Siyonist planın dijital ayak izi: ABD'li teknoloji devi Lübnan'daki köyleri sildi

Orta Doğu’da çatışmalar sürerken skandal bir iddia gündeme geldi. ABD merkezli harita uygulamalarında Lübnan’a ait bazı köylerin isimlerinin silindiği öne sürüldü. Uzmanlar bu durumu “dijital algı operasyonu” olarak değerlendirirken, hamlenin İsrail’in bölgedeki politikalarına zemin hazırladığı iddiası tartışma yarattı. Tepki çeken gelişmeyle ilgili incelemeler sürüyor.
Orta Doğu'da tansiyon her geçen gün yükselirken, kirli savaşın boyutu dijital dünyaya da sıçradı. ABD merkezli teknoloji devlerinin harita uygulamalarında Lübnan'a ait köylerin isimleri bir gecede adeta buhar oldu.
(foto: ahaber.com.tr)
Yerleşim yerlerinin boş birer arazi gibi gösterilmesi "Dijital Silgi" operasyonu olarak nitelendirilirken, akıllara tek bir soru geldi: İsrail işgaline meşruiyet mi sağlanıyor? Siyonist planın perde arkasını ve teknoloji şirketlerinin bu sinsi hamlesini uzmanlar A Haber'e deşifre etti.
DİJİTAL SAVAŞIN YENİ CEPHESİ: HARİTALAR
Orta Doğu'daki sıcak çatışma ortamı dijital mecralara taşınırken, dünyaca ünlü harita uygulamalarında Lübnan köylerinin aniden görünmez hale gelmesi büyük tepki topladı. Yaşanan bu skandalı değerlendiren Terör ve Güvenlik Uzmanı Coşkun Başbuğ, "Lübnan haritası insanların kafasından kazınıyor. Bu bir istihbarat operasyonu, bu bir MOSSAD operasyonu ve bir algı operasyonunun altyapı hazırlığıdır" ifadelerini kullandı. Başbuğ, İsrail'in 35 binden fazla evi ortadan kaldırdığını hatırlatarak, bu dijital hamleyle yarın gerçekleşecek olası bir işgal için "meşru bir algısal zemin" oluşturulmaya çalışıldığını sözlerine ekledi.
(foto: ahaber.com.tr)
ALGI YÖNETİMİ SİLAH KADAR TEHLİKELİ
Uygulama şirketlerinin bölgedeki askeri hareketlilikle eş zamanlı olarak bu adımı atması, modern savaş yöntemlerini bir kez daha gündeme getirdi. Uluslararası İlişkiler Uzmanı Eray Güçlüer, "ABD emperyalizmi algı yönetimini ciddi bir silah olarak kullanıyor. Günümüzde iletişim ve algı yönetimi en az gerçek silahlar kadar etkili ve tehlikelidir" şeklinde konuştu. Güçlüer, bu şirketlerin birçoğunun Siyonist cephenin kontrolünde olduğunu vurgulayarak, "Yazılımıyla, işletimiyle bu şirketleri finanse ettikleri için siyasetin kirli emellerine ve planlarına bu araçları çok rahat alet ediyorlar" sözleriyle kirli ittifakı gözler önüne serdi.





