Mutlaka okunması gereken müthiş romanlar

Giriş Tarihi:

Mülksüzler, Ursula K. Le Guin tarafından 1974'de yazılmış ütopik bir bilimkurgu romanıdır. Konu 'Anarres' ve 'Urras' adlı bir ikili dünya sisteminde geçer. Anarres Odo'cu anarşistlerin, Urras ise kapitalist ve devletçilerin dünyasıdır. Hikâye Shevek adlı bir Anarresli'nin Urras'a gidişiyle başlar. Le Guin, Mülksüzler için "ikircikli ütopya" ifadesini kullanır. Bunun en önemli nedeni, romanın, bir ütopyadaki ideal toplum veya ideal yaşam resmini yaratmamasıdır. Anarres, anarşist bir idealle yaşayan bir toplumu resmeder; ancak Anarres kurak, verimsiz ve zor yaşam koşulları sunan bir dünyadır. Urras da aksine verimli toprakları olan ve kolay yaşama olanakları sağlayan bir dünyadır; ancak burada da kapitalist ve totaliter bir rejim süregelmektedir. Ayrıca Anarres'de Shevek'in bilimsel merakı sonucunda keşfettiği bir teorinin yayımlanması, Urraslılar'ın işine yarayacağı gerekçesiyle reddedilir. Keza, Shevek'in, kitabın sonunda öğrenildiği üzere, Urras'a gitme nedenlerinden biri de budur. Bu bağlamda ne anarşist bir ütopyadan ne de devletçi bir ütopyadan bahsedilemez.

Mutlaka okunması gereken müthiş romanlar 1

Mülksüzler, Ursula K. Le Guin tarafından 1974'de yazılmış ütopik bir bilimkurgu romanıdır.

Konu 'Anarres' ve 'Urras' adlı bir ikili dünya sisteminde geçer. Anarres Odo'cu anarşistlerin, Urras ise kapitalist ve devletçilerin dünyasıdır. Hikâye Shevek adlı bir Anarresli'nin Urras'a gidişiyle başlar.

Le Guin, Mülksüzler için "ikircikli ütopya" ifadesini kullanır. Bunun en önemli nedeni, romanın, bir ütopyadaki ideal toplum veya ideal yaşam resmini yaratmamasıdır. Anarres, anarşist bir idealle yaşayan bir toplumu resmeder; ancak Anarres kurak, verimsiz ve zor yaşam koşulları sunan bir dünyadır. Urras da aksine verimli toprakları olan ve kolay yaşama olanakları sağlayan bir dünyadır; ancak burada da kapitalist ve totaliter bir rejim süregelmektedir. Ayrıca Anarres'de Shevek'in bilimsel merakı sonucunda keşfettiği bir teorinin yayımlanması, Urraslılar'ın işine yarayacağı gerekçesiyle reddedilir. Keza, Shevek'in, kitabın sonunda öğrenildiği üzere, Urras'a gitme nedenlerinden biri de budur. Bu bağlamda ne anarşist bir ütopyadan ne de devletçi bir ütopyadan bahsedilemez.

Mutlaka okunması gereken müthiş romanlar 2

Bir sabah uyandığında kendisini sebebini anlamadığı bir suç nedeniyle dava edilmiş bulan Josef K. adlı kahramanın absürt durumunun anlatıldığı bir Franz Kafka romanıdır.

Mutlaka okunması gereken müthiş romanlar 3

II. Abdülhamit devrinde Aksaray' da Sinekli Bakkal Mahalliyesi'nde imamın küçük kızı Emine, aynı mahalleden orta oyuncu Tevfik ile babasının karşı çıkmasına rağmen evlenir. Tevfik, zenne rolüne çıktığı için "Kız Tevfik" diye anılmaktadır. Bir süre sonra bu yüzden ayrılırlar . Ayrıldıktan sonra Rabia isminde bir çocukları dünyaya gelir. Tevfik ünlü bir sanatçı iken İstanbul' dan sürgüne gönderilir. Bu sırada Rabia sesi ile herkesi büyülemektedir. Kur'an-ı Kerim ve mevlid okumakta üstüne kimse yoktur. Tevfik sürgünden döner, kızını yanına alır ancak bu sefer de 'Genç Türkler' adlı bir gruba yardım ettiği için Şam'a sürülür. Rabia ise Müslüman olan piyano öğretmeni Peregrini ile evlenir. 1908'de İkinci Meşrutiyet'in ilanından sonra Tevfik sürgünden döner, Sinekli Bakkal Mahallesi'nde eski mutlu günlere dönülür. Ancak annesi hastalığından dolayı vefat eder. Rabia annesinin vefatına üzülür.


