ANALİZ| 7 Şubat MİT kumpasının 14. yılı: İhanetin ilk adımı! FETÖ'nün hedefi Fidan amacı Başkan Erdoğan'dı
FETÖ'nün yargı ve emniyet içindeki uzantılarıyla MİT'i ele geçirmeyi ve seçilmiş hükümeti devirmeyi hedeflediği 7 Şubat kumpasının üzerinden 14 yıl geçti. Erdoğan'ın kararlı duruşu ve Hakan Fidan'ın ifadeye gitmemesiyle bozulan sinsi planın perde arkası, A Haber'de yayınlanan ANALİZ programında tüm yönleriyle ele alındı.
Bugün (7 Şubat 2026), Türk siyasi tarihinin en karanlık virajlarından biri olan 7 Şubat MİT kumpasının 14. yıl dönümü. FETÖ'nün yargı ve emniyetteki militanları aracılığıyla seçilmiş hükümeti devirmek ve devletin istihbarat teşkilatını ele geçirmek için kurguladığı bu sinsi plan, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kararlı duruşu ve Hakan Fidan'ın ifadeye gitmemesiyle boşa çıkarıldı.
15 Temmuz'a giden yolda döşenen ilk büyük taşlardan biri olan bu kumpasın perde arkasındaki tüm detaylar A Haber'de.
KÜRESEL OYUNU BOZAN 'ONE MINUTE' ÇIKIŞI VE OSLO TUZAĞI
7 Şubat'a giden süreç, Türkiye'nin bölgesel bir güç olarak uluslararası arenada sergilediği bağımsız duruşla başladı. 29 Ocak 2009'da Davos'ta Başbakan Erdoğan'ın "One Minute" çıkışı, küresel odakları rahatsız eden ilk büyük hamleydi. Bu duruşun ardından Türkiye, içeride terörle mücadeleyi bitirmek için devletin tüm kurumlarıyla harekete geçti.
Ancak sinsi plan devreye sokulmuştu. Dönemin Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı Hakan Fidan'ın katıldığı Oslo görüşmeleri, PKK'lı terörist Adem Uzun tarafından gizlice kaydedildi. Bu kayıtlar, Belçika polisi tarafından ele geçirildikten sonra FETÖ'cü polisler aracılığıyla Türkiye'ye getirilerek ihanet için bir silah olarak kullanılmaya başlandı.
Konuya dair değerlendirmelerde bulunan Akşam Gazetesi Ankara Temsilcisi Emin Pazarcı, "MİT kumpası aslında genel olarak değerlendirildiğinde Türkiye'yi bir ele geçirme faaliyetidir, bir kumpastır demek mümkün." ifadelerini kullandı. Sabah Gazetesi Yazarı Mahmut Övür ise, "7 Şubat hakikaten ilk defa Türkiye'de cemaat ya da tarikat diye bilinen bir yapının seçilmiş iktidara karşı, hükümete karşı çok ciddi bir operasyonuydu." sözleriyle kumpasın büyüklüğüne dikkat çekti.
HEDEFTEKİ İSİM HAKAN FİDAN: MOSSAD VE BATI'NIN RAHATSIZLIĞI
Türkiye'nin bağımsız politikaları sadece içerideki işbirlikçileri değil, dış odakları da rahatsız ediyordu. Hakan Fidan'ın 10 Nisan 2010'da İran nükleer görüşmelerinde Türkiye'yi temsil etmesi ve ardından MİT Müsteşarı olması, özellikle İsrail'i paniğe sevk etti. İsrail merkezli Haaretz gazetesi, MOSSAD'ın Fidan'ın atanmasından duyduğu rahatsızlığı açıkça manşetlerine taşıdı.