Fark edebilmek...
Rüşvet ve yolsuzluk gibi suçlamalarla tutuklanan CHP'li belediye başkanlarının sayısı artarken, CHP cenahı, 'operasyonlar siyasi' nakaratını tekrarlamakla yetindi.
Konunun hassasiyeti sebebiyle, İmamoğlu Suç Örgütü ile ilgili 3 bin 800 sahifelik 'kapı gibi' olanı başta olmak üzere CHP'li belediyelerde olup bitenlere dair iddianamelerin, devletin MASAK ve benzeri kuruluşlarınca yürütülen detaylı araştırmalar sonrası hazırlandığı, malum.
Bolu, Uşak ve son olarak Bursa belediye başkanı ile ilgili gelişmelerden sonra 'CHP'libelediye başkanlarının nasılolup da fütursuzca yolsuzlukyapabildikleri', cevabı en fazla merak edilen sorulardan biri.
Önceki operasyonlardan ders almayışları, belki 'bana bir şey olmaz' anlayışı ve -neye yarayacaksa-, partilerinin gürültü çıkarmak suretiyle kendilerine destek olacaklarını düşünmeleri ile izah edilebilir.
Diğerleri bir yana, Antalya ve Uşak'la ilgili iddialardan hareketle; aday olabilmek için külliyetlimiktarda ödeme yapanların bununkarşılığını çıkarmaya çabaladıkları da bir ihtimal.
Antalya ve İBB dosyası ile ilgili bilinenler ve sanıkların şu ana kadar savunma niyetiyle söyleyebildikleri, dosyalarda dile getirilenlerin tamamının gerçek olduğunu anlamak için kafi.
Yargılanan isimler ve tabii ki avukatlıklarını yapanlar da biliyorlar ki, mesele artık iyice ciddiyet kazanmış durumda.
Soruşturma aşamasındaki, 'bilmiyorum, cevap vermiyorum, muhatap almıyorum' ya da benzeri cevapların artık işe yaramayacağı bir süreçteyiz. Açık deliller söz konusu iken topu taca atma çabalarının işe yaramayacağını söylemek gereksiz..
İmamoğlu Suç Örgütü duruşmalarının ilk haftasında yargılamayı engellemek maksadıyla yapılan atraksiyonlarla aynı anda bütün düğmelere birden basma çabaları, mahkeme heyetinin gereken tedbirleri alması ile sona erdirildi.
Yargılananların, başta Genel Başkanları olmak üzere CHP'lilerin, fonlu medyalarındaki isimlerin ve aynı zihniyette mensup sözüm ona aydın geçinenlerin, belki de tarihimizinen büyük yolsuzluk dosyalarınadair yargı kararları sonrası neler yapacakları, meraka değer.
Mahkemelerin, savunmaları dinledikten sonra dosyalardaki delillerden hareketle verecekleri kararların, öncelikle 'dosya çöktü' ve benzeri yalanlarla CHP cenahını ve tabii herkesi kandırmaya çalışanların yalancı olduklarını ortaya koyacağı, aşikar.
Tutuklu başkanlar ve suç ortaklarının sadece belediyelerin bütçeleri ile değil, bulundukları konumu kullanmak suretiyle maddi varlıklarına kat kat fazla yenilerini kattıkları mahkeme kararıyla kesinleştiğinde, sürekli iddiaların siyasi olduğu yalanıyla kandırılan CHP kitlesinin ne yapacağı, önemli. Belki daha da önemli olan, 'helal olsun,iyi götürmüş' diye hırsızlaraalkış tutabilenlerin, yağmalanan belediye varlıklarının aslında kendilerine ait olduğunu ne zaman fark edip uyanacakları...


