AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: PKK tüm uzantılarını feshetmeli

Giriş Tarihi: Son Güncelleme:
ahaber.com.tr Haber Merkezi
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: PKK tüm uzantılarını feshetmeli

Başkan ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında partisinin kongre merkezinde gerçekleştirilen yılın ilk Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısı sona erdi. Toplantının ardından AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Terörsüz Türkiye süreci, Suriye’deki son gelişmeler, Gazze için kurulan Barış Kurulu ve iç politikaya ilişkin gündem başlıklarına dair açıklamalarda bulundu.

Başkan ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin kongre merkezinde, Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısına başkanlık etti.

AK PARTİ MKYK TOPLANTISI SONA ERDİ!

AK Parti Konferans Salonu'ndaki toplantı, saat 14.59'da başladı. Toplantı sonrası AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik açıklamalarda bulundu.

Çelik'in açıklamalarından derlenenler:

AK PARTİ'YE YENİ KATILIM!

Çorum Ortaköy Aşdağul Belde Belediye Başkanı Şenol Öncül'e AK Parti ailesine hoş geldiniz diyoruz. Millete hizmet yolunda bu büyük ailenin parçası olmak isteyen, AK Parti'nin ilkelerini benimseyen, vatandaşımıza hizmet götürme konusunda kararlı ve sevdalı olan bütün arkadaşlarımıza kapılarımızın ilkeler çerçevesinde açık olduğunu bir kere daha ifade ediyoruz. Yeni katılan arkadaşlarımıza da ailemize tekrardan hoş geldiniz diye ifade ediyoruz. Kendilerine ve hizmet edecekleri vatandaşlarımıza hayırlı olsun.

AAAA

GÜNDEM GAZZE VE SURİYE

Değerli arkadaşlar, bu yıla çok yoğun bir şekilde girdik ve maalesef bu yoğunluk çok da pozitif anlamda bir yoğunluk değil. Birçok alanda dünyanın krizlerle sarsıldığı bir dönemdeyiz. Onun için birçok hassasiyetin çok ince bir işçilikle, çok ciddi hassasiyetlerle ve çok iyi stratejilerle yönetilmesi gerekiyor. MKYK'mız ve MYK'mız da hem iç politikayla ilgili gelişmeleri hem dış politikayla ilgili gelişmeleri bu hassasiyet çerçevesinde değerlendiriyor. Bugün Dışişleri Bakanlığımızın sunumu var, Aile Bakanlığımızın sunumu var; tabii ki Türkiye Büyük Millet Meclisi çalışmaları var. Burada hem Gazze'deki durumun değerlendirilmesi hem Suriye'deki durumun değerlendirilmesi hem de Aile Bakanlığının gündemiyle ilgili olarak basına yansıyan son konular, ayrıca sosyal medya kullanımı konusundaki yaklaşımlar, stratejiler ve hazırlıklar; tüm bunların değerlendirilmesi bakımından MKYK'mız kapsamlı bir toplantı gerçekleştiriyor.

Sayın Cumhurbaşkanımız, Genel Başkanımız toplantının açılış konuşmasında Gazze konusundaki son gelinen noktayı ve bu konudaki kendisinin yürüttüğü güçlü diplomasiyi MKYK üyelerimizle paylaştı. Aynı şekilde Suriye'deki olaylarla ilgili olarak değerlendirmelerini ve son gelinen noktayı paylaştılar. Bunun dışında iç politika ve dış politikaya dair MKYK'mıza, partimizin üst organlarına talimatları oldu. Biliyorsunuz bu ay Teşkilat Başkanımız Ahmet Büyükgümüş'ün koordinasyonunda bütün arkadaşlarımız sahadalar, illere gidiyorlar. Bu ayı da bu şekilde dolu dolu geçiriyoruz ve tamamlamak üzereyiz. Sonra önümüzdeki aylarla ilgili olarak da yine vatandaşlarımızla buluşacağımız programlar gerçekleştireceğiz.