II. Abdülhamid dönemi Osmanlısında geçen hikâyede, Doğu - Batı çekişmesi anlatılır.

Mutlaka okunması gereken müthiş romanlar 4

Konusu çok basittir. Öyküdeki her şey çok kısa bir zaman aralığında olup biter. Cezayir'de, bir rastlantı sonucu, bir Arap'ı öldüren orta sınıftan bir Fransız, Meursault, kendisini adım adım ölüme götüren süreci kayıtsız biçimde izler. Diğer kişilerin adı anılsa da, roman kahramanının adını bile öğrenemeyiz (burada Kafka etkisinden söz edilebilir). Camus'un yabancısının yabancılaşmasını kendi ağzından şöyle aktarabiliriz; 'yani bu işin benim dışımda görülüyor gibi bir hali vardı. Her şey, ben karıştırılmaksızın olup bitiyordu, kaderim bana sorulmadan tayin olunuyordu. İyi düşününce söylenecek bir şeyim olmadığını anlamaktaydım. Kendi kendimi seyrediyormuş gibi bir hisse kapıldım.' Kitapta, Meursault'un topluma, kendine, ölümü bile kabul edebilecek kadar hayata, kısacası tüm varoluşa yabancılaşması yalın bir dille anlatılır.

Mutlaka okunması gereken müthiş romanlar 5

İlk baskısı 1830'da yapılan, Fransız yazar Stendhal'ın romanı. Türkçe'ye Kızıl ile Kara olarak da çevrilmiştir. Parma Manastırı ile birlikte Stendhal'ın sayısı pek az olan eserlerinin içinde en sağlam iki yapıtından biri kabul edilir.Napoleon Bonaparte'ın sürgüne gönderilişi ile yaşanan Restorasyon Dönemi'ni ustaca anlatan Stendhal; Katolik Kilisesi'ni, liberal kesimi, aristokratları, burjuvaları, kralcıları ve özgürlükçüleri de olayın akışına adapte etmiş, eleştirmeyi ihmal etmemiş, tutkulu bir aşkın hikâyesi içinde Fransa'nın genel görünüşü ile ilgili yorumlar yapmıştır. Yükselme ihtirası ile yanıp tutuşan bir genç olan Julien Sorel'in zaman zaman ikiyüzlülüğe kadar varan içten pazarlıklı halini, gerçekten bağlı olduğu dünya görüşünü ve Napoleon hayranlığını saklamaya çalışırken yaşadığı bunalımı anlatan roman bu yönü ile bir psikolojik roman özelliği taşır.

Mutlaka okunması gereken müthiş romanlar 6

Germinal, genellikle Émile Zola'nın en iyi eseri ve Fransız edebiyatının en iyi romanlarından biri olarak gösterilir. Roman, 1860'larda kuzey Fransa'da, uzlaşmaya yanaşmayan maden işçilerinin şiddetli ve gerçek grev öyküsünü konu alır. Germinal'in, yüzün üzerinde ülkede orijinali ve çevirileri yayınlanmıştır. Ayrıca eser beş sinema uyarlaması ve iki televizyon yapımına ilham kaynağı olmuştur.

