Bekir Hazar

Bekir Hazar

Böyle bir güç yok

Giriş Tarihi:

RAHMETLİ Özal, Makedonya'yı ziyaret ettiğinde bir türbeye gitti. Yanına sadece bir gazeteci dostunu aldı. Başka hiç kimseyi içeri sokmadı.

Türbeye girer girmez duvardaki bir dolaba yürüdü. Kapağını açtı. İçinden bir sancak çıkardı. Belli ki biliyordu o dolapta ne olduğunu. Sancağı açtı yüzüne sürdü, kokladı ve öptü.

Osmanlı sancağıydı o. Yanındaki gazeteci dostuna "Ben hayattaolduğum sürece buradagördüklerini kimseyeanlatma" dedi. Bir ülkenin Cumhurbaşkanı, başka bir diyarda Osmanlı sancağını öpüyor, "Bumemleketimde duyulursabazıları ortalığıayağa kaldırır" diye düşünüyordu.

Evet durum aynen de böyleydi. Bu ülkede ecdadını sevenlere, sancağını öpenlere nefret kusan güç odakları vardı o dönemlerde. Balkanlar'da
Osmanlı sancakları yüzlerce yıl korunurken, içeride o sancağa düşman olanların vesayeti vardı. O yüzden tasfiye olan o vesayetçi ve ittihatçı azgın azınlığın şu günlerdeki "Ne işimiz vardışarılarda" şeklindeki böğürmelerine rağmen tabii ki Balkanlar'a gidecektik.

Tabii ki sahip çıkacaktık.

Bosna'da sadece Sancak şehrinden tam 100 Osmanlı Paşası çıkmıştı.

Ecdadımız ve Osmanlıadaleti aşkına can verdiler.

Bosna Fatihi Gazi Hüsrev Bey'in, Sultan Mehmet'e söylediği sözler Yugoslavya parçalanırken ve Boşnaklar katledilirken cephedeki yiğitlerin boynunda asılıydı.

Sırplar'a direnen Boşnaklar, boyunlarına Gazi Hüsrev'in Fatih Sultan Mehmet Han'a söylediği "İki halk değil, ikikardeşiz" sözünü asmıştı.

Başkent Sarejevo'daki Gazi Hüsrev Camii, Sırp keskin nişancıların hedefindeydi.

500 yıllık geleneği sürdürmek için minareye ezan okumaya çıkan imam vurulduğunda yerini hemen yedeği alıyordu.

Tam 32 kişi ezan okurken şehit edildi. Ancak orada asla Osmanlı'nın miras bıraktığı ezanı susturmaya kimsenin gücü yetmedi. Onlar Çanakkale'de şehit düşmüş 22 bin Boşnak'ın evlatlarıydı.

Tabii ki onları da asla yalnız bırakmayacaktık.

Kıbrıs Barış Harekatı'nda Washington ambargo uygularken Libya bize içi ABD silahı kaynayan tüm depolarını açtı. "İşinizeyarıyorsa hepsini alın" dedi. Uçaklar bile verdi.

Birileri bugün Libya'yı parçalara ayırmaya çalışırken tabii ki onların da yardımına koşacaktık. Somali'ye giden bir Türk gencini ülkenin en yaşlı din alimine götürdüler.

Tüm ülkede en çok sevilen kişiydi 80 yaşını aşmış o kişi.

Türk genci içeri girer girmez hamle yaptı. Yaşlı adam bizim gencin ellerine sarılarak defalarca öptü. "Babamölürken ilk gördüğümOsmanlı torunununellerini öpmemi vasiyetetti" dedi. Ardından "Çokgeç geldiniz, neredekaldınız?" diye sitem etti.

Osmanlı adaleti yüzlerce yıl Somali'yi emperyalistlerden korudu. Günümüze gelindiğinde kan kokusu almış bir köpek balığından daha tehlikeli olan petrol kokusu almış emperyalistler, Somali'ye gözünü dikti.

Fitneyle, terörle iç savaşlar çıkararak dünyanın en verimli işlenmemiş tarım alanlarına sahip Somali'de yüzbinlerce insanın açlıktan ölümüne neden oldular.

Türkiye tıpkı ecdadı gibi Somali'nin imdadına yetişti.

Kazan kazana yönelik askeri ve ekonomik anlaşmalar imzaladı. Dünyanın en büyük ticaret yolu boğazda, stratejik noktada en büyük askeri üssünü kurdu. Oruç Reis sondaj gemisiyle petrol aradı.

Oradan büyük müjdeler gelmesi yakındır. Eğer oradaki rezervler emperyalist çakalların inisiyatifine bırakılsaydı Somali önce parçalara ayrılır ardından en fazla varil başına 3-5 doları bırakılıp yüzde 95'in üzerinde gelir Batı'ya taşınırdı. Tabii ki Osmanlı adaleti ile orada olacak, geçmişte ecdadımız gibi sömürgecilerden koruyacak ve hepimiz kazanacağız.

Azerbaycan'da, Türk Cumhuriyetleri'nde de burnumuzun dibinde parçalara ayrılıp bize terör ihraç edilmek istenen Suriye'de de olacağız.

Gitmemiz gereken her yere gideceğiz. Kıbrıs Barış Harekatında ve 15 Temmuz darbe girişiminde en büyük desteklerden biri kardeş Pakistan'dan geldi.

"Pilotlarımız Türkiye'yegelip orduya katılmayahazır" dediler. Türkbayrağı altında ölmeyehazır olduklarını söylediler.

Bugün MOSSAD fitnesiyle Hindistan'la savaş noktasına gelen kardeş Pakistan'ın da tabii ki sonuna kadar yanında olacağız. Biz Osmanlı Cihan İmparatorluğu adaletinin varisleriyiz.

İçimizdeki Batı aşığı ittihatçı kafalara, dünyadan bihaber uzaylılara rağmen "Türkve Osmanlı sevdalısı" her gönül coğrafyamızda kardeşlerimizle kucaklaşacağız. Birlikte inşa edecek, birlikte savunacak, birlikte kazanacağız. "İkihalk değil iki kardeş" mirasına sahip bir güç, yeryüzünde hiçbir ülkede yok.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın
Mobil uygulamalarımızı indirin