4 tonundan sadece 1 kilo çıkıyor: Şampuandan parfüme dünya bu çiçeği bekliyor
Isparta’da gül sezonu öncesinde don riskinin görülmemesi üretim beklentisini yukarı çekti. Geçen yıl zirai don nedeniyle düşen rekoltenin bu yıl 13 bin tona ulaşması öngörülüyor. Yağış ve nem dengesine bağlı verim artışı, gül yağı başta olmak üzere katma değerli üretimi doğrudan etkiliyor.
Isparta'da gül hasadı öncesi üretim beklentisi arttı. Bu yıl don riski görülmemesi nedeniyle rekoltenin 13 bin tona ulaşması bekleniyor. Geçen yıl zirai don nedeniyle 9 bin tona kadar gerileyen üretimin yeniden yükselmesi, hem çiftçinin gelirini hem de gül yağı ve türev ürünlerin ihracat potansiyelini artıracak.
Meteorolojik verilerde don tehlikesi görülmemesi, üretimde geçen yılki kaybın tekrarlanmayacağı beklentisini güçlendirdi, rekolte hedefini yukarı çekti. (Foto: İHA)
DON RİSKİ OLMAYINCA BEKLENTİ YÜKSELDİ
İHA'ya göre Isparta'da 23-28 Nisan dönemine ilişkin meteorolojik verilerde don tehlikesi öngörülmedi. Bu durum, geçen yılki üretim kaybının tekrarlanmayacağı beklentisini güçlendirdi. Üreticiler, sezonu daha yüksek verimle kapatmayı hedefliyor.
Zirai donun etkisinin ortadan kalkmasıyla üretimin yaklaşık 4 bin ton artarak yeniden çiftçinin gelirini destekleyecek seviyelere ulaşması öngörülüyor.
GEÇEN YILA GÖRE 4 BİN TON ARTIŞ
Geçen yıl yaşanan üretim kaybının ardından bu sezon daha yüksek bir hasat öngörülüyor. Yaklaşık 4 bin tonluk artış, üretimin yeniden önceki seviyelere yaklaşmasını sağlayacak.
Isparta Ziraat Odası Başkanı ve Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanı Müstahattin Can Selçuk, "Geçen yıl yaşanan don hadisesinde gül ve diğer meyveler etkilendi. Geçtiğimiz yıl zirai don nedeniyle yaklaşık 9 bin ton rekolte elde edilirken, bu yıl beklentimiz 13 bin ton seviyesinde" ifadelerine yer verdi.
Gül üretiminde yağış ve nem dengesi, hem dönüm başına verimi artırıyor hem de gül yağı üretiminde maliyetleri aşağı çekiyor.
YAĞIŞ VE NEM, VERİMİ DOĞRUDAN BELİRLİYOR
Gül hasadı, bölgelere göre değişmekle birlikte Nisan sonu ile Haziran ortası arasında yapılıyor. Rakım arttıkça hasat süresi uzuyor. Selçuk, "Nisan ayı sonu itibarıyla Keçiborlu, Ardıçlı'da bu sezonumuz başlar. Mayıs ayının başlarında başlar, rakımın düşüklüğüne göre Haziran'ın 15'ine, 20'sine kadar devam eder. Bu havaların durumuna göre bir hafta ileri ya da geri çekilebilir" şeklinde konuştu.
Gül üretiminde verim, hava koşullarına bağlı olarak ciddi değişkenlik gösteriyor. Nemli ve yağışlı dönemlerde dönüm başına verim 200-300 kilogramın üzerine çıkabiliyor. Aynı koşullar, gül yağı üretiminde kullanılan ham madde miktarını da düşürerek maliyeti aşağı çekiyor.
Selçuk, gül yapraklarının sabun, losyon, şampuan ve reçel gibi birçok ürüne dönüştürüldüğünü, bu ürünlerin il genelinde üretildiğini ve piyasada alıcı bulduğunu ifade ediyor.
Sabah erken saatlerde yapılan hasat, gülün yağ oranını koruyarak kalite ve verimi doğrudan yükseltiyor.
HASAT SAATLERİ KRİTİK
Gül hasadı günün erken saatlerinde yapılıyor. Sabah saatlerinde toplanan güller, yağ oranı yüksek olduğu için işlenmeye daha uygun oluyor. Öğle saatlerinden sonra toplanan ürünlerde verim düşüşü yaşanıyor. Bu nedenle hasat süreci zaman yönetimine bağlı ilerliyor.
Gül yağı üretimi hem kültürel hem ekonomik değer taşırken, ürünlerin uluslararası parfüm sanayisinde yoğun talep görmesi ihracat potansiyelini artırıyor.
"PEYGAMBER EFENDİMİZ'İN KOKUSUDUR GÜL YAĞI"
Gülün çok hassas olduğuna değinen Selçuk, "Gül aynı gün toplanması gerekir; o 'tor' diye geçer. O aynı şekilde toplanması gerekir ve ertesi gün bir daha toplanması gerekir. Ve Peygamber Efendimiz'in kokusudur gül yağı. Bizim bu ürettiğimiz ürünler Türkiye ve dünya piyasasında alıcı buluyor ve özellikle yurt dışında, parfüm sanayiinde kullanılıyor." dedi.