Küresel şantaj ağı deşifre oldu! Cemal Kaşıkçı cinayeti şifreleri A Haber'de

Giriş Tarihi: Son Güncelleme:
ahaber.com.tr - Özel Haber | ahaber.com.tr Haber Merkezi
Küresel şantaj ağı deşifre oldu! Cemal Kaşıkçı cinayeti şifreleri A Haber'de

Dünya siyasetini sarsan Jeffrey Epstein skandalı ile Cemal Kaşıkçı cinayeti arasındaki karanlık bağlar gün yüzüne çıkıyor. A Haber ekranlarına konuk olan uzmanlar, İstanbul'da işlenen cinayetin tesadüf olmadığını, Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki stratejik ve ekonomik ilişkileri baltalamak amacıyla kurulmuş devasa bir istihbarat kumpası olduğunu vurguladı. Kirli şantaj ağlarının devlet liderlerini nasıl kıskaca aldığı ve küresel güçlerin bu operasyonlardan nasıl milyarlarca dolar kazanç sağladığı çarpıcı detaylarla deşifre edildi.

Reşit olmayan kızlara yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurmakla suçlanan Jeffrey Epstein'a dair skandallar ortaya çıkmaya devam ediyor. ABD Adalet Bakanlığı'nın 30 Ocak'ta yayımladığı yeni belgeler, skandalın boyutlarını bir kez daha gözler önüne serdi. Dünya liderlerinden kraliyet ailelerine, siyasetçilerden ünlülere kadar çok sayıda kişinin karıştığı tespit edilen skandalın detayları, A Haber ekranlarında masaya yatırıldı.

KAŞIKÇI CİNAYETİNDE "SAHA AJANI" ŞÜPHESİ

Cemal Kaşıkçı cinayetine dair yürütülen soruşturmanın perde arkasındaki çarpıcı iddiaları paylaşan Sabah Gazetesi Haber Koordinatörü Abdurrahman Şimşek, "Kaşıkçı'nın nişanlısı ile ilgili üst düzey bir istihbaratçı, biz bu kadının bir saha ajanı olduğunu ve bu konuda bir yabancı istihbarat servisiyle bağlantısını başka bir üçüncü ülkeden tespit ettiklerini söylemişti" ifadelerini kullandı.

Şimşek, cinayetin özellikle İstanbul'da işlenmesinin Türkiye'ye yönelik bir operasyon olduğunu belirterek, "Cinayetin yerinin İstanbul olarak belirlenmesi Türkiye'nin hedef seçildiğini gösteriyor. Bu olaydan sonra Türkiye'nin hem BAE hem Suudi Arabistan ile ticareti sıfırlandı, başımıza çorap örmek üzere bir tuzak kurdular" sözleriyle aktardı.

Fotoğraf (ahaber.com.tr)Fotoğraf (ahaber.com.tr)

KÜRESEL GÜÇLER CİNAYETİ RANT KAPISINA ÇEVİRDİ

Olayın ardından yaşanan ekonomik ve siyasi gelişmeleri değerlendiren Abdurrahman Şimşek, "Kaşıkçı cinayetinden sonra Trump, Suudi Arabistan'a giderek 500 milyar dolarlık sözde satış yaptı, ardından İngilizler ve diğer devletler Suud fonlarından büyük yatırımlar aldı" sözlerini kullandı.

Türkiye'nin bu süreçte ekonomik olarak hedef alındığını söyleyen Şimşek, "Türkiye ise bu dönemde 1 lira bile almadı. Olaydan önce 20 milyar dolarlık ticaret hacmimiz varken, bu olayla birlikte yatırımlar geri çekildi ve ticaretimiz sıfırlandı. Bu, tamamen Türkiye'ye kurulmuş büyük bir komplodur" ifadelerini kullandı.

Fotoğraf (ahaber.com.tr)Fotoğraf (ahaber.com.tr)

"BAE TÜRKİYE-SUUD YAKINLAŞMASINI ENGELLEMEK İSTEDİ"

Cinayetin arkasındaki bölgesel aktörlere ve kullanılan yazılımlara dikkat çeken Araştırmacı-Gazeteci Murat Akan, "Pegasus yazılımı vasıtasıyla Birleşik Arap Emirlikleri'nin aslında Türkiye ile Suudi Arabistan'ın yakınlaşmasını istemediği ve iki ülkenin arasını açmak için böyle bir cinayeti organize ettiği belgelerde yer alıyor" ifadelerini kullandı.

Akan, bu tür yapıların asıl amacının sapkınlık üzerinden bir istihbarat ağı kurmak olduğunu vurgulayarak, "Bu yapıyı kurarken hedefledikleri şey, bütün devletleri yönetenleri ya da etkili yetkili yerdeki bürokratları buraya çekerek gerçek anlamda bir bilgi havuzu oluşturmaktı" dedi.

Fotoğraf (ahaber.com.tr)Fotoğraf (ahaber.com.tr)

KRALİYET AİLESİNİ BİLE MAYMUNA ÇEVİRDİLER

Şantaj ağının devletlerin egemenliğini nasıl tehdit ettiğini anlatan Murat Akan, "İngiliz Kraliyet ailesini maymuna çevirmişler, Prens Andrew'u oraya çekerek elde ettikleri bilgilerle aileyi ele geçirmişler" dedi.

İstihbarat örgütlerinin bu kirli havuzda birbirleriyle "paslaştığını" öne süren Akan, "Bu işin içerisinde Mossad'ın olması tek başına hareket ettiği anlamına gelmez. Bu bilgilerin birçoğunun Rus istihbaratının ve İngiliz istihbaratının elinde de olduğunu düşünüyorum, çünkü zaman zaman bu konuda birbirlerine pas atıyorlar" sözleriyle küresel istihbarat oyunlarının boyutunu gözler önüne serdi.

Fotoğraf (ahaber.com.tr)Fotoğraf (ahaber.com.tr)

Araştırmacı-gazeteci Murat Akan, A Haber'e yaptığı açıklamada, Epstein'ın kurduğu ağın aslında Mossad bağlantılı bir "bal tuzağı" ve şantaj mekanizması olduğunu belirterek sistemin işleyişine dair çarpıcı detaylar paylaştı.

Epstein davasının kilit ismi Ghislaine Maxwell'in babası Robert Maxwell üzerinden Mossad bağlantılarını deşifre eden Araştırmacı-Gazeteci Murat Akan, "Robert Maxwell İsrail'de çok büyük bir cenaze töreniyle gömüldü. Kudüs'teki Zeytinlik Dağı'na herkesi defnetmezler; özellikle Siyonizm'e ve İsrail'in kuruluşuna çok büyük hizmetler eden kişileri buraya gömerler" ifadelerini kullandı.

Akan, Robert Maxwell'in küresel iletişim alanında Mossad adına çalıştığının tescillendiğini belirterek, kızı Ghislaine Maxwell'in babasının bu nüfuzunu kullanarak Jeffrey Epstein'i küresel elitlerin arasına soktuğunu sözlerine ekledi.

"FETÖ, EPSTEIN SİSTEMİNİN MİKRO MODELİDİR"

Epstein'in kurduğu yapının sadece bir sapkınlık meselesi değil, sistematik bir istihbarat örgütlenmesi olduğunu vurgulayan Murat Akan, "FETÖ'yü Jeffrey Epstein'in küçük mikro modeli olarak düşünebilirsiniz. Bu sistem, dini bir cemaat üzerinden milyonları manipüle etmeye, devletin üst düzey bürokratlarına ve siyasetçilerine komplo kurmaya dayalı bir elit avlama operasyonudur" şeklinde konuştu.

Akan, bu yapıların "bal tuzağı" adını verdikleri yöntemle etkili kişileri kıskaca alarak ülkeler hakkında bilgi topladıklarını ve kurguladıkları havuzla şantaj yaptıklarını dile getirdi.

Fotoğraf (ahaber.com.tr)Fotoğraf (ahaber.com.tr)

DOSYALAR AÇILDI, KARARLAR DEĞİŞTİ: MBS ÖRNEĞİ

Şantaj ağının uluslararası siyasetteki belirleyici rolüne çarpıcı bir örnek veren Murat Akan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın (MBS) İran konusundaki tavrının bir günde nasıl değiştiğine dikkat çekti. Akan, "Muhammed bin Selman başlangıçta ABD'nin İran'a yönelik saldırısına karşıydı ve hava sahamı kullandırmayacağım diyordu. Ancak bu dosyalar havada uçuşmaya başlayınca, bir gün sonra 'ABD vurmazsa bu İran'ı cesaretlendirir' diyerek tam tersi açıklamalar yaptı" sözleriyle aktardı.

Fotoğraf (ahaber.com.tr)Fotoğraf (ahaber.com.tr)

KÜRESEL ŞANTAJIN HEDEFİNDEKİ ELİTLER

Epstein dosyasındaki yazışmaların ve bilgilerin nasıl bir silaha dönüştüğünü anlatan Murat Akan, "Burada esasında o figürleri, yani tabiri caizse bal tuzağına düşen o etkili yetkili kişileri kullanarak onlar hakkında bilgiler alarak, ülkeler hakkında bilgi toplayarak bir havuz oluşturmuşlar" ifadelerini kullandı.

Akan, bu kirli ağın amacının şantaj yoluyla istedikleri planı dünya liderlerine uygulatmak olduğunu belirterek, dosya içeriklerinin önüne konulduğu isimlerin bir gecede fikir değiştirmek zorunda kaldığını vurguladı.

Mobil uygulamalarımızı indirin