Mutlaka okunması gereken müthiş romanlar 7

Yusuf Atılgan'ın ikinci romanıdır. Aylak Adam romanında olduğu gibi bu roman da tek karakter üzerine kurulmuştur. Aylak Adam'daki C'nin yerini burada otelin katibi olan Zebercet almıştır. Kendisini otelle sınırlayan Zebercet'in dış dünya ve insanlarla ilişkisi asgaridir. Otelde Zebercet ve ortalık hizmetlerini görmesi için alınan ortalıkçı kadından başkası yoktur. Roman, Perşembe gecesi gecikmeli Ankara treniyle gelen bir kadının otelde bir gece kalıp ertesi gün gene geleceğini söyleyip gitmesiyle başlar. Çünkü bu ziyaret Zebercet'in iç dünyasındaki "gerçek bir sevgiyi yaşayabileceği bir kadına sahip olma güdüsünü uyandırır. Zebercet artık kendisini bu kadının geri geleceği ana hazırlar. Bıyığını keser, kendisine yeni elbiseler alır. Bu devre Zebercet'in dış dünyaya açıldığı dönemdir. Bu dönemle beraber Zebercet, içinde daha çok cinsi iştihanın yönlendirdiği ve çocukluktan gelen birtakım baskıların da desteklediği dürtülerin etkisiyle ruh sağlığını kaybetmeye başlar.

Mutlaka okunması gereken müthiş romanlar 8

Tehlikeli Oyunlar, Oğuz Atay'ın ikinci romanıdır. 1973 yılında yayımlandı. 1970'te TRT'nin Roman Ödülü'nü kazandı.

Olaylar, karakter Hikmet Benol'un etrafında gelişir. Atay edebiyatının ayırıcı özelliklerinden biri olan oyun motifi, romanın bütününe hakimdir. Hikmet olanları, kafasında fanteziler şeklinde büyütür, rüyalar görür, bazı yerlerde gerçek ve fantezi karışır. Olayları bazen gerçeküstü ya da gerçek dışı anlatır. Ardından gerçek aktarılır. Bazen de önce gerçek aktarılır, ardından Hikmet'in olmasını istediği şekliyle olay tekrar aktarılır

Mutlaka okunması gereken müthiş romanlar 9

Sineklerin Tanrısı, Nobel Edebiyat Ödüllü İngiliz romancı ve şair William Golding'in 1954 yılında yazdığı alegorik romanıdır. Özgün adı Lord of the Flies olan roman Türkiye'de özgün adının tam çevirisi olan Sineklerin Tanrısı'nın yanı sıra bazı yayın evleri tarafından İşte Bizim Dünya adıyla da yayımlanmıştı.

Kitap II. Dünya Savaşı'nın ardından yazarın kendi yakın geleceğinde, yani gerçek olmayan bir nükleer savaş sırasında geçer. Mercan Adası'na karşılık olarak; Mercan Adası'ndaki gibi çocukların ve gençlerin iyilik potansiyellerinden bahsetmek yerine, kökenlerimizde olan vahşiliğe dönüşü göstermektedir. William Golding, II. Dünya Savaşı'nda gördüğü had safhadaki vahşetin etkisiyle bu kitabı, başlıca insanın doğası ve içinden gelen kötülüğü sorgulamak üzerine yazmıştır.Başlarda kitap İngiliz halkı tarafından tepki görse de (çocukları kötü gösterdiği için) aynı günlerde 2 sokak çocuğunun masum bir çocuğu sebepsiz yere döverek öldürdüğü için bir anda ilgi odağı olmuştur.

Mutlaka okunması gereken müthiş romanlar 10

Alemdağ'da Var Bir Yılan, Türk yazar Sait Faik Abasıyanık'ın 1954 yılının Mart ayında yayınlanan öykü kitabı. Eser, yazarın vefatından önce yayınlanan son kitabıdır. Abasıyanık, bu kitabında kendi yalnızlığını anlattı.

Mutlaka okunması gereken müthiş romanlar 11
Mutlaka okunması gereken müthiş romanlar 12

Amok Koşucusu, Stefan Zweig'ın öyküsüdür. Adını, Hindistan ve Malezya'da görülen bir tür cinnet hâlinden alır. Öykü, Hindistan'da görev yapan Doktorun Avrupa'ya yolculuk yapılan gemide başında geçenleri tesadüfen karşılaştığı bir yolcuya anlatması etrafında gelişir. Hindistan'da başarılı bir Doktorun muayenehanesine gelen gizemli kadının kürtaj için istekte bulunması ile kendini Amok Koşucusuna benzer korkunç ve ızdırap dolu maratonun içinde bulur.

Mutlaka okunması gereken müthiş romanlar 13

Dostoyevski'nin diğer realist ve karamsar eserlerine göre oldukça farklı olan hikâye, bazı romantik unsurlar barındırır ve coşkulu bir ruh halini yansıtır.

