CHP'li Ataşehir'de dürüst esnaf hedef tahtasında: “Bir açık bulamadık” diyerek çileden çıktılar
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Ataşehir Belediyesi’ne yönelik yürüttüğü yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasında dosyaya yansıyan bir tape, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Belediye Başkan Yardımcısı ile Zabıta Müdürü arasında geçen telefon görüşmesinde, belediye–esnaf ilişkilerine dair tartışma yaratacak ifadeler yer aldı. Söz konusu görüşmelere ahaber.com.tr ulaştı. Ruhsatı tam, kaçağı olmayan işletmelere yönelik kullanılan ifadeler ve “açık bulamama” rahatsızlığı, belediye–esnaf ilişkilerine dair tartışma yaratan iddiaları bir kez daha gündeme taşıdı.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü dev soruşturmada Ataşehir Belediyesi'ne yönelik yolsuzluk ve rüşvet iddiaları adeta patladı. Belediye yönetimi ve ilgili birimlerde örgütlü bir yapı kurulduğu iddialarıyla başlatılan soruşturmada, milyon dolarlık rüşvet çarkı deşifre edildi.
Fotoğraf (AA)
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamaya göre, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, Belediye Başkan Yardımcıları Birkan Birol Yıldız, Orhan Aydoğdu ve Oğuz Kaya ile birim amirlerinin dahil olduğu dev bir suç organizasyonu tespit edildi.
MASAK raporları ve HTS kayıtlarıyla desteklenen soruşturmada, iskan ve yapı ruhsatı işlemlerinin sadece milyon dolarlık rüşvetler karşılığında yürütüldüğü saptandı.
Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı ile Zabıta Müdürü arasında geçen telefon görüşmesi (ahaber.com.tr)
"BİR GRAM KAÇAĞI YOK" DİYE RAHATSIZ OLDULAR*
19 Ocak 2026 tarihli tape kaydına göre, Belediye Başkan Yardımcısı, Zabıta Müdürü'nden İçerenköy'de faaliyet gösteren bir firmayla özel olarak "ilgilenilmesini" istiyor. Bunun üzerine inceleme yapan Zabıta Müdürü'nün, firmayla ilgili şu ifadeleri kullandığı kayda yansıyor:
"bir gram kaçağı yok, ruhsatı da depoyu mepoyu hep almışlar."
Bu sözlerin ardından gelen "şerefsiz böyle var ya dört dörtlük" ifadesi, tartışmanın merkezine oturdu. Çünkü konuşmanın tamamında, mevzuata tamamen uygun bir işletmenin varlığı karşısında memnuniyet yerine şaşkınlık ve rahatsızlık yansıtan bir dil kullanıldığı dikkat çekti.

