Pakistan'da savaşın seyrini değiştirecek 4'lü zirve: Körfez'de neler oluyor?

Orta Doğu’da savaşın genişleme riski sürerken gözler Pakistan’daki kritik 4’lü zirveye çevrildi. Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan’ın yer alacağı görüşmelerde müzakere masası ihtimali masada. Uzmanlara göre zirveden çıkacak kararlar, hem bölgedeki savaşın seyrini hem de küresel dengeleri doğrudan etkileyecek.
İsrail-Filistin hattında başlayan çatışmalar tüm bölgeyi ateş çemberine alırken, gözler hafta sonu Pakistan'da kurulması beklenen kritik müzakere masasına çevrildi. Türkiye, Pakistan, Mısır ve Suudi Arabistan'ın oluşturduğu "dörtlü barış kurulu", sadece bölge için değil küresel sistemin geleceği için de hayati bir önem taşıyor. Uluslararası Güvenlik Uzmanı Doç. Dr. Merve Suna Özel Özcan, A Haber ekranlarında yaptığı değerlendirmelerde, bölgedeki enerji krizinden askeri sevkiyatlara kadar yaşanan son gelişmeleri ve savaşın muhtemel senaryolarını çarpıcı ifadelerle analiz etti.
KÜRESEL SİSTEM 1929 BUHRANINDAN DAHA DERİN BİR KRİZLE KARŞI KARŞIYA
Orta Doğu'daki çatışma alanlarının genişlemesinin dünya ekonomisi ve güvenliği üzerindeki etkilerini değerlendiren Doç. Dr. Merve Suna Özel Özcan, "Müzakere masası olmazsa sanırım küresel sistemde 1929 küresel buhranı gibi büyük bir sorunla karşı karşıya kalacağız; hatta Vladimir Putin'in belirttiği gibi Kovid-19'dan daha derin bir küresel kriz bizi bekliyor olabilir" ifadelerini kullandı. Çatışma bölgelerinin artışının küresel enerji piyasalarında inanılmaz bir kırılmaya yol açtığına dikkat çeken Özcan, "Husiler Kızıldeniz üzerinden etkilerini artırdı, Hürmüz ve Kızıldeniz arasına sıkışan bir Körfez aktörü ve bu bölgeye sıkışan küresel sistemin fiziki enerjisi söz konusu" sözleriyle tehlikenin boyutunu aktardı.
(foto: ahaber.com.tr)
DÖRTLÜ MÜZAKERE MASASI VE TÜRKİYE'NİN STRATEJİK ROLÜ
Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan'ın bir araya geleceği platformun önemine değinen Özcan, "Bu yapı sadece bölge için değil, küresel sistem için çok önemli bir görev üstlenmiş durumda; tarafların rasyonel bir çerçeveye sevk edilmesi gerekiyor" dedi. Bölgeye dışarıdan yapılan müdahalelerin süreci zorlaştırdığını belirten Özcan, "Kendi güvenliğinizi inşa etmek için kendi milli ve yerli savunma sanayiinize güvenmeniz gerekiyor; Türkiye zaten son 20 yılına baktığımızda kendi savunma sanayii gücünü ortaya koyan bir aktör haline geldi" şeklinde konuştu.
(foto: ahaber.com.tr)
ABD İSRAİL'İ DURDURAMIYOR: GEORGE BUSH GEMİSİ BÖLGEDE!
ABD'nin bölgedeki askeri varlığı ve İsrail üzerindeki etkisizliğine vurgu yapan Doç. Dr. Özcan, "ABD, İsrail nedeniyle maliyetsiz bir savaşa girdi ve bunu toplamaya çalışıyor; İsrail ise yangını daha da yaymaya, vadedilmiş toprak yaklaşımlarını ortaya koymaya çalışıyor" ifadelerini kullandı. Bölgeye gönderilen USS George Bush gemisinin bir "yüzen hava üssü" ve güç projeksiyonu aracı olduğunu belirten Özcan, "ABD'nin bölgeden çıkmak istememesi ve İran'ın nükleer enerjiden vazgeçirilmesi çabaları arasında 29-30 Mart tarihlerinde yapılacak görüşmeler, barış mı yoksa savaşın daha da çetinleşeceği bir tablo mu olacağını belirleyecek" sözleriyle kritik tarihlere işaret etti.




