Avrupa ve Amerika buz kaybediyor: 2025 yılı iklim krizi raporu yayında

Giriş Tarihi:
ahaber.com.tr Haber Merkezi
Avrupa ve Amerika buz kaybediyor: 2025 yılı iklim krizi raporu yayında

Dünya genelinde buzullar alarm veren bir hızla erimeye devam ediyor. Uluslararası bilim insanlarının ortak çalışması, 2025’in küresel ölçekte buz kaybının en sert yaşandığı yıllardan biri olarak kayıtlara geçtiğini ortaya koydu. Nature Reviews Earth & Environment kapsamında yayımlanan güncel değerlendirme, artan sıcaklıkların etkisiyle buzulların kütle kaybında belirgin bir ivmelenmeye işaret ediyor.

Dünya genelindeki buzullar, küresel ısınmanın yarattığı tahribatı en çıplak haliyle sergilemeye devam ediyor. Nature Reviews Earth & Environment dergisinde yayımlanan kapsamlı bir araştırma, 2025 yılının buzul erimesi açısından tarihin en karanlık dönemlerinden biri olduğunu kanıtladı. Uzmanlar, sistemin geri dönülemez bir hızla değiştiği konusunda dünyayı uyarıyor.

Araştırmaya göre, yalnızca 2025 yılında buzullar yaklaşık 408 gigaton kütle kaybetti. Bu rakam, 1975'ten bu yana ölçülen en yüksek altıncı kayıp olarak öne çıkarken, son yıllarda yaşanan hızlanmanın boyutunu da gözler önüne seriyor. Özellikle son on yılda yıllık buz kaybının, 20. yüzyılın son dönemine kıyasla neredeyse dört kat arttığı hesaplandı.

2025 verilerine göre küresel buzullar, son yılların en yüksek kütle kayıplarından birini yaşadı. (Fotoğraf: A Haber Foto Arşiv)2025 verilerine göre küresel buzullar, son yılların en yüksek kütle kayıplarından birini yaşadı. (Fotoğraf: A Haber Foto Arşiv)

SON YILLAR NEDEN DAHA KRİTİK?

Çalışmanın dikkat çekici bulgularından biri, en ağır buz kaybı yaşanan dönemlerin büyük ölçüde son yıllarda yoğunlaşması. Verilere göre, en yüksek kayıpların görüldüğü altı yılın tamamı son yedi yıl içinde gerçekleşti. Bu durum, iklim sistemindeki değişimin hız kazandığını net biçimde ortaya koyuyor.

Araştırmada yer alan bilim insanları, buzulların iklim değişikliğinin en somut göstergelerinden biri olduğuna dikkat çekiyor. Gözlenen kayıpların yalnızca doğal döngülerle açıklanamayacak ölçüde hızlandığı vurgulanıyor.

KAYIP SADECE BUZULLARLA SINIRLI DEĞİL

Buzulların erimesi, yalnızca yüksek dağlık bölgelerin coğrafyasını değiştirmekle kalmıyor. Aynı zamanda küresel deniz seviyesinin yükselmesine doğrudan katkı sağlıyor ve milyonlarca insanın bağımlı olduğu tatlı su kaynaklarını tehdit ediyor.

2025 yılı verilerine göre, dünya genelindeki 19 ana buzul bölgesinin tamamında üst üste dördüncü kez net kütle kaybı yaşandı. En belirgin erime ise Batı Kuzey Amerika ve Orta Avrupa'da kaydedildi.

Uydu verileri ve saha ölçümleri, 2025’te küresel buz kaybının kritik seviyelere ulaştığını gösterdi. (Fotoğraf: A Haber Foto Arşiv) Uydu verileri ve saha ölçümleri, 2025’te küresel buz kaybının kritik seviyelere ulaştığını gösterdi. (Fotoğraf: A Haber Foto Arşiv)

UZUN VADELİ TABLO DAHA ÇARPICI

Bilimsel veriler, buzulların son yarım yüzyılda yaklaşık 10 bin gigaton kütle kaybettiğini ortaya koyuyor. Bu kaybın yaklaşık yüzde 80'inin 2000 yılı sonrasında gerçekleşmiş olması ise sürecin son dönemde ne kadar hızlandığını gösteriyor.

20. yüzyılın sonlarında yıllık kayıp 100 gigatonun altındayken, günümüzde bu rakamın ortalama 390 gigaton seviyesine ulaştığı belirtiliyor.

"ERİME SÜRECİ ARTIK KAÇINILMAZ BİR NOKTADA"

Araştırmacılar, mevcut tabloya ilişkin en kritik uyarılardan birini gelecek projeksiyonları üzerinden yapıyor. Küresel sıcaklık artışı bugün dursa bile, buzulların önemli bir kısmının erime sürecine girmiş durumda olduğu ifade ediliyor.

Bununla birlikte, uzmanlar her sıcaklık artışının doğrudan daha fazla kayıp anlamına geldiğinin altını çiziyor. Küresel ısınmanın sınırlandırılması halinde, buzulların gelecekteki kaybının ve buna bağlı etkilerin azaltılabileceği belirtiliyor.

Batı Kuzey Amerika ve Orta Avrupa, 2025’te en fazla buz kaybının yaşandığı bölgeler oldu. (Fotoğraf: A Haber Foto Arşiv) Batı Kuzey Amerika ve Orta Avrupa, 2025’te en fazla buz kaybının yaşandığı bölgeler oldu. (Fotoğraf: A Haber Foto Arşiv)

KÜRESEL ETKİLER KAPIDA

Dünya Buzul İzleme Servisi (WGMS) koordinasyonunda yürütülen çalışma, saha gözlemleri ile uydu verilerini bir araya getirerek bugüne kadarki en kapsamlı analizlerden birini ortaya koydu.

Bilim insanları, mevcut eğilimin sürmesi halinde birçok buzulun önümüzdeki birkaç on yıl içinde tamamen yok olabileceği uyarısında bulunuyor. Bu senaryonun deniz seviyelerinden ekosistemlere, su kaynaklarından insan yaşamına kadar geniş bir etki alanı oluşturacağı ifade ediliyor.

Mobil uygulamalarımızı indirin