere 2 her zaman 4 etmiyordu yani...
İran üzerindeki INSTEX ittifakının benzeri, ÇİN için de geçerliydi. ABD stratejik olarak AVRUPA ile ÇİN'in buluşmasını, birleşmesini engellemek istiyordu. Bu iki eksen bir araya gelirse, ABD için gerileme başlar ve yıkıma giden kapılar açılırdı. Bunu anlamak için DAHİ olmaya gerek yoktu. Avrupa ile Çin bir araya geldiği an bir süre sonra RUSYA da yoktu! Putin de bunu bilecek kadar akıllı adamdı. Bu nedenle ABD'den asla ve kat'a uzağa gitmezlerdi, gitmiyorlardı! Yazılanlara çizilenlere bakmayın siz... Joe Biden seçilip Beyaz Saray'a geldikten sonra dünyanın ritmini belirleyen üç ZİRVE yapıldı. İlki ALASKA'da...
ABD, ÇİN ile oturdu. Sonra Biden CENEVRE'de Putin ile bir araya geldi. ABD Başkanı olarak ilk ziyaretini İNGİLTERE'ye gerçekleştirdi... Kararlar bu merkezlerde verilir dünyanın geri kalanı uyardı. Gerisi masaldı. Yazılan senaryo değişmezdi. Bunu bildiğim için uzun zamandır "BÖLGE DEĞİŞECEK" diye yazıyorum.
7 Ekim HAMAS saldırısından sonra da ısrar ediyorum! Ve bir süre önce "Başkan Erdoğan gidip Biden ile baş başa gerekirse saatlerce görüşmeli" diye yazdım.
Bu gerekliydi. Bölge değişecekti.
Eski kulvarlar yıkılıp yenileri inşa edilecekti. Umarım yanılmam ancak büyük ihtimal ABD buraları değiştirmek isteyecek ancak kendisi ÖNDE olmayacaktı. BÖLGENİN ANA OYUNCULARI İKNA EDİLİP BÖLGE SON ŞEKLİNİ ALACAKTI. İngiliz-Fransız ittifakı Sykes-Picot'la bölgeyi cetvelle ve son derece karmaşık halde inşa etti. Aynı aileden insanların arasından sınır geçmekte. Ve bu dengede KÜRTLER'e yer verilmemişti. Yeni dengede bunu kesinlikle önceleyeceklerdi.
KÜRT kartı IRAK'ta, Suriye'de, Türkiye'de ve İran'da işe yarıyordu.
Biliyorlardı. Hazırlıkları ise uzun süredir mevcuttu. İran üzerinden okuduğunuzda da anlaşılacağı gibi ABD, AVRUPA ile ÇİN'i buralarda güçlü figür olarak görmek istemiyordu. Bu nedenle SAVUNMALARINI buralardan başlatıyorlardı. ÇİN ile yüz yüze gelmeden ekonomik ve siyasi olarak AB'nin zayıflamasını stratejik olarak ilk sıraya koyuyorlardı. Bu sonuç doğal olarak ÇİN'in gerilemesi demekti.
Chathamhouse İRAN'ın saldırısı için önemli bir yazı yayınladı! Analizde "İran'ın niyeti İsrail'e zarar vermek olsaydı, askeri operasyonların temel ilkesi olan sürpriz unsurunu ihlal etmezdi. Ama oldu. Niyetlerini Washington'a, birçok Arap ve Avrupa başkentine telgrafla bildirdi.
Saldırının nispeten sınırlı olacağı güvencesini verdi" yorumunu yaptı. Ve sonra İran'a Napolyon'un 'düşmanınız hata yaparken asla sözünü kesmeyin' şeklindeki hükmünü hatırlattı. Finalde de "İsrail, Filistin halkını topluca cezalandırarak Gazze'de çok büyük ve affedilemez hatalar yapıyordu, ancak İran'ın saldırısının ardından Batı, Tel Aviv'in arkasında toplandı" vurgusuna dikkat çekti.
