ABD Venezuela'dan ne istiyor? Gerilim işgale dönüştü
Amerika Birleşik Devletleri, haftalar süren gerilimin ardından Venezuela’ya art arda saldırılar düzenledi. Saatler içinde Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores, ABD tarafından kaçırıldı. Peki ABD, Venezuela’dan ne istiyor? Gerilimin perde arkasındaki hesaplaşmalar A Haber'de ekranlara taşındı.
Karayipler'de tansiyon yükseliyor. ABD ile Venezuela arasında son dönemde artan askeri ve diplomatik gerilim, bölgeyi son yılların en kritik jeopolitik krizlerinden birine sürükledi.
Donald Trump yönetiminin sert açıklamaları, Nicolas Maduro'nun karşı hamleleri ile Rusya ve Çin'in bölgede artan etkisi, gerilimi daha da tırmandırdı. "ABD Venezuela'dan ne istiyor, yeni bir kriz kapıda mı?" soruları gündemin merkezine yerleşti.

KRİZ NASIL BAŞLADI?
ABD Başkanı Trump, uyuşturucuyla mücadeleyi gerekçe göstererek, Washington'ın terör örgütü ilan ettiği "Güneş Karteli"nin Venezuela'da devletin üst düzey isimleri tarafından yönetildiğini öne sürdü ve orduya geniş yetkiler verdi. Bu kapsamda dünyanın en büyük uçak gemilerinden USS Gerald Ford, saldırı grubu ile birlikte Karayipler'e sevk edildi. Maduro'nun başına konulan ödül 25 milyon dolardan 50 milyon dolara çıkarıldı. Venezuela açıklarında 20'den fazla teknenin hedef alındığı saldırılarda 80'i aşkın kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.

ABD'NİN GEREKÇELERİ
Bölge artık yalnızca bir kriz hattı değil, askeri operasyon ihtimalinin konuşulduğu bir sıcak nokta. ABD yönetimi, Venezuela'ya yönelik tutumunu üç başlıkta temellendiriyor:
Washington, Karakas'ı sorunlu bir komşu değil, Rusya ve Çin'in Batı Yarımküre'deki ileri karakolu olarak görüyor.
Moskova'nın Karakas'a S-300 hava savunma sistemleri, savaş uçakları ve teknik personel desteği sürüyor.
Çin'in, yaptırımlara rağmen gölge filolar aracılığıyla Venezuela petrolünü satın almayı sürdürmesi ekonomik etkiyi derinleştiriyor.
Ancak Trump, kamuoyuna bu nedenler yerine "uyuşturucu trafiği" gerekçesini öne çıkarıyor.

DİPLOMASİ VE HAVA SAHASI KRİZİ
Gerilim tırmanırken iki lider arasında sürpriz bir telefon görüşmesi gerçekleşti. Diplomatik bir kapı aralanabileceği yorumları yapılırken, Trump'ın sosyal medya açıklaması bu beklentiyi zayıflattı. Trump, Venezuela hava sahasının kapatılacağını duyurdu; bunun ardından birçok uluslararası havayolu şirketi uçuşları askıya aldı veya rotalarını değiştirdi. Karakas yönetimi kararı "egemenlik ihlali" olarak nitelendirerek, uçuşları durduran altı büyük havayolunun işletme izinlerini iptal etti. Trump, Politico'ya verdiği demeçte "Maduro'nun sayılı günleri var" ifadesini kullandı.

ASKERİ HAREKETLİLİK VE İDDİALAR
Uluslararası basında, Maduro'nun güvenlik önlemlerini artırdığı; telefonlarını ve konakladığı yerleri sık sık değiştirdiği iddiaları yer aldı. ABD'nin Karayipler'deki askeri varlığının, yalnızca Latin Amerika'da değil ABD kamuoyunda da endişe yarattığı bildirildi.

"ŞİMŞEK OPERASYONU" VE SON GELİŞMELER
Yeni yılın ilk günlerinde Trump yönetimi, "Yeniden Şimşek Operasyonu" adı altında Venezuela'nın başkenti Caracas'a yönelik peş peşe saldırılar düzenledi. Miranda, Aragua ve La Guaira eyaletlerinden dumanlar yükselirken, geniş çaplı elektrik kesintileri yaşandı. Başkentte La Carlota Havaalanı ve Fortuna Askeri Üssü dahil bazı askeri tesislerde patlamalar meydana geldi.
Saatler sonra Trump saldırıları doğruladı; sosyal medya hesabından Maduro ve eşi Cilia Flores'in yakalandığını açıkladı. Venezuela Savunma Bakanlığı da açıklamayı teyit etti. ABD'nin hedefinin ülkenin petrol kaynakları olduğu iddia edilirken, Maduro ve Flores'in ABD'ye ait askeri bir kargo uçağıyla Venezuela'dan çıkarıldığı bildirildi. ABD'li Senatör Mike Lee, Maduro'nun ABD'de yargılanacağını açıkladı. Gelişmelerin ardından Venezuela'da halk, Maduro'ya destek için sokaklara çıktı.

GÖZLER KARAYİPLER'DE
Karayipler'de fırtına dinmiş değil. Sert söylemler, yoğun askeri hareketlilik ve henüz tam anlamıyla kurulamayan diplomasi masası, krizin seyrine ilişkin belirsizliği artırıyor. Önümüzdeki günlerde atılacak adımlar, bölgedeki dengeleri belirleyecek.
GÜNÜN MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN