Dünya barut fıçısına döndü! Yeni bir 1914 eşiğinde miyiz? İşte küresel kırılma senaryoları…
Tarih tekerrür mü ediyor? 1914 yılında Saraybosna'da patlayan o tek kurşun, dünyaya geri dönülemez bir yıkıma sürüklenmiş, imparatorlukları haritadan silmişti. Bugün küresel güçlerin restleşmeleri, nükleer modernizasyon köyleri ve siber savaş tehditleri, insanlığı bir kez daha derinin altına getirdi. Batı ile Doğu arasındaki peri hatları gerilerken, bölgesel krizlerin küresel bir felakete dönüşme riski her geçen gün artıyor. Peki, modern dünyanın Saraybosna'sı sınırlı olacak mı? Türkiye, bu ateş aralığının ortasında nasıl bir denge politikası yürütüyor? İşte küresel sistemin iflası ve Ankara'nın "iç cephe" hamlesinin perde arkası.
Küresel güçler arasındaki restleşmeler, nükleer silahlanma yarışı ve siber savaş tehditleri, dünyayı Birinci Dünya Savaşı öncesindeki kırılgan döneme benzer bir sürece sürüklüyor. 1914'te Saraybosna'da atılan tek kurşunun tetiklediği zincirleme felaket hatırlanırken, bugün bölgesel krizlerin küresel bir savaşa dönüşme ihtimali giderek güçleniyor. Bu