Romanın kahramanı olan genç adam St. Petersburg'un kasvetli ve beyaz gecelerindan birinde, tesadüfen kendisi gibi yalnız olan bir genç kızla tanışır. Genç kızla beraber tüm hayallerini ve anılarını paylaştıkları dört beyaz geceyi St. Petersburg'un sokaklarında geçirir. Genç kız birkaç yıl önce tanıştığı fakat bir yıldır haber alamadığı sevgilisini beklemektedir. Genç adam ve kız geçirdikleri gecelerde birbirlerine yakınlaşırlar ve ikisi de karamsar duygularını unuttukları anlar geçirir. Üçüncü gecenin sonunda genç kız bir yıldır beklediği sevgilisini bulur ve hikâyenin kahramanı ile arasında başlayan zarif aşkı yine zarifçe bitirerek sevgilisine döner. Kitabın kahramanı olan genç adam ise yine eskisi gibi hayalperest yaşantısına geri döner.

Mutlaka okunması gereken müthiş romanlar 14

1940 yılında Amerikalı yazar Ernest Hemingway tarafından yazılmış savaş romanı.

Hemingway kitabında, İspanyol İç Savaşı sırasında dağlarda faşistlere karşı savaşan gerilla güçleri arasında bulunan Amerikalı bir İspanyolca profesörü olan Robert Jordan'ın gözünden savaşın anlamsızlığını sorgular. Robert Jordan patlayıcı konusundaki uzmanlığı dolayısıyla Segovia şehrine yapılacak bir saldırıyı desteklemek için bir köprüyü havaya uçurmakla görevlidir. Romandaki tüm karakterler bu görevin ölümlerine sebep olacağını düşünmekte ve ölüm sebeplerini sorgulamaktadırlar.

Mutlaka okunması gereken müthiş romanlar 15

Puşkin'in 1833-1836 yılları arasında yazdığı ve Yemelyan Pugaçov Ayaklanması sırasında Rus bir subayla görev yaptığı kale komutanı yüzbaşının kızı aralasındaki duygusal ilişkileri konu alan romanıdır. Yüzbaşının Kızı, Puşkin'in roman alanındaki en önemli eserlerinden biridir.

Mutlaka okunması gereken müthiş romanlar 16

Fyodor Dostoyevski'nin 1862 yılında yayımlanan romanıdır.

Dostoyevski, bu kitabında da mücadelenin ve umudun öyküsünü anlatıyor. Goryançikov, Akim Akimiç, Petrov, Ali'nin ve tüm mahkûmların insanlığına ışık tutuyor, onları betimliyor. Bu kitapta yazarın Sibirya sürgününden edindiği deneyimleri okuyuculara aktardığını görüyoruz. Dostoyevski'de görülen ruhsal melankoli hali bu romanda da etkileyici biçimde işlenmiştir. Sibirya'da 4 yıl süren hapis günlerinden derleyerek oluşturduğu bu anı-roman onu eski saygınlığına tekrar eriştirmiştir.

Mutlaka okunması gereken müthiş romanlar 17

"Modern zamanların başyapıtı" olarak değerlendirilen bu eser, "ahlâk dışı" ve "açık saçık" bulunduğundan ABD'nin birçok tutucu bölgesinde uzun süre yasaklı kaldı. Hâlâ bazı Amerikan kütüphanelerinde yasaklı kalmasına rağmen, kitabın yasaklanması günümüzde ilginç bir hal almıştır: ABD'de lise düzeyinde en çok yasaklanan kitap olmasına rağmen aynı zamanda en çok okutulan kitaptır.

Mutlaka okunması gereken müthiş romanlar 18

Bu kitap dolayısıyla Anar için "edebiyatın yeni soluğu" tanımlaması yapıldı. Kitap, İhsan Oktay Anar'ın bir felsefeci olduğunu göstermiş ve okuyucuya bu derinliği iletebilmiştir. Ayrıca kitaptaki düzgün ve akıcı anlatımın okuyucu üzerindeki tesiri sayesinde tarihe olan ilgi artmıştır. Kitapta kullanılan dil anlaşılır olmasına karşın çeşitli dillerden eski sözcükler de içermektedir ve bizi aşina olduğumuz bu dile karşı adeta yeniden düşünmeye sevk etmektedir.

