ERGÜN DİLER

Zor karar

OLAN biteni anlamak, görmek ve yarını çözmek şart. Türkiye aslında siyasi bir laboratuvar gibi. Günlük yaşadığımız için hatırlamıyoruz, ıskalıyoruz ancak son 20-25 yılda neler yaşandı neler...
2001'den başlayıp YARINA gelelim...
Yaşı tutanlar hatırlayacaktır.
AK PARTİ 2002'de gelmeden önce ülkenin üzerinden dozerle geçtiler. Hükümet çaresiz, yalnız, çözümsüzdü. Kriz her yeri, her sokağı vuruyordu.
Rahmetli ECEVİT de olan bitene uzaktı... Kemal Derviş kahraman edasıyla geldi.
İhtiyaç vardı. Umut oldu. İşe el attı. Programını uygulamaya koydu. Gelir gelmez BOĞAZ'da bir kahvaltı veriliyordu...
Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş Türkiye'ye transfer olur olmaz, eski dostlarına ulaştı. Yeni Demokrasi Hareketi (YDH) kurucularının çekirdek kadrosunu oluşturduğu "Derviş dostları" grubunun başını da ekonomist Prof. Asaf Savaş Akat çekiyordu. Akat, dost çemberini genişletip, İstanbul patronlarıyla, Derviş'in buluşmasını sağlayan bir kahvaltı verdi. Derviş'in Türkiye'ye geldiği ilk günlerde konakladığı Akat'ın yalısı, kahvaltı ile ikinci kez objektiflerin önündeydi. Akat'ın Boğaz'daki yalı dairesi Derviş'in İstanbul'daki konutu gibi işlev görüyordu. Akat dün sabah dostları Bülent Eczacıbaşı, Güler Sabancı, TÜSİAD yöneticilerinden ve TESEV Başkanı Can Paker ile İSO Başkanı Hüsamettin Kavi'yi arayıp, Kemal Derviş ile evinde düzenlediği kahvaltıya davet etti. Davet sürpriz değildi. Bu MİLLİYET'te yer alan bir haberdi...
Kemal Derviş Bey ekonomi dünyası için önemli bir isimdi. AK PARTİ'den önce o geldi. KÜRESEL SERMAYEYE yakındı. Yakın dostlarından biri IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn'dı.
İki isim de George Soros'a hiç mi hiç uzak değildi. Mesela 1994'te Cem Boyner Yeni Demokrasi Hareketi'ni (YDH), kuruyordu. Asaf Savaş Akat'tan Cengiz Çandar'a, Kemal Anadol'dan Kemal Derviş'e kadar çok önemli isimler bünyede yer alıyordu. AÇIK TOPLUM, ÇOĞULCULUK, SERBEST PİYASA, ÖZGÜRLÜK diyorlardı. Karşı çıkılacak bir şey yoktu. Ancak siyaseten başarı elde edilemedi... BENCE bu harekete ruhunu veren güç AK PARTİ üzerinden 2002'de yürüdü. Ancak öncesinde EKONOMİK ÇÖKÜNTÜYE ZEMİN hazırlayıp mıntıka temizliği yaptı. AK PARTİ kendi içinde koalisyondu. KÜRESEL ANLAYIŞA karşı olan belki tek isim Erdoğan'dı...
Deniz Baykal Bey'in desteğiyle yasağı kalkıyor, BAŞBAKAN oluyordu. Ancak hükümet ve politikaları önceden hazırdı!
Rota AVRUPA'ydı... AK PARTİ'nin 2002 seçim bildirgesi YDH'dan çok farklı değildi. YDH yüzde 1 bile oy alamazken AK PARTİ iktidara tek başına geliyordu.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP'sinden farklı olan REJİMİN SESİ ve KORUYUCUSU görevini üstlenen Deniz Bey'in CHP'si Erdoğan'a yaklaşıyor, yasağı kaldırıp AK PARTİ içindeki frekansın sayısını 2'ye çıkarıyordu.
Deniz Bey'in tasfiyesinin nedeni KÜRESEL HAREKETE karşı hamle yapmasıydı. Yerine gelen isim ise Kemal Bey'di... Dikkatlice bakacak olursanız Kemal Bey hiç olmadığı kadar aksiyon içerisindeydi. 10 yılda yapmadıklarını şimdi yapıyordu... CHP'yi değiştirmekle kalmıyor her grupla her inanç kesimiyle temastaydı.
