ERGÜN DİLER

Aşının yolu

ARTIK yeni yıl kapıda...
2020'nin son yazısı bu.
Geride bıraktığımız yıl ile ilgili çok şey yazabiliriz. Unuttuğumuz çok fazla detayın altını tekrar çizebiliriz... Gerçekten ileride tarih yazılırken CORONAVİRÜS ile dünyanın nasıl değiştiği satır satır anlatılacaktır. İçinden geçtiğimiz zaman diliminde DEĞİŞİMİ çok kişi hala göremiyor...
Neyse...
Yıl 2002'ydi...
Erdoğan AYDIN DOĞAN'ın ALMANYA'daki tesis açılışına son anda davet edilmişti.
"MUHTAR
BİLE OLAMAZ" manşetlerinin canlı olduğu dönemdi.
AKŞAM'daydım. Erdoğan'ı hiç görmemiştim. Tanımıyordum.
Ancak 28 ŞUBAT'ı çok ama çok iyi biliyordum. Hem istihbarat tarafını hem siyasi kurgu tarafını...
Bir fırtına esti. Ülke savruldu. Çok kişi acı çekti. O iklimin arkasından AK PARTİ geldi. 2002'de MUHTARLA kıyas yapanlar vardı Erdoğan'ı. Oysa ben baktığım pencereden ERDOĞAN'ın çok uzun kalacağını görebiliyordum.
BÜYÜK DENGEDE istenen böyle bir liderdi. O zaman bu fikrim gazetenin manşetine yansımıştı. Sanırım "BİR İHTİMAL DAHA VAR" mealinde bir manşetle çıkmıştık.
Ben haklıydım. Yıllar geçiyor o gün attığımız manşetin ne kadar doğru olduğu ortaya çıkıyordu. Bunu göremeyenler zaten silinip gitti...
Çok kişi...
Çok uzun yıllardır isimlerin dışında SİSTEME bakmayı tercih ediyorum... KÜRESEL DENGEYE uyumsuz olan kimsenin gelme ya da gelse de kalma şansı yoktur... Erdoğan geldi ilk iş TEZKERE kriziydi.
Pazarlıklar oylama ve askerin başına çuval geçirilmesi olayı birbirini izledi. Sonra bitmeyen davaların serüveni geliyordu.
Ergenekonlar, Balyozlar, Askeri Casusluk Davaları... Bitmiyor;
DİNLEME krizleri yaşanıyordu.
Erdoğan'ın ofisinde böcek çıktığıyla kalmıyor, bütün TÜRKİYE kayda alınıyordu...
Danıştay Suikastı, hükümeti ilk sarsma hamlesiydi. Sonraları iş PARTİYİ KAPATMAYA kadar uzadı. Erdoğan direkten döndü.
Çünkü PARTİ kapatılınca SİYASİ YASAK kendisini bulacaktı.
AK PARTİ'nin diğer önemli isimleri yoluna devam edecekti.
Arada e-muhtıra da vardı! Sonra önemli hamle yapmak isteyen bir irade olarak Erdoğan sahne alıyordu. OSLO'da bu hamle boşa çıkartılıyordu. KÜRT KARTI üzerinden bilek güreşi sürüyordu.
Daha önce defalarca yazdığım gibi 2013'e geliniyordu. Dünyanın değiştiği yıldı bu... Erdoğan ABD'ye gidiyor OBAMA ile görüşüyor İPLER kopuyordu.
Geldikten sonra GEZİ başlıyor ülke sallanıyordu. Nefes nefese kalan ülke bu travmayı atlatmaya çabalarken 17-25 Aralık operasyonları geliyordu... Haliyle 15 Temmuz'a kadar uzanan yolun taşları döşeniyordu. Çünkü gelenler TÜRKİYE'nin dünya üzerindeki konumuna talipti... Türkiye'yi başka bir koordinatta istiyorlardı.
Bunların sonucu Türkiye DEVLET olarak İNGİLTERE'ye yanaştı.
Zaten GENİŞ BAKMAMIZ gereken de burasıydı...
Bakan düzeyinde ilk gelen isim önemliydi... İngiltere Dışişleri Bakanlığı Avrupa ve ABD'den Sorumlu Devlet Bakanı Alan Duncan, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra ilk gelen BAKAN'dı!
"Devletin içine yerleşen bu örgüt 15 Temmuz'da Türkiye'deki demokratik yapıyı devirmeye çalıştı" dedi. Bu İNGİLTERE'nin TANIM YAPMASININ yanında Türkiye ile yürümek istediğinin de göstergesiydi. Zaten onlar da BREXIT ile yeni bir dünya peşindeydiler... BOSNAHERSEK ilk arayanlardandı.
Gürcistan onu izledi. 19 Temmuz 2016'da ülkeye ilk gelen, Gürcistan Başbakanı Giorgi Kvirikashvili'ydi.
