Yeni nesil meslekler geliyor: Yapay zeka ile öne çıkan 5 iş alanı
TBMM Yapay Zeka Araştırma Komisyonu'nun raporu, yapay zekanın Türkiye'de hem meslekleri hem de istihdam dengesini köklü biçimde dönüştürdüğünü ortaya koydu. Raporda, yapay zekayla öne çıkan yeni meslek alanları net biçimde sıralanırken, 2025-2030 döneminde işgücü piyasasında yaşanacak değişimin boyutu, yaratılacak ve ortadan kalkacak iş sayılarıyla birlikte ortaya konuldu; Türkiye'nin bu süreçte hedeflediği istihdam ve nitelikli insan kaynağı planı da açıklandı.
TBMM Yapay Zeka Araştırma Komisyonu'nun Türkiye'nin yapay zeka alanındaki yol haritası niteliğini taşıyan raporu, ekosistemde öne çıkan yeni meslekleri ve istihdama etkilerini ortaya koydu. Rapora göre yapay zeka ile birlikte ön plana çıkan beş meslek; veri bilimci, makine öğrenmesi mühendisi, yapay zeka etiği uzmanı, büyük veri mühendisi ve robotik süreç otomasyonu (RPA) geliştiricisi olarak sıralandı.
ŞİRKETLERİN KİLİT İHTİYACI: VERİ VE MAKİNE ÖĞRENMESİ UZMANLARI
Raporda özellikle veri bilimciler ile makine öğrenmesi alanında uzmanlaşan profesyonellerin, şirketler ve kamu kurumları için kritik bir rol üstlendiği vurgulandı.
Yapay zeka projelerinin hayata geçirilmesinde bu alanlarda yetişmiş insan kaynağının belirleyici olduğu ifade edilirken, LinkedIn ve benzeri platformlardaki iş ilanlarında söz konusu pozisyonlara yönelik talebin son yıllarda hızla arttığına dikkat çekildi.
İŞGÜCÜ PİYASASINDA BÜYÜK DÖNÜŞÜM
Yapay zekanın istihdama etkilerine ilişkin araştırmalara da yer verilen raporda, 2025-2030 döneminde iş gücü piyasasında önemli bir yapısal dönüşüm beklendiği belirtildi. Buna göre, söz konusu süreçte iş yaratımı ve iş kaybının toplam mevcut işlerin yaklaşık yüzde 22'sine karşılık geleceği öngörülüyor. Bu dönüşüm kapsamında, mevcut istihdamın yüzde 14'üne denk gelen yeni iş alanlarının oluşabileceği ve bunun yaklaşık 170 milyon yeni işe karşılık geleceği ifade ediliyor.
NET BÜYÜME AMA KAÇINILMAZ KAYIPLAR
Raporda, yapay zeka kaynaklı büyümenin aynı zamanda bazı mesleklerin ortadan kalkmasına yol açacağına da dikkat çekildi. Mevcut işlerin en az yüzde 8'inin, yani yaklaşık 92 milyon pozisyonun zaman içinde kaybolmasının beklendiği aktarıldı. Tüm bu tabloya rağmen, küresel ölçekte toplam istihdamda yüzde 7'lik net bir artışın, başka bir ifadeyle 78 milyon yeni işin ortaya çıkacağı öngörülüyor.