Ateşkes için bir umut belirdi
İran savaşında ateşkesin sağlanması için dost ve kardeş ülkeler Türkiye ile Pakistan, olağanüstü temaslar yürütüyor. ABD Başkanı Trump, "İran ile çok uzun süre müzakere ettik. Bu kez kararlılar" dedi. İran bu açıklamayı yalanlasa da arka kapılarda çok önemli görüşmeler yapılıyor.
ABD basınına göre Trump'ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner, İran Parlamentosu Başkanı Muhammed Bagher Ghalibaf ile müzakerelerde bulunuyor. Beyaz Saray'dan iyi haberler alan Amerikan Axios haber sitesi, adını açıklamayan bir yetkiliye dayandırdığı haberinde Trump'ın muhatabının Ghalibaf olduğunu belirtti.
Reuters Haber Ajansı da Witkoff ve Kushner'in bu hafta Pakistan'da İran heyetiyle görüşebileceğini ve müzakerelere Başkan Yardımcısı JD Vance'in de katılabileceğini duyurdu. Financial Times ve Axios'un haberlerine göre Türkiye ile çok yakın ilişkileri bulunan Pakistan, İran'daki savaşın müzakere yoluyla çözülmesinde potansiyel bir arabulucu olarak öne çıkıyor.
Başkan Erdoğan, Ramazan Bayramı'nda Güneysu'dan Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da Suudi Arabistan'da Pakistan Dışişleri Bakanı ile baş başa görüşmeler yaptı. İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan da pazartesi günü Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'i aradı.
Ateşkesin sağlanması için Erdoğan ile Şerif'in mekik diplomasisi yürüttüğü belirtiliyor. Türkiye'nin yakın dostu Şerif, arabulucu olarak öne çıkarken Erdoğan'ın da güçlü desteğini aldığı ifade ediliyor.
HÜRMÜZ'E ALTERNATİF ROTALARDA TÜRKİYE'NİN ROLÜ
Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla dünya ticareti (enerji, emtia ve gıda) ciddi şekilde sarsılıyor. Ülkeler panik halinde alternatif arayışına girdi. Gemi geçişlerinin sekteye uğradığı Hürmüz Boğazı, yalnızca akaryakıt değil, gıda krizini de tetikleme riski taşıyor.
Hürmüz'e bağlı ticarete alternatif bulmak için birçok ülke yeni petrol hatları, demiryolları ve karayolları inşa etmeye hazırlanırken, Türkiye stratejik coğrafi konumuyla kilit ülke olarak öne çıkıyor.
Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapanması, özellikle Avrupa ve Asya ülkelerini petrol ve gaz krizine sürüklerken; gıdasının yüzde 98'ini ithal eden Körfez ülkelerinde yaşayan yaklaşık 200 milyon insanı ciddi bir tedarik kriziyle karşı karşıya bırakıyor.
Basra Körfezi'ne yönelik gıda sevkiyatlarının ana güzergâhı olan deniz yolundaki ticari gemilere yönelik saldırılar; Katar, Suudi Arabistan, BAE, Kuveyt ve Bahreyn gibi ülkelerin gıda akışını da durma noktasına getirdi. Gözler yeni demiryolu, karayolu ve petrol boru hattı projelerine çevrildi. Erdoğan'ın başlattığı Türkiye-Irak Kalkınma Yolu Projesi'nin, hem bugün hem de gelecekte olası krizlerde Körfez ülkeleri için bir "nefes borusu" olacağı değerlendiriliyor.
Lojistik tıkanıklık nedeniyle özellikle taze meyve ve sebze gibi hızlı tüketim ürünlerinin Körfez ülkelerine Türkiye ve Kızıldeniz üzerinden ulaştırılması önem kazanıyor.
Hürmüz Boğazı krizi, Körfez ülkelerini yeni ticaret rotalarına yöneltti. Bu kapsamda Türkiye-Irak hattı üzerinden yeni boru hatları öne çıkıyor.
KERKÜK-CEYHAN PETROL BORU HATTI'NIN ÖNEMI
Türkiye ile Irak arasında yeni bir petrol boru hattı projesi ve mevcut Kerkük-Ceyhan Petrol Boru Hattı'nın kapasitesinin artırılması, bölgedeki enerji jeopolitiği açısından stratejik önem taşıyor. Mart 2026 itibarıyla Kerkük- Ceyhan hattının tam kapasite devreye alınması için çalışmalar hız kazandı.
Bu hattın, Irak'ın güneyindeki Basra petrolünü Türkiye üzerinden Akdeniz'e ulaştıran önemli bir alternatif olması bekleniyor. Bugün Kerkük-Ceyhan Boru Hattı'nın 1,5 milyon varil kapasitesi bulunuyor.
Tam kapasite çalışmada günlük 250 bin varil ve üzeri sevkiyat hedefleniyor. Gelecekte Hürmüz'de yaşanabilecek olası krizlerde Kalkınma Yolu'nun, Körfez ülkelerinin gıda ve emtia ticaretinde güvenilir bir alternatif olması öngörülüyor.