Devlet başkanı düzeyindeki ilk resmi ziyaret ise Kazakistan'dan geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, o dönem Kazakistan Cumhurbaşkanı olan Nursultan Nazarbayev'i, Külliye'de resmi törenle karşıladı. Bahreyn, Filistin, Katar, Irak ve İran'dan üst düzey temsilciler, Türkiye'yi ziyaret etti.
Batı'dan da gelenler darbe girişimini kınayanlar oldu. 15 Temmuz'u en geç kınayan ise ABD'ydi.
Yaklaşık 1,5 ay geçtikten sonra 24 Ağustos'ta dönemin ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden, Türkiye'ye geliyordu...
Bu kavşaktan sonra Türkiye net olarak Londra-Pekin arasına göz kırptı. Zaten gelişmeler de bunu göstermekteydi. İsimler değil de olaylar ve aksiyonlar üzerinden bakıldığında TÜRKİYE yerini buluyordu. Görünen tablo buydu. İPEK YOLU hayata geçiyor trenler karşılıklı gidip geliyordu. YENİ BİR DÜNYA KURULUYORDU... Bu nedenle isim bazlı değerlendirmeler eksik kalıyordu... Londra, Pekin'e, Pekin Ankara'ya, Ankara Venedik'e bağlı yürüyordu... PARA da TİCARET de İTTİFAKLAR da değişiyordu...
15 TEMMUZ'dan sonra olan aslında buydu. Kimin yaptığı neden yaptığı önemli olmakla birlikte Türkiye'nin gittiği yer hepsinden daha değerli ve kritikti...
Zaten 15 Temmuz sonrası kapıyı çalanlar İPEK YOLU'nun önemli oyuncularıydı! Her şey ortadaydı!
Bu pencereden değerlendirme yaptığım için ısrarla "OSMAN KAVALA ve SELAHATTİN DEMİRTAŞ DAVALARINA
BAKIN" diye yazdım... Çünkü iki isim de GEZİ'den ve KOBANİ'den sorumlu tutuluyordu. İki isim de TÜRKİYE'nin rotasına karşı çıkan, bu yönde işaretler veren isimlerdi... Siyasi olarak... Eğer bu isimler SERBEST KALIRSA "Türkiye, ABD ile Almanya ile orta bir yol bulacak" şeklinde durumu özetleyen cümlelere yer verdim...
Dün görüldü ki tablo değişmiyor... Değişmezdi zaten...
Çünkü yaşananlardan sonra TÜRK DEVLETİ her şeyi unutup geri dönüp ABD ile ALMANYA ile kucaklaşamazdı...
ANAYASA MAHKEMESİ tutuklu olarak yargılanan iş insanı Osman Kavala'nın bireysel başvurusunu reddetti.
'Kişi hak ve özgürlüğü güvenliğinin ihlâl edilmediğine' karar verdi.
Bu kararın kaç oyla alındığının da bir önemi yoktu. Türkiye hızla İPEK YOLU'ndaki yerine gidiyordu... Olan biten buydu.
Türkiye değişen dünyada kendine yeni bir koordinat sağlıyordu...
15 Temmuz ve öncesinde olan bitene buradan bakın... Ben bunu 2002'de görmüştüm" diye yazmak istemem. Ancak gelişmeler hep beni haklı çıkardı.
ANLIK, GÜNLÜK gelişmelere değil de DENGEYE bakınca bunu ıskalamak pek mümkün olmuyor...
Selahattin Demirtaş olayı da aynı şekilde. Ben hakim de değilim, savcı da... Kimseyi yargılayamam...
Ancak YABANCI İSTİHBARAT SERVİSLERİ KOBANİ olaylarını "ÇİN'DEN HAVA SAVUNMA
SİSTEMİ ALINMASIN" diye körükledi... Kaşıdı. Bunu bilirim...
Ve önceki gün gördünüz gibi ÇİN AŞISI Türkiye'ye geldi...
Aslında ÇİN'in hedefi AFRİKA...
Çin, insanları aşısının etkinliğine ve güvenliğine ikna etmek için dünya çapında turlar düzenledi! Ekim'de 50 Afrika ülkesinin temsilcileri, ilaç şirketi Sinopharm'ın fabrikasını ziyaret etti... 50 ülke ilk hedefti... AŞI da artık SİYASİ bir hamleydi... AŞI'yı verecek sonrasında muhtemelen HUAWEİ'nin 5G Teknolojisi'ni zorunlu kılacaktı... SAVAŞ da zaten yazmaya çalıştığım gibi CORONAVİRÜS-AŞI-5G denklemi arasındaydı... Çin aşısını BATI'da çok göremeyeceğiz gibi...
Ancak İPEK YOLU'nda her yerde olacaktır...
Konu da savaş da mücadele de budur!
Herkese huzurlu, sağlıklı, mutlu seneler...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.