TYB’den kritik çalıştay: "Gerilim küresel krize dönüşebilir"
Türkiye Yazarlar Birliği, Ortadoğu’da tırmanan ABD/İsrail-İran gerilimini masaya yatırdı. "Gerçeklikle kehanetlerin birbirine karıştığı" bir dönemden geçildiğini vurgulayan uzmanlar, bölgedeki ateş çemberine karşı sağduyu çağrısında bulundu.
Bölgede her geçen gün tırmanan askeri ve siyasi hareketlilik, Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) tarafından düzenlenen kapsamlı bir çalıştayla mercek altına alındı.
TYB, ABD/İsrail-İran gerilimini masaya yatırdı
23 Nisan 2026 tarihinde Ankara'daki D. Mehmet Divanı'nda gerçekleştirilen "ABD/İsrail–İran Savaşı Çalıştayı", alanında uzman akademisyen ve entelektüelleri bir araya getirerek krizin küresel ve yerel yansımalarını tartıştı.
Çalıştayın açılış konuşmasını yapan TYB Şeref Başkanı Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, modern savaş paradigmalarının değiştiğine dikkat çekerek sarsıcı uyarılarda bulundu.
Vekalet savaşlarının sadece enerji ve ekonomiyle sınırlı kalmadığını belirten Arıcan, şunları söyledi:
"Savaş hukukunun ve insan haklarının rafa kaldırıldığı, hastanelerin ve sivillerin bombalandığı, hiçbir ahlaki zeminin kalmadığı karanlık bir dönemden geçiyoruz. Gerçeklikle kehanetlerin birbirine karıştığı bu süreçte, politika belirleyiciler için tablo oldukça karmaşık bir hal aldı."
Arıcan, Türkiye'nin Ukrayna ve Gazze krizlerinde olduğu gibi bu gerilimde de "aklıselim" bir hat izlediğini ifade ederek, meselenin mezhepsel bir düzlemde değil, insani ve hukuki bir zeminde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

TYB Genel Başkanı Prof. Dr. Muhammet Enes Kala ise konuşmasında, TYB Kurucu Şeref Başkanı merhum D. Mehmet Doğan'ın "Türkistan Türkiye Gergefinde İran" eserine atıfta bulundu. Bölgeyi ortak bir medeniyet havzası olarak niteleyen Kala, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Türkistan kökü, İran bu kökün estetik ve entelektüel duruşunu, Türkiye ise bu sürecin olgunlaşmış sentezini temsil eder. Bu üç yapı birbirinden bağımsız düşünülemez. Biz bu çalıştayda sadece güvenlik eksenli değil; ortaklıklarımıza, sükunete ve istikrara odaklanan bir çıkış yolu arıyoruz."

