Ne Bizans vazgeçebildi ne de Osmanlı! Galata’nın saklı hazinesi: Yeraltı Camii
Karaköy'de, Galata rıhtımına birkaç adım mesafede bulunan Yeraltı Camisi, Bizans dönemine ait bir mahzenin üzerine kurulu. 18. yüzyılda camiye dönüştürülen yapı, yer seviyesinin altında kalan mimarisi, loş atmosferi ve içinde yer alan bazı önemli isimlere atfedilen makam kabirleriyle dikkat çekiyor.
İstanbul'un en hareketli noktalarından biri olan Karaköy'de, günlük telaşın hemen yanında yer alan Yeraltı Camisi, şehrin çok katmanlı geçmişini sessizce bugüne taşıyor. Yerin altında konumlanan bu mütevazı yapı, Bizans'tan Osmanlı'ya uzanan hikayesiyle dikkat çekiyor.
Mahzenden Camiye Uzanan Süreç
Yeraltı Camisi'nin bulunduğu alanın, Bizans döneminde mahzen olarak kullanıldığı biliniyor. Denizle bağlantılı olduğu düşünülen bu bölümün, depolama amacıyla inşa edildiği ifade ediliyor. Kalın taş duvarlar ve kemerli geçişler, yapının ilk işlevine dair izler taşıyor.
18. yüzyılda Osmanlı döneminde yapılan düzenlemelerle yapı camiye dönüştürüldü. Böylece ticari amaçla kullanılan bir mahzen, ibadet mekanı kimliği kazandı. Bu dönüşüm, İstanbul'un tarih boyunca geçirdiği değişimin somut örneklerinden biri olarak gösteriliyor.
Yer Altında Farklı Bir Atmosfer
Camiye girildiğinde ilk dikkat çeken unsur, alçak tavan ve loş ışık oluyor. Doğal ışığın sınırlı şekilde içeri süzülmesi taş duvarların serin dokusuyla birleşerek kendine özgü bir atmosfer oluşturuyor. Şehrin yoğun temposuna rağmen içeride sakin ve dingin bir hava hakim.
İç mekanda süsleme oldukça sade tutulmuş. Yapının tarihi dokusu ön planda bırakılmış. Gösterişten uzak mimari, ziyaretçilere geçmişle doğrudan temas kurma hissi veriyor.