Menajer Ayşe Barım'a verilen cezanın gerekçeli kararı açıklandı

Gezi Parkı olaylarına ilişkin yargılandığı davada menajer Ayşe Barım’a verilen 12 yıl 6 ay hapis cezasının gerekçeli kararı yayımlandı. Mahkeme, Barım’ın eylemlerin hazırlık ve başlangıç sürecinde ana aktörlerle sistemli ve yoğun iletişim kurduğunu belirtti. Kararda, sanığın sanatçılar üzerinden sosyal medya ve sahada planlama, organizasyon ve yönlendirme faaliyetlerinde bulunduğu ifade edilirken Barım’ın, Gezi Parkı eylemlerinin yayılmasına katkı sağlayarak hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs suçuna yardım ettiği vurgulandı.
İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi, Gezi Parkı olaylarına ilişkin davada menajer Ayşe Barım'a "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etme" suçundan verilen 12 yıl 6 ay hapis cezasının gerekçeli kararını açıkladı. Kararda, Barım'ın Gezi Davası'nın ana sanıklarıyla irtibatlı olduğu, sanatçılar aracılığıyla eylemlerin organizasyonu ve yayılmasında aktif rol üstlendiği ve sürecin yönlendirilmesine katkı sağladığı ifade edildi.
(Fotoğraf: ahaber.com.tr)
İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesince hazırlanan gerekçeli kararda, Gezi Parkı eylemlerinin bir organizasyon dahilinde, sistemli ve planlı olarak yürütüldüğü, sanık Barım'ın da bu süreçte tüm bu halkın sempati duyarak kitleleri peşinden sürükleme potansiyeli yüksek olan sanatçı-oyuncular adına sosyal medyada ve sahada irade göstererek planlama, organizasyon, yönlendirme yönünde faaliyet gösterdiği kaydedildi.
Kararda, Barım hakkında, "Gezi Parkı ana aktörleri ile önceye ilişkin hiçbir iletişim kaydı bulunmazken Gezi Parkı eylemlerinin hazırlık ve başlangıcı sürecinde sık sık ve sistemli olarak irtibatlandığı, ilk kez Gezi Parkı eylemleri sürecinde yapılan bu görüşmelerin hayatın olağan akışı içerisinde tesadüfi görüşmeler olarak değerlendirilemeyeceği, görünürde demokratik hak ve masum protesto gösterileri şeklinde lanse edilmesine rağmen, asıl amacın yurt genelinde kaos ve kargaşa ortamı meydana getirilmesi ve bu şekilde Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmanın amaçlandığı, şirketine bağlı sanatçılar aracılığıyla sosyal medya hesapları üzerinden Gezi kalkışmasının başından itibaren gösterilerin temel olarak örgütlendiği alan olan Twitter'da, sürecin etkili bir parçası olarak en çok kullanılan etiketlerden #occupyturkey ve #DirenGeziParkı isimli hashtagleri sistemsel olarak paylaşmalarını sağladığı, böylece sanatçılar camiası adına aktif rol üstlenerek sürecin yayılması kapsamında yönlendirme faaliyetlerinde bulunduğu" değerlendirmesi yapıldı.
Barım'ın iletişim kayıtlarıyla uyumlu olarak sahibi olduğu menajerlik şirketine bağlı sanatçılarla organize bir şekilde Gezi Parkı'nda buluştuğu, bu kişilerden bir kısmının bildiri okuduğunun anlaşıldığı ifade edilen kararda, sanığın süreci destekleyerek yayılmasını sağladığı, şirketine bağlı sanatçılar aracılığı ile eylem çağrıları yaparak şiddet olaylarının tırmanmasına zemin hazırladığı aktarıldı.
(Fotoğraf: ahaber.com.tr)
BARIM'IN GEZİ DAVASI ANA SANIKLARIYLA İRTİBATI HATIRLATILDI
Kararda, Barım'ın Gezi Parkı olaylarını sanatçılar hareketinde planlama, organizasyon yönlendirmesi içinde kendisine bağlı oyuncuları etkin bir şekilde sahaya yönlendirdiği belirtildi.
Barım'ın, ID İletişim Danışmanlık AŞ'ye ait kurumsal sosyal medya hesaplarını, şirketine bağlı sanatçılarının sosyal medya hesaplarını ve eylemlere katılan sanatçıları sahada koordine ederek, oluşan bu karmaşada sahada her daim terör eylemi gerçekleştirmeye hazır PKK/KCK, DHKP-C, TKP/ML-TİKKO ve MLKP gibi yasa dışı silahlı terör örgütleri ile marjinal grupların bu faaliyetlerine uygun ortam sağlanması ve toplumun kaos ortamına sokulması suretiyle "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme" suçuna iştirak ettiği vurgulandı.
Kararda, Barım'ın Gezi Davası ana sanıklarından firari Mehmet Ali Alabora ve hükümlü Çiğdem Mater Utku ile doğrudan irtibatlı olmasının yanında, "irade gösteren, danışılan ve onayı alınan kişi" olarak tespit edildiği belirtildi.
Bu şekilde Barım'ın olayları planlayan, örgütleyen ve yönlendiren, iradesi sorularak bu yönde kendisinin karar bildirerek yön verici ve belirleyici olduğunun açıkça anlaşıldığı ifade edilen kararda, kendi şirketine bağlı toplumda tanınan sanatçı-oyuncuları eylemlere yönlendirerek, bu kişilerin toplumda tanınırlığını ve etki gücünü de kullanarak olayların daha fazla kitleselleşmesini amaçladığı ifade edildi.