İsrail, Suriye'de İRAN'ın konsolosluğunu vuruyor, SAVAŞ NEDENİ meydana getiriyor buna karşı KURGUSAL bir tepki veren İRAN DÜNYADA MANŞETLERE ÇIKIYORDU.
Olacak iş değildi bu. Bir el düğmeye basıyor ve İRAN'ı ısrarla "ÖTEKİ" haline getiriyorlardı. Tüm dünya basınında TAHRAN'IN MİSİLLEMESİ birinci haberdi. Tek kişinin burnu kanamamış tek insan hayatını kaybetmemiş tek bir silah sesi mühimmat sesi duyulmamıştı.
Yine de İRAN manşetlerdeydi. Bu ilginçti! Gerçekten tuhaf bir noktaya gidiliyordu. Tüm bu nedenlerden dolayı Başkan Erdoğan, Biden ile çok açık konuşmalıydı. Orta Doğu'da AB ve ÇİN istenmiyor ve bunun için İRAN hedef olacaksa işin ucu kesinlikle Türkiye'ye dokunacaktı.
ABD dün de yazdığım gibi bunu ARAPLARLA, İSRAİLLE ve TÜRKİYE ile birlikte yapmak isteyecekti. Birkaç hamle sonrasını görüp adım atılması şarttı.
Böyle bir karar verildiyse Rusya İran'ı tanımayacaktı! Yardımına koşmayacaktı. Çin de Tahran'a asla ve kat'a "Bekle beni geliyorum" demeyecekti! Uzun süredir kazanan tarafın bu blok olacağını yazıyorum.
Ancak bizim oyunu iyi okuyup alabildiğimiz kadar avantajı ele geçirmemiz elzem! ŞART! Amerika Birleşik Devletleri gelip Avrupa ile Rusya arasındaki KUZEY AKIM HATLARINI kesip attı mı? Attı.
Trump-Pompeo "Nedir bu INSTEX?
Kaldırın gözüm görmesin" dedi mi? Dedi... Kaldırıp çöpe atıldı mı?
Kesinlikle... Ankara da olacakların ayak seslerini duyduğu için olsa gerek hem KÖRFEZ'LE hem Mısır'la arayı düzeltti. HAMAS, ABD-İSRAİL için "ÖTEKİ"ydi.
SİYASAL İSLAM'ın merkezi gibiydi. Türkiye onun da arkasında durmaktan vazgeçti. Diğer unsurlar da elini ayağı çekti. Tek İran kaldı.
Dün de yazdığım gibi 17-25 Aralık Operasyonları'nın asıl amaçlarından biri yakınlaşan Türkiye-İran ilişkilerini bitirmekti. İran düşük profille "VURULMAKTAN KORUNMAK" istiyor. Bu net.
ABD ne kadar kararlı bu belli değil.
Fakat Türkiye'nin BÖLGENİN DEĞİŞECEĞİNİ BİLMESİ ve buna göre masaya oturması şart. İran kartı masaya gelirse bizi kesinlikle işin içine çekeceklerdir.
Hiç şüpheniz olmasın. SÜNNİ ittifakla İRAN'ın karşısına bir BLOK çıkartacaklardır. Bu büyük savaşın öncesinde dengeleri sarsan bölgesel bir hamle olacaktır. Defalarca altını çizdiğim gibi ABD organizasyonu yapacak, işler kötüye giderse DEVREYE girecektir! Öncesinde İsrail'e, Suudlar'a, Mısır'a, Körfez'e ve Türkiye'ye rol düşecektir. Tansiyonlu bölge bizim sınırlarımızda olacağı için bin kez düşünüp bir kez hareket edilmek durumunda... BATI MEDYASI takip edildiğinde fırtına yeni başlayacak gibi durmakta.
Umarım olmaz. Olursa Türkiye çok hassas bir döneme girecektir. Çok akıllı, soğukkanlı, bilgili, kapsayıcı ve yüksek zeka ile oyun çözücü bir frekansta kalmalı... İçerideki bu kısır tartışmalar da bir an önce sonlanmalı... ODAK'tan uzak düşülmemeli...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.