Ekrem İmamoğlu yine Batı medyasına şikayet peşinde: Türkiye'yi Mısır ve Suriye'ye benzetti

Giriş Tarihi: Son Güncelleme:
ahaber.com.tr Haber Merkezi
Ekrem İmamoğlu yine Batı medyasına şikayet peşinde: Türkiye'yi Mısır ve Suriye'ye benzetti

Yolsuzluk suçlamalarıyla tutuklanan CHP’li Ekrem İmamoğlu, bu kez The Guardian’a gönderdiği yazıyla Türkiye’yi şikayet etti. Rüşvet ve yolsuzluk iddialarına yanıt vermek yerine Batı medyasında kendisini “mağdur” göstermeye çalışan İmamoğlu, demokrasi ve hukuk süreci üzerinden sert söylemlerde bulundu. CHP içindeki çekişmeleri de AK Parti’ye bağlamaya çalışan İmamoğlu, bir kez daha algı operasyonlarıyla gündeme geldi. Öte yandan İmamoğlu Türkiye'yi Mısır ve Suriye'ye benzetti.

Yolsuzluk, rüşvet ve ihaleye fesat karıştırma gibi birçok suçtan tutuklanan CHP'li Ekrem İmamoğlu, bir kez daha Türkiye'yi Batı medyasına şikâyet etti.

BATI BASININDA MAĞDURİYET ROLÜ

The Guardian gazetesine gönderdiği makalede Türkiye'deki demokrasiyi hedef alan İmamoğlu, CHP'nin cumhurbaşkanı adayı olarak önünün diplomasi üzerinden kesildiğini iddia etti. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde özel bir üniversitede öğrenim görürken illegal yollarla İstanbul Üniversitesi'ne yatay geçiş yaptığı için sahte diploması da iptal edilen İmamoğlu, Batı basınında mağduriyet rolüne bürünerek kendisini kurtarma çabasına girdi.

Ekrem İmamoğlu Türkiye'yi İngiliz basınına şikayet etti.Ekrem İmamoğlu Türkiye'yi İngiliz basınına şikayet etti.

YOLSUZLUK YAPAN BELEDİYE BAŞKANLARINI AKLADI

Yolsuzluk iddialarına yanıt vermek yerine algı operasyonlarıyla Türkiye'yi hedef almaya çalışan Ekrem İmamoğlu, The Guardian gazetesine gönderdiği yazısında ağır skandal ifadeler kullandı. İmamoğlu, "Türkiye'nin dört bir yanında muhalefet belediye başkanlarının hapse atıldığını, İstanbul'daki ilçelerin dörtte birinde seçilmiş başkanların görevden alındığını" öne sürdü.

İddialarını genişleten İmamoğlu, "Adana'dan Antalya'ya, İstanbul'daki belediye personeline kadar baskının her kademeye uzandığını, gazetecilerden akademisyenlere, iş insanlarından öğrencilere kadar çok sayıda kişinin hapiste olduğunu" ileri sürdü. Avrupa Konseyi gençlik delegesi Enes Hocaoğulları'nın sadece konuştuğu için tutuklandığını iddia edem İmamoğlu, onun serbest bırakılmasını ise "içerideki binlerce kişi için küçük ama anlamlı bir zafer" sözleriyle nitelendirdi.

Sokakları provoke eden, polislere saldırı düzenlenen gösterileri "barışçıl" olarak nitelendiren İmamoğlu yazısında sokaklara çıkan az sayıdaki kalabalığı da abartarak sokakların protestolarla dolduğunu iddia etti.

CHP İÇİNDEKİ SİYASİ KAVGAYI AK PARTİ'YE BAĞLADI

İktidarın "muhalefeti yeniden dizayn etmeye çalıştığını" söyleyen İmamoğlu, Türkiye'nin otoriterleşme yolunda Mısır ve Suriye örneklerini andırdığını öne sürdü.

CHP içindeki mücadeleyi iktidara bağlamaya çalışan Ekrem İmamoğlu, son yazısında "Bu ayın başlarında bir mahkeme, CHP'nin İstanbul'daki yerel kongresini iptal etmek, başkanı görevden almak ve yerine kayyum atamak için harekete geçti" ifadelerini kullandı. Ancak resmi belgeler ve mahkeme kararları, İmamoğlu'nun iddialarını boşa çıkardı.

Nitekim İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP'de delegelere para, telefon ve tablet dağıtıldığı, iş vaatleriyle oyların yönlendirildiği yönündeki suçlamalar üzerine soruşturma başlatmıştı. Yürütülen soruşturma kapsamında 10 şüpheli hakkında 1 ila 3 yıl arasında hapis cezası istenmişti.

Ekrem İmamoğlu ismiyle Financial Times'ta yer alan yazıEkrem İmamoğlu ismiyle Financial Times'ta yer alan yazı

İLK VUKUATI DEĞİL

Yolsuzlujtan tutuklanan Ekrem İmamoğlu daha öncede batı basınında yayınlanan makaleleri ile Türkiye'yi açıkça karalama kampanyası yürütmüştü.
28 Mart'ta ABD merkezli The New York Times gazetesinde İmamoğlu imzasıyla yayımlanan yazıda "Türkiye'ye baskı yapın" çağrısı yer almıştı. İngiltere'nin önde gelen gazetelerinden Financial Times'a gönderdiği yazıda ise benzer iddiaları ortaya atarak Başkan Erdoğan'ı hedef almıştı.
"Türkiye'nin Demokratik Geleceği Neden Dünya İçin Önemli" başlıklı yazısında Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküşünden bu yana Türkiye'nin cazip bir model sunduğunu ileri süren İmamoğlu, Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın 22 yıllık iktidarında bu modelin çöktüğünü iddia etmişti. Demokratik kurumların aşındığını, muhalefetin suç sayıldığını, yargının ise bir "silaha" dönüştürüldüğünü savunan İmamoğlu, bu durumun ekonomik krizi derinleştirdiğini ve toplumsal umutsuzluğu yaygınlaştırdığını öne sürmüştü.

Mobil uygulamalarımızı indirin