AAAA

"TERÖRSÜZ TÜRKİYE VE TERÖRSÜZ BÖLGE AYRILMAZ BİR BÜTÜNDÜR"

Tabii terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge konusundaki çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Daha önce de ifade ettiğim gibi Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge; iç içe, kol kola ve birbiriyle ayrılmaz bütünlüğe sahip iki kavram. Terörsüz Türkiye terörsüz bölgeden ayrılamaz, terörsüz bölge kavramı terörsüz Türkiye kavramından ayrılamaz. Zaman zaman bu ikisinin ayrı ayrı değerlendirilmeye çalışıldığını görüyoruz. Aradaki bağın koparılmaya çalışıldığını görüyoruz. Tabii aradaki bağı koparmaya çalışanların bu bağı kopardığı zaman yerine ne yerleştirmeye çalıştığına baktığımızda da; terör örgütlerini meşrulaştırmaya çalışan, mağdur göstermeye çalışan, terör örgütlerinin "kazanımları" dedikleri birtakım ifadeleri -aslında terör organizasyonlarının kurduğu birtakım diktatöryal vesayetleri- kazanım gibi sunma şeklinde birtakım yaklaşımların bu işlerin arkasında olduğunu net bir şekilde görüyoruz.

Tabii bütün bu süreç aslında Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge kavramlarının ne kadar zamanlı olduğunu, ne kadar doğru olduğunu, dünyanın içinden geçtiği bu dönemde ne kadar stratejik bir adım olduğunu bir kere daha gösteriyor. Onun için hem MKYK'mız açısından hem MYK'mız hem partimizin tüm organları açısından en hassasiyetle takip edilen konuların başında bu geliyor.

SURİYE İÇİN "TEK ORDU VE EŞİT VATANDAŞLIK" VURGUSU

Tabii bu çerçevede Suriye'deki gündem son derece önemlidir. Uzun zamandır biz Suriye'de terör örgütlerinin birtakım alan kapama, birtakım bölgelerde diktatöryal vesayetler kurma ve terörist aktiviteleri devam ettirmeleri konusundaki uyarılarımızı ifade ediyorduk. Ve burada da aslında Suriye'deki herkesin kazandığı; tek Suriye, tek ordu ilkesine bağlılık çerçevesinde tüm etnik grupların, tüm mezhep gruplarının, tüm dini grupların haklarının garanti altına alınacağı bir modelin, bir iradenin ortaya çıkması gerektiğini ifade ediyorduk.

Ve burada da gerçekten kastımız; Esad döneminin zulmünden, ret, inkar ve asimilasyon politikalarından sonra bütün Suriyelilerin Suriye'nin inşasına özne olarak katılması, kimsenin dışlanmaması gerektiğiydi. Türkmen, Arap, Kürt kardeşlerimiz; Müslümanlar, Hristiyanlar; aynı şekilde mezhep grupları; Şii, Sünni, Alevi, Nusayri, Dürzi; bütün oradaki mezhep grupları -adını saydığımız sayamadığımız- ve etnik grupların tek bir Suriye'nin onurlu ve eşit parçaları olarak Suriye'nin geleceğinde söz sahibi olması gerektiğini defalarca ifade ettik ve irademizin bu olduğunu da söyledik.