"BAŞÖRTÜLÜ BAKANIMIZ OLACAK" diye de söz veriyordu. Ben bunların hiç birine isimler üzerinden bakmıyordum.
Bakılamazdı zaten... Kemal Bey'in HELALLEŞMESİ de aynı şekilde koca bir aklın, koca bir açılımın dışa vurumuydu!
Erdoğan'a rağmen 2002'de AK PARTİ'ye biçilen rolün tam tersi şimdi CHP için geçerliydi. Yeni CHP katalizördü... Her parti ile her görüş ile temas kuruyor ve etki alanını genişletiyordu.
Birbirine benzemeyen çok unsuru bir araya getirmeye çabalıyordu...
Neyse...
Dominique Strauss-Kahn da Kemal Derviş de KÜRESEL bakış açısına inanan insanlardı. İkisi de George Soros'a yakındı.
Kemal Bey EKONOMİDEN SORUMLU BAKAN olduğunda SOROS önemli 3 yardımcısını ANKARA'ya yolluyordu. Ancak Deniz Bey ve MHP kasetlerle sarsılıyordu.
Bir benzeri Dominique Strauss-Kahn ve Kemal Derviş'in başına geliyor. Kahn geceliği 3 bin 500 dolar odada kalıyor, ancak bir temizlikçiyi TACİZ ediyordu! Şaka gibi ancak böyle. Tasfiye edildi. Kemal Bey IMF Başkanı olacaktı eski bir ilişkisi güncellendi. Önü kesildi.
Can Paker Bey'in "DAVOS'tan sonra ipler koptu" tanımı önemliydi. Erdoğan hem AK PARTİ ile ayrı düşüyor hem operasyonların merkezinde kalıyordu. Yine Can Paker Bey'in belirttiği gibi SOROS ERDOĞAN'a bayrak açıyordu... Soros'u anlatmaya gerek yoktu. Önemli bir isimdi. Türkiye'ye de bir rol biçiyordu. 2005'te İstanbul'a geliyor, bütün büyük patronlara AK PARTİ'yi övüyordu.
Erdoğan tasfiye edilmek istendiğini anlayınca kartlar tekrar karılıyordu. Kemal Derviş'le en çok sorunu olan MHP şimdi ERDOĞAN'la yan yana geliyordu. Deniz Baykal tasfiye edilmese o da burada olacaktı. Liderler değiştiğinde partileri değiştirmek daha kolaydı. Erdoğan'dan rahatsız olan yapı bunu deniyordu. Erdoğan hem ittifaklarını hem politikalarını değiştirip mücadele ediyordu.
Bunun BAŞARILI bir örneği bile yoktu.
Ancak Erdoğan başarıyordu.
İsimleri bir kenara atıp bakmak durumundayız. Herkes inandığı değerler için mücadele verir. En fazla katılmazsınız.
Bu kadar... Başkan Erdoğan "Bu görevde kaldığım sürece faizle mücadele edeceğim" dedi. Aslında kampları, ekolleri ve mücadeleyi anlatan bu çıkıştı. Erdoğan 2023'e gitmeden önce bambaşka bir hikaye yazmak istiyor. KÜRESEL anlayış da buna izin vermek niyetinde değil... Bunca badire atlatmış olan ERDOĞAN'ın en zorlu sınavı bu olsa gerek... Yaptığı hamle çok ama çok önemli... Kazanırsa kendisinden sonra bile bu POLİTİKAYI kimse değiştiremeyecek.
Yok izlediği politika tutmazsa siyaseten başka çözümler bulmak zorunda kalacaktı... Dün de belirtim. Hayatın olağan akışına karşı çıkmadan 2023'e gidebilirdi. Parlamenter sisteme bile dönüp yine birinci parti olabilirdi.
Ancak ŞIKLAR arasında bulunmayanı işaretledi. Mücadeleyi daha da büyüttü.
2001'i iyi bilen biri olarak "aynı şartlar şimdi var mı?" diye kendi kendime sordum...
Yükselen döviz kurlarına rağmen "EVET" diyemedim... Yaşayıp göreceğiz... Ancak yaşanılan EKOLLERİN SAVAŞI... Hiç böylesi olmamıştı... Erdoğan gibi kimse meydan okuyamamıştı...
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.