Orta Doğu'da yeni dönem: Tarihi zirve soykırımı bitirecek mi? A Haber'de çarpıcı yorum: İsrail Türkiye'ye düşmanca tavır aldı

Gazze'de ateşkesin kabul edilmesinin ardından gözler Hamas'ın, İsrailli esirleri serbest bırakması ve Mısır'da gerçekleşecek Barış Zirvesi'ne çevrildi. Gazze'de binlerce masum Filistinli ülkelerinde ateşkesin sağlanmasını sabırsızlıkla beklerken alınacak ateşkes anlaşmasıyla Orta Doğu'da yeni bir dönem mi başlayacak? Bebek katili İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu Gazze'de katliamlarını durduracak mı? Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Ayhan Sarı, Mısır'da düzenlenecek tarihi zirveyi ve Gazze'deki ateşkes sürecini ele alarak değerlendirmelerde bulundu. Ayhan Sarı, ateşkes sürecinde Türkiye'nin masa kurucu rolü olduğuna dikkat çekerken İsrail'in Orta Doğu'daki saldırgan tavrının hedefinde Türkiye olduğunu vurguladı. Sarı "İsrail özellikle Suriye'deki gelişmelerden sonra, Türkiye'ye çok ciddi bir şekilde düşmanca bir tavır aldı." diyerek "İsrail'in barışı kabul edip iki devletli bir çözüm çerçevesinde önüne bakacağını düşünmüyorum. Bizim teyakkuzda olmamız, hazırlıklı olmamız gerekiyor." ifadelerini kullandı.
Hamas-İsrail arasındaki müzakere sürecinin ardından Trump'ın 20 maddelik Gazze planı kabul edilerek ateşkes sağlandı. Gazze'de silah seslerinin susmasının ardından binlerce Filistinli büyük sevinç yaşarken bugün (13 Ekim) Mısır'ın Şarm El Şeyh kentinde Barış Zirvesi gerçekleşecek. Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın da katılacağı tarihi zirvede ABD Başkanı Donald Trump, Katar ve Mısır hükümetleri arabulucu sıfatıyla ateşkes anlaşmasına imzayı atacak. Yaşanan gelişmelerin ardından bugün Hamas'ın İsrailli esirleri serbest bırakması beklenirken Orta Doğu'da önümüzdeki günlerde ne bekleniyor? Gazze'de iki devletli çözümün gerçekleşmesi mümkün mü? Sinan Tatlı'nın sunduğu A Haber Gece programına katılan Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Ayhan Sarı, Mısır'da gerçekleşecek müzakere sürecine ele alarak süreci değerlendirdi.
"TÜRKİYE BARIŞ ZİRVESİNİN MİMARLARI ARASINDA"
Mısır'da düzenlenen Gazze'deki Barış Zirvesi'nde Türkiye'nin, konuk olarak değil bizzat masayı kuran bir ülke olduğunu vurgulayan Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Ayhan Sarı; "Önümüzdeki günler çok yoğun bir şekilde geçecek. Türkiye de bugünki zirveye katılıyor. Türkiye bugünki zirvenin mimarları arasında yer alıyor. Dolayısıyla bu bizim için ekstra önemli bir zirve. Yani dışarıdan bir konuk olarak, bir gözlemci olarak çağrılan bir ülke değil, bu masayı kuran ülkelerden bir tanesiyiz. Bu açıdan ben önemli bir ana yarın tanıklık edeceğimizi düşünüyorum. Diğer taraftan bu meseleyi biz tabii ki Gazze'yle, oradaki Filistinlilerle, orada yaşanan soykırımla doğal olarak ilişkilendirerek yorumluyoruz. Bu her zaman birinci önceliğimiz. Fakat bunun yanı sıra her seferinde benim ısrarla belirttiğim bir mesele olarak İsrail'in saldırganlığı sadece Gazze'yle, Filistin'le sınırlı değil, bölgeyle de geniş bir alanla da ilgili olduğu çok önemli. Biraz önce muhabir bağlantınızda mesela Netanyahu'nun açıklamasından bir cümle okudu ve orada diğer düşmanlardan bahsedildi. Ve biz son dönemlerde şunu biliyoruz: İsrail, İran'ın, Lübnan Hizbullah'ın, Yemen'in Husiler'in yanı sıra Türkiye'yi de çok ciddi bir şekilde hedefe koymuş durumda. Ve biz Türkiye olarak bence bu meseleye sadece Gazze, Filistin olarak değil (tabii ki her zaman önceliğimiz bu) ama aynı zamanda Türkiye'nin bölgesel ve ulusal çıkarları çerçevesinde de bakıyoruz."