AAAA

Burada tabii her zaman hassasiyetle vurguladığımız bir konu; Suriye'de DEAŞ ile mücadelenin DEAŞ'a dönük mücadelenin kesintisiz bir şekilde sürmesi gerektiğidir. DEAŞ denilen katliam örgütünün hiçbir şekilde kendisine bir alan bulamaması gerektiğidir. Aynı şekilde hiçbir terör örgütünün de burada hangi adı kullanırsa kullansın, hangi harfleri kullanırsa kullansın hiçbir şekilde var olmaması gerektiği temelindedir. Burada daha önceden beri uyarılarımızı net bir şekilde yapıyoruz. Birincisi, iki konuda net cümleler kurduk ve bunun izahını da net bir şekilde yaptık: Birincisi; terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge süreci kapsamında PKK'nın bütün şube, uzantı ve illegal yapılanmalarıyla kendisini feshetmesi ve silah bırakması gerektiğini; buna Suriye, Irak, İran yapılanmaları ve Avrupa'daki illegal yapılanmasının dahil olduğunu ifade ettik. Bunun devamı olarak, bu sürecin farklı yöntemlerle ilerleyebileceğini, Irak'taki yöntemin farklı, Suriye'deki yöntemin farklı olabileceğini dile getirdik. Suriye açısından bizim önemsediğimiz, hem kan dökülmemesi, hem Suriye'deki Kürt kardeşlerimizin haklarının garanti altına alınması ve terörün vesayetinden kurtulması, hem de Suriye'nin birlik ve bütünlüğüne zarar veren terör ve asimetrik silahlı grupların ortadan kalkması, ancak bunun Suriye'nin bir parçası olarak gerçekleşmesidir. Bu bakımdan 10 Mart Mutabakatı'nın önemini özellikle vurguladık.

Ortadoğu'da kimlik kavgaları son derece acı sonuçlar doğuruyor. Yüzyıl içerisinde ilk defa çoğulculuğu benimseyen bir kararname ortaya çıktı.

Maalesef 10 Mart mutabakatına SDG tarafından uyulmadığı için askeri operasyonlar başladı. SDG ve DEAŞ'ın kaybını kim ki Kürtlerin ya da Arapların kaybı gibi kodluyorsa onun Kürt ya da Arap diye bir derdinin olmadığı tarih perspektifi açısından bakıldığında net bir şekilde görülür.

Bu sene Davos Toplantısından yansıyan mesajlar son derece ilginç. Doğrusal küresel düzenin geleceğiyle ilgili olarak çok etkili mesajlar veriliyor ama bence neo-liberal düzenin bu haliyle kapitalizmi savunanların kendi içerisinde çelişkiye düştüğü en önemli zaman dilimlerinden bir tanesindeyiz.

İran konusunu çok yakından takip ediyoruz. İran'a dönük herhangi bir dış müdahalenin karşısındayız. Hem dış müdahale hem de dış müdahale yoluyla bir darbenin son derece yanlış sonuçlar doğurabileceğini net bir şekilde ifade ediyoruz.

AAAA

Gazze Kurulu'nun yapacağı çalışmalar MKYK'mızda ele alındı. Her zaman söylediğimiz şudur: Filistin'i Filistinliler yönetmelidir. Kalıcı barışın tek yolu ateşkesin kalıcı hale gelmesi ondan sonra 1967 sınırları içerisinde başkenti Doğu Kudüs olan entegre toprak bütünlüğüne sahip bir Filistin Devleti'nin kurulmasıdır.

Özgür Özel'in "Kobani'ye yönelik iddiaların Obama'nın talimatıyla yapıldı" iddiasına cevap:

Meydanda yapılmış mitingi kapalı salonda yatılar diyenlerin zeka düzeyiyle aynı. Maalesef bilgilendirilenler gerçekten yetersiz bilgilendiriyor.

Kobani'ye insani yardım gönderilecek mi?

11 TIR yadım gönderdik. Bu yardımlar kesintisizi bir şekilde devam edecek. Suriye'deki Kürt kardeşlerimizi o koşullar halimde asla bırakmayacağız.

Başkan Erdoğan adına müze yapılıyor iddialarıyla ilgili yanıt:

Sayın Cumhurbaşkanımızın siyasi dönemdeki faaliyetlerini hatırlatacak devletin o zaman ki hafızasına boyut katacak şekilde bu müze yapılıyor. Mili Saraylara bağlı çalışacak. Tüm vatandaşlarımızın ziyaretine açık bu dönemde yaşananların gelecek kuşaklara anlatılmasını somut bir alan olacak.

Mobil uygulamalarımızı indirin