Mutlaka okunması gereken müthiş romanlar 19

Ukrayna asıllı Rus romancısı ve oyun yazarı Nikolay Vasilyeviç Gogol'un ilk cildini 1842'de tamamladığı ve bitirilememiş romanıdır. Romanın konusunu kendisine Puşkintarafından önerilmiştir. Üç cilt olarak tasarlanan roman aslında Dante'nin İlahi Komedya'sı örnek alınarak yazılmıştır. İlk cilde romanın baş kahramanı Çiçikov'un kendi çıkarları uğruna yaptığı kötülükler damgasını vurmuştur. Gogol, cehennemi anlattığı bu bölümden sonra cenneti anlatacağı, Çiçikov'un ahlak ve vicdan sahibi olduğunu göstereceği ikinci cildin el yazmalarını geçirdiği bir buhran sonucu yakmıştır. Daha sonra birkaç kez daha yazmaya çalıştığı bu bölümler sonradan yayımlanmıştır.

Çiçikov, Rusya'da şehir şehir dolaşıp, feodal kanunlara göre toprak sahiplerinin malı olan köle köylüleri satın almaktadır. Ancak istediği köylüler çalışmasını iyi bilen ya da sağlıklı olanlar değil, tam aksine ölü olanlardır. Dönemin eleştiri oklarını üzerine çeken feodal yapısının temeli olan fikirlerle karşı koyan roman, bu bakımdan belli kesimlerin sözcüsü olmuştur.

Mutlaka okunması gereken müthiş romanlar 20

Romandaki baba ve oğul karakterleri iki Rus jenerasyonu arasındaki artan bölünmüşlüğü, Yevgeniy Bazarov ise nihilist görüşleri ve eski düzen karşıtlığı ile "ilk Bolşevik" leri temsil eder.

Babalar ve Oğullar, Rus Edebiyatı'nın tam anlamıyla yazılmış ilk modern roman örneği olarak kabul edilebilir

Mutlaka okunması gereken müthiş romanlar 21

19. yüzyılın sonları - 20. yüzyılın başları (kabaca 1880-1930) arasında Fermina Daza, Florentino Ariza ve Doktor Juvenal Urbino üçgeninde gelişen canlı bir karşılıksız aşkı konu alan kitap acı çekmenin yüce bir davranış olduğu fikrini yoğun şekilde işler. Florentino Ariza sevdiği bir ömür boyu sevdiği Fermina Daza'ya kavuşabilmek için tam 53 yıl 7 ay 11 gün bekler.

Mutlaka okunması gereken müthiş romanlar 22

"Savaş ve Barış" Rusya'nın Fransa tarafından istilası döneminde yaşanmış olayları ve Napoleon döneminin Rusya'da Çar toplumuna etkisini, bu etkinin doğurduğu sonuçları beş asil aileden örnekler vererek tarif etmektedir.

Mutlaka okunması gereken müthiş romanlar 23

Yeraltından Notlar, gerçek dünyadan kendini soyutlamış veya buna zorunlu kalmış bir kişinin iç çatışmalarını ve hezeyanlarını ana eksen olarak belirler. Yeraltı Adamı'nın monoloğu ve ünlü "Ben hasta bir adamım." ifadesi ile romana giren Dostoyevski bu romanıyla sonraki döneminin büyük eserlerine bir giriş yapar.

Mutlaka okunması gereken müthiş romanlar 24

Günlük biçiminde yazılan kitapta, romanın kahramanı Roquentin'in dünya karşısında duyduğu tiksinti anlatılır. Bu tiksinti yalnızca dış dünyaya değil, Roquentin'in kendi bedenine de yöneliktir. "Varoluş"la yüz yüze gelen Roquentin'in geçirdiği değişimi anlatan Bulantı, varoluşçuluğun kült kitaplarından biri oldu.

Mutlaka okunması gereken müthiş romanlar 25

Halid Ziya Uşaklıgil'in realist-naturalist bir romanıdır. İlk olarak 1899-1900 yıllarında Servet-i Fünûn dergisinde tefrika edildikten sonra 1900'de kitap olarak yayımlanmıştır.