BAŞKAN Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD Başkanı Trump'la Haziran ayı başlarında Washington'da yapacakları görüşmemenin içeriği, yerli ve yabancı stratejik düşünce merkezlerinde değerlendiriliyor. Türkiye'nin Avrasya'nın kilit ülkesi, Başkan Erdoğan'ın da çok tecrübeli küresel lideri olduğu vurgulanırken, bu görüşmede çok stratejik konuların bulunduğuna işaret ediliyor.
Bir süreç analizi yapalım.
8 OCAK 2025: ABD'nin seçilmiş Başkanı Trump, Suriye'deki yaklaşık 2 bin Amerikan askerini geri çekip çekmeyeceği sorusuna, "Bunu size söylemeyeceğim çünkü bu bir askeri stratejinin parçası. Ancak şunu söyleyebilirim ki bu Türkiye ile ilgili bir durum. Suriye ile ilgili meselelerde Türkiye önemli bir aktör. Cumhurbaşkanı (Recep Tayyip) Erdoğan, benim dostum ve saygı duyduğum b iri. Onun da bana saygı duyduğunu düşünüyorum" ifadesini kullandı.
17 MART 2025: Erdoğan, Trump'la telefonda görüştü.
Erdoğan, Trump'tan, ABD'nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası (CAATSA) kapsamında uygulanan yaptırımların sonlandırılmasını, F-16 tedarik sürecinin neticelenmesini ve F-35 programına Türkiye'nin yeniden katılımı konularının sonuçlandırılmasının gerekli olduğunu belirtti.
Erdoğan, SURİYE'DE istikrarın yeniden sağlanmasına dair de görüşlerini paylaştı. Yeni Şam yönetiminin işlevsel kılınması ve normalleşme için Suriye'ye yönelik yaptırımların kaldırılmasının önemli olduğunu ifade etti. Görüşmede ayrıca, ABD'den yeni dönemde terörle mücadele konusunda Türkiye'nin çıkarlarını gözeten bir anlayışla adımlar beklendiği belirtti.
7 NİSAN 2025:
Beyaz Saray'da Netanyahu ile görüşmesi sonrası, Trump'a 'Türkiye'nin Suriye'yi istikrara kavuşturacağına dair söylemleri' soruldu. Erdoğan'dan 'güçlü ve zeki biri' diye bahseden Trump şöyle konuştu: (Erdoğan'ı kastederek) O'na dedim ki 'Tebrikler... 2 bin yıldır kimsenin yapamadığını yaptın, Suriye'nin kontrolünü ele aldın.' Başka isimlerle ama sonuçta aynı şey. 'Hayır, hayır, hayır ben değildim' dedi. Ben de, 'Yok yok sendin, biliyorum. Ama öyle diyorsan öyle olsun' dedim.
Bunun üzerine, 'Peki peki, belki biraz' dedi. Bakın, (Erdoğan) güçlü ve zeki biri. Kimsenin başaramadığı bir şeyi başardı. Hakkını vermeniz lazım. (Netanyahu'ya dönerek) Yani, Türkiye'yle ne sorununuz varsa çözebilirim... Tabii makul olmanız şartıyla... Makul olmanız lazım. Makul olmamız lazım."...
SURİYE MESAJI
Başkan Erdoğan'a, İtalya dönüşü gazeteciler, "Trump'ın göreve geldikten sonra sizin şahsınız ve Türkiye ile ilgili kullandığı olumlu ifadeler ışığında Türk- Amerikan ilişkilerinin gelişimi, fırsatlar, riskler neler?" sorusu yönelttiler.
Erdoğan şöyle konuştu: "Sayın Trump ile ilk fırsatta yüz yüze görüşmemizi yapacağız. Telefon görüşmemiz oldukça samimiydi, verimliydi ve dostaneydi.
İki ülke ilişkileri köklü ve derindir. Konuşacağımız çok konu, atacağımız çok adım var. Bu nedenle Türkiye ile ABD ilişkilerinin seyrine yön verecek görüşmemiz için, bakanlıklarımız çalışmalarını sürdürüyor. Dostum Trump'la yeni dönemde ikili ilişkilerimize çok farklı bir ivme kazandıracağımıza inanıyorum.
SURİYE konusunda da iki lider olarak birbirimizi anladığımızı görüyoruz. Farklı düşündüğümüz alanlarda da makul bir zeminde uzlaşma arayışlarımız da elbette ki sürecektir. Farklı çevrelerce risk olarak görünen konuları da diyalogla diplomasiyle aşabileceğimize inanan iki lideriz." Erdoğan'ın SURİYE'NİN GELECEĞİ ile ilgili sözleri, Trump'a derin mesajlar veriyor: "Suriye'nin toprak bütünlüğü bizim için vazgeçilmezdir. FEDERATİF yapı konusu hayalden öteye gitmeyen bir husustur.
Suriye gerçekliğinde de yeri yoktur. Suriye'de federal yönetim hayalleri kurarak bölgeyi tehdit edecek kararlar değil bölgenin istikrarına hizmet edecek kararlar almalarını tavsiye ederim." Erdoğan, "Türkiye için Suriye'deki en büyük riskin ne olduğuna ilişkin" soru üzerine "Terör örgütleri.
Terör örgütleriyle ilgili de zaten Suriye yönetimi adımlarını çok güvenli bir şekilde atıyor.
Bu süreçte de Dışişleri ve Millî Savunma Bakanlarımızla, MİT Başkanımızın Suriye'ye yaptıkları ziyarette bunları da kendileriyle görüşme fırsatları oldu. Ona göre de ne tür adımlar atacağımızı belirledik" değerlendirmesinde bulundu.
SONUÇ: Evet.
SURİYE'NİN toprak bütünlüğünü bozmaya yönelik, ABD, Fransa ve İsrail'in yeni tezgahlarının arttığı gözlenirken, Başkan Erdoğan, gelişmeleri adım adım takip ediyor.
Göründüğü gibi, Erdoğan'ın konuşmalarında da Trump'ın Erdoğan'la ilgili konuşmalarında da SURİYE öne çıkıyor. GÖZLER Erdoğan-Trump'ın Haziran ayı görüşmesine çevrildi.