ERGÜN DİLER

Yeni mücadele

ÖNÜMÜZDEKİ hafta S-400'lerin gelmesiyle birlikte Türk Devleti için yeni bir parantez açılacak. Süleymaniye'de ÇUVAL OLAYI ile başlayan, Türk askerinin onurunu kırmakla tırmanan gerilim tam 16 yıl sonra bambaşka bir frekansa girecek.
4 Temmuz günü ABD'li bir sürü asker kendilerine mukavemet etmeyen birliğimizin başına çuval geçirdi. Alıkoydu. Büyük bir tansiyon fırlamasından sonra işler yatışsa da ANKARA yaşananları NOT etti. Ruslar'ın dünyaca ünlü SAVUNMA SİSTEMİ olan S-400'leri almamız şimdi ABD için saldırı unsuru oluverdi...
Tam da bu vesile ile giden PENTAGON SORUMLUSU Shanahan Ankara'ya mektup yazdı.
Önce yazdı, sonra gitti.
Mektup tehdit doluydu ve bu PENTAGON içinde önemli bir bölümü temsil etmekteydi. Ancak STRATEJİK ORTAKLIĞA yakışmıyordu.
F-35'lerle ilgili pek çok şey yazsa da asıl iletmek istediği şey YAPTIRIMLARDI! Türkiye'ye CAATSA yaptırımlarının uygulanacağından söz ediyordu.
Şimdi geri saralım...
Erdoğan İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden ANKARA'ya doğru 2002'de yola çıktı.
Başlarda kimse ile çatışma ve mücadele düşünmüyordu. Ancak TEZKERE gelir gelmez kendisini türbülansın içinde buldu. IRAK'a müdahale vardı ve Türkiye'nin rolü önemliydi. Görüşmeler çok uzun sürdü. ABD gemileri limanlarımıza yanaştı. Askerlerini çıkaramayınca döndü, gitti. Irak'a başka yoldan girdi. Saddam'ı devirdi. Bu zaman diliminde ABD'ye karşı çıkanların tek tek üzerine gidildi.
Pek çoğu fatura ödedi. AK PARTİ GİBİ, MHP GİBİ, DENİZ BAYKAL GİBİ...
Tayyip Bey yeni geldiği halde saldırı altındaydı... Ve bu hiç bitmeyecekti. Bütün adımlarında karşısında görünmeyen bir rakip vardı. Devletin her kademesinde bu hissediliyordu. Hala da öyle...
Tayyip Bey yürüyüşüne devam etmek isteyince önce HUKUK karşısına dikildi. Eski metotla yeni sonuç almak istediler. AK PARTİ kapatılacaktı. Dava buydu.
Bütün Türkiye ekranların karşısına geçmiş verilecek kararı bekliyordu.
KAPATMA-TOTO oynanıyordu.
O dönem AK PARTİ İÇİNDEKİ ÇOK KİŞİ BAVULLARINI TOPLAMIŞTI. Kapatmaya kesin gözüyle bakanlar arasında bugün farklı parti için ismi geçenler de vardı. Unutuldu gitti tabii...
Ancak gelişmeler beklentilerin dışındaydı. KARA KUVVETLERİ KONTENJANINDAN oy kullanan hakim "KAPATMA İÇİN GEREKLİ DELİL YOK" yorumunu yaparak AK PARTİ'Yİ ipten aldı. Kapatma davası dosyası iyi bir şekilde incelendiği zaman sadece ERDOĞAN'ın hedef olduğu görülüyordu.
AK PARTİ ve ERDOĞAN gidecek, kalanlar başka tabelayla yola devam edecekti. Olmadı.
ERDOĞAN DEVAM ETTİ...
Cumhurbaşkanlığı seçimi, Ergenekon, Balyoz ve benzeri bir kamyon dosya ile dava ile Türkiye sallandı. Bu dönemi hatırlayın! İnanılmaz terör olayları yaşandı. PKK bir yandan, yabancı istihbarat kurumlarının yönettiği saldırılar bir yandan resmen Türkiye hedef alınmıştı. 17-25 gibi polisin merkezinde olduğu, HUKUKUN yine arkada durduğu operasyonlarla ERDOĞAN sıkıştırıldı. Ailesi ile birlikte. Çok keskin bir şekilde geliyorlardı.
Onlarca kişi gözaltına alınıyor, soruşturuluyor, tape'ler havada uçuşuyordu. Kim kimden ne istiyordu, belli değildi. Herkesin bir yorumu olsa da büyük kadraj neyi kimi kapsıyordu, net değildi.
Zor oldu, acı çekildi ama atlatıldı.
Erdoğan ayaktaydı.
Araları çok yoktu. Bu kez GEZİ patladı. 124 YABANCI YAYIN KURULUŞU TAKSİM'e geldi, iki ağaç için dünyayı ayağa kaldırdı.