Fotoğraf: A Haber - Ekran Görüntüsü
"İSRAİL, TÜRKİYE'YE KARŞI CİDDİ ŞEKİLDE DÜŞMANCA TAVIR ALDI"
Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Ayhan Sarı İsrail'in Orta Doğu'daki saldırılarında hedeflerinden birinin Türkiye olduğuna dikkat çekerek olası bir saldırıya karşı teyakkuzda olunması gerektiğini belirtti. Sarı; "Kesinlikle Netanyahu'nun ve İsrail'in Türkiye'yi de bu işin içerisine kattığını düşünüyorum. İsrail'de Netanyahu'ya yakın medyayı takip ettiğimizde, özellikle 8 Aralık 2024'ten sonra Suriye'deki gelişmelerden sonra, Türkiye'ye çok ciddi bir şekilde düşmanca bir tavır aldıklarını ve bunu artık sesli bir şekilde, aleni bir şekilde dile getirdiklerini görebiliriz. Dolayısıyla Türkiye, Gazzelilerin, Filistinlilerin, Suriye'nin yanında yer alırken, Türkiye aynı zamanda da bölgedeki en büyük düşmanlarından, rakiplerinden bir tanesinin, İsrail'in karşısında yer alıyor. "
Fotoğraf: A Haber - Ekran Görüntüsü
"İSRAİL'İN BARIŞI KABUL EDECEĞİNİ DÜŞÜNMÜYORUM"
Sarı açıklamalarını devamında Hamas-İsrail müzakere sürecinde, bebek katili Netanyahu'nun barış anlaşmasına ve ikili devlet çözümünü ihlal edeceğini düşündüğünü belirterek; "Sizin sorunuza cevap verirken, burada olası bir barışta (İnşallah öyle bir barış gelir, Gazzelilerin bu soykırımdan kurtulduğunu görürüz) ben İsrail'in açıkçası rahat duracağını ve barışı kabul edip iki devletli bir çözüm çerçevesinde önüne bakacağını düşünmüyorum. Dolayısıyla bizim teyakkuzda olmamız, hazırlıklı olmamız ve önümüzdeki günlerde İsrail'in ne tür saldırganlıklar yapabileceğine yönelik de birtakım girişimlerde bulunmamız gerekiyor. Ben o yüzden şöyle okuyorum: Türkiye'nin bu çabaları bir yönüyle Gazzelileri, Filistinlileri kurtarmak, onlara destek olmak, diğer yönüyle de İsrail'i olabildiğince dünyada yalnızlaştırmak, tek başına bırakmak üzere olduğunu da düşünüyorum. Bakın, biraz önce ABD bağlantısında ben şu bilgilere özellikle kulak kesildim: Eğer bu barış, bu ateşkes son bulursa, Trump gerçekten büyük bir aslında baskının altında kalacak. Ve ben o zaman açıkçası Trump ile ABD ile Netanyahu, İsrail arasında ciddi bir kavganın kopabileceğini ve İsrail'in daha da yalnızlaşabileceğini düşünüyorum. Ben Türkiye Cumhuriyeti'nin bu perspektiften de baktığı görüşündeyim."



