Padişahlar ve şehzadelerin fanatik rekabeti! GS ve FB'nin mücadelesini aratmıyor! Osmanlı'da 4 asırlık derbi Evliya Çelebi'nin dişini kırdı!
Derbi heyecanı günümüzde sıklıkla taraftarlar tarafından sonuna kadar yaşansa da aslında Osmanlı'da da mücadele tüm yaşamı durdurdu. Lahanacılar ve bamyacılar arasındaki ezeli rekabet Galatasaray ve Fenerbahçe arasındaki atışmayı aratmıyordu. Padişahlar ve şehzadelerinde fanatik birer taraftara dönüştüğü Osmanlı derbisi ile ilgili detaylar haberimizde...
Derbi heyecanı günümüzde sıklıkla taraftarlar tarafından sonuna kadar yaşansa da aslında Osmanlı'da da mücadele tüm yaşamı durdurdu. Lahanacılar ve bamyacılar arasındaki ezeli rekabet Galatasaray ve Fenerbahçe arasındaki atışmayı aratmıyordu. Padişahlar ve şehzadelerinde fanatik birer taraftara dönüştüğü Osmanlı derbisi ile ilgili detaylar haberimizde...
Günümüz derbilerinin temeli, Osmanlı zamanında savaşçıların kurduğu "Lahanacılar" ile "Bamyacılar" adlı iki takıma dayanıyor. Söz konusunu derbinin oynandığı dönem Birinci Mehmed (Çelebi) zamanına rastlıyor.
Yıldırım Beyazid'in Timur'un karşısında mağlup olması sebebiyle Beyazid'in oğlu Çelebi Mehmet, 200 kadar süvari birliğini güçlendirmek için eğitime aldı. Eğitime alınan bu süvarilerin bazılarını oğlu Şehzade Murad çalıştırdı. İşte tarihteki ilk derbi bu iki birlik arasında gerçekleşti. Bu iki askeri grup zamanla rakip haline geldiler.
O dönemde Amasya'da bulunan Çelebi Mehmet'in takımına Amasya'nın bamyası meşhur olduğundan Bamyacılar; Merzifon' da bulunan Şehzade Murad'ın takımına da bölgenin meşhur ürünü olan lahana nedeniyle Lahanacılar adı verilmişti.
LAHANACI VE BAMYACILARIN ÜNİFORMALARI NASILDI?
Lahanacılar, yeşil pantolon, yeşil gömlek, yeşil bayrak; Bamyacılar ise kırmızı pantolon, kırmızı gömlek, kırmızı bayrak taşırlardı. Cirit oyunları yaklaşık 20-21 kişiyle olurdu. Enderun'da bulunan Lahanacılar ve Bamyacılar'ın yarışmaları hem kalite olarak üst düzeyde hem de biraz daha profesyonelce olmaktaydı. Çünkü onlar o yarışmalarda kendilerini gösterdiği ölçüde daha üst makamlara çıkabilirlerdi.
ÖNCELİKLİ HEDEF SAVAŞA HAZIRLAMAKTI
Lahanacılar ve Bamyacılar sarayın Enderun Bölümü'ndeki savaşçı yiğitlerdi ve müsabakalar her an savaşa hazır olmaları ve tekniklerini geliştirmeleri için yapılan, hatta kimi zaman ölümcül olan oyunlardı. İbrahim Paşa zamanında yapılan yarışlar düğünlerde, doğumlarda, bayramların üçüncü günü olurdu. Padişah geldiği zaman yarışlar başlardı.
Acemi Oğlanlar Kışlası'nda çocuklar iki tür eğitim görürdü. Bir tanesi kitabi bilgiler, diğeri de okçuluk, denizcilik, atıcılık gibi çeviklik, güç, kudrete dayanan eğitimdi. Törenlerde, eğlence zamanlarında birkaç çeşit yarış olurdu. Mesela maket kaleler yapılır; kalelerin fethedilmesi, ele geçirilmesi gibi oyunlar oynanırdı. Okçuluk yarışları yapılırdı. Rivayete göre yarışları izleyen bir elçi hayretler içinde kalıp 'Yarışlarınız böyleyse savaşınız kim bilir nasıldır?' derlermiş.
FETİHTEN SONRA İSTANBUL'A TAŞINDI
Bu iki takım saray bahçesinde ve bazen de halka açık meydanlarda cirit dışında güreş, okçuluk, mızrak, top ve labut atma gibi yarışlara da giriştiler. 'Haydi bamya, bastır lahana' ya da 'Lahanaya kuvvet bamyaya lezzet' tezahüratları yüzyıllarca yankılandı.
Rakip olan Lahanacılar ile Bamyacılar zaman zaman cirit, okçuluk, maket kaleleri fethetme gibi dallarda genellikle saray bahçesinde müsabakalara giriştiler.
Fatih Sultan Mehmet, İstanbul'u aldıktan ve Topkapı Sarayı yapıldıktan sonra o yarışmaların padişah huzurunda Topkapı Sarayı'nın sağında solunda yapıldığı biliniyor. Bazen padişahlar da bu müsabakaları izlemeye gelirlerdi.