Hepimiz TAKSİM'i seviyorduk, ağaç kesilmesine karşıydık!
Ama Taksim'de AMAZON ORMANLARI VARDI DA BİZ Mİ BİLMİYORDUK... Gençler sokağa taşındı. Dolmabahçe çalışma ofisinin kapıları kırılmak üzereyken bir grup polis ile jandarma geldi, kalabalığı püskürttü. DARBE önlendi. Belki gençler masum şekilde oradaydı ama DARBENİN TAŞLARINI DÖŞEDİKLERİNDEN
HABERLERİ YOKTU. GEZİ'de bakıldığında İSTANBUL SEÇİMİNDE ortaya çıkan SERMAYE yine sahnedeydi.
Net görülmüyordu sadece. Şimdi çok netler.
Bu arada Erdoğan'ın aracı da evi de ofisi de böcekler tarafından basılıyor, her kelime kaydediliyordu.
Etrafındaki unsurlar içinde başka ittifaklara yönelenler vardı.
Erdoğan hem hizmet yapıyor, hem savaşıyordu. Suriye kararı belki bunların içinde en önemli hataydı.
Yapıldı. Yaptırıldı... Ama Erdoğan devam etti. OSLO ile BARIŞ SÜRECİ başlatıldı. Baltalandı. Bir el, görünmeyen bir güç devamlı ANKARA'nın karşısındaydı.
Kimdi? Erdoğan rahatsızlanıyor, aracının kapıları otomatik kilitleniyor, ameliyat olacağı zaman MİT'çilere operasyon düzenleniyor, önemli ziyaretler öncesi karakollar basılıyordu...
Erdoğan devam ediyor, yanındaki arkadaşları yavaş yavaş duraklarda iniyor ya da indiriliyordu. Operasyonlar ve saldırılar haliyle AK PARTİ'nin ve ANKARA'nın yönünü değiştiriyordu. BATI giderek uzakta kalmaya başlıyordu...
Parti içindeki kadrolarda da bu görülüyordu. ABD aşağıda komşumuz olmuş, YPGPKK oluşumu vücut bulmuş, AKDENİZ'deki paylaşım tansiyonu yükseltmiş, Ortadoğu'da Erdoğan sevgisi bazı başkentlerin uykusunu kaçırmıştı. Buna rağmen Somali'ye, Sudan'a giden bir Türkiye vardı. İçeride mücadele, dışarıda aksiyon yani...
Reina baskını, havalimanı saldırısı, Dolmabahçe katliamı ile 15 TEMMUZ'a gelindi... TÜRK DEVLETİ hep hedefti. Erdoğan da... Erdoğan'ın istikameti beğenilmiyordu. Operasyonlara rağmen BATI KULÜBÜNDE KALMASI İSTENİYORDU.
Kalmıyordu, kalamazdı da...
15 Temmuz bunun miladıydı...
Ankara artık AVRASYA ile bütünleşme içine girmişti. S-400 bunun ilanından başka bir şey değildi. Türkiye, İran ile ilişkilerini yukarı çekecek, AKDENİZ'de bile Rusya ile ortaklık yapacaktı. Bu rahatsızlık veriyordu. Doğaldı...
İşte tam bu noktada, günlerdir yazmaya çalışıyorum, DIŞ DENGE ÖNEMLİYDİ!
AKDENİZ ve altındaki zenginlikle ilgili iddiaları olanlar vardı...
Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Fransa, Rusya, İsrail, Çin gibi... Bu güçlü devletler burada PAY almak için ya TÜRKİYE'yi yanlarına alacaklar ya da masadan itecekler... Kavga bu. Anlamamız gereken bu. Türkiye kiminle ortaklık yapsa bir diğeri saldıracak.
ORJİNDE BİZ VARIZ... Ve her güç içerideki isimlerle sahne almak isteyecektir. SİYASET DE BUDUR! Hedeflere giden yolu açmaktır... Erdoğan pek çok güç için gidilecek yolu kapatan isim. Bakalım hepsi birden bu yolu açabilecek mi! İstanbul seçimlerinden sonra gizli gizli kopuşlar, Erdoğan'ın yanından gitmeye hazırlananlar, bavulunu toplayanlar SIR değil. Ancak anlamadıkları şey şu! Erdoğan hala lider! Ve güçlü bir lider... Savaştığı zaman formda kalan bir isim... Görülen yeni mücadele, kapının önünde... Yine savaşacaktır...
Dönelim başa! ABD'nin olası yaptırımlarına. Zaten çok uzun zamandır YAPTIRIMLA gelmek isteyen onlar değil miydi! İçerideki pek çok karışıklığın altında onların imzası yok muydu! Bir kez daha gelsinler, ne fark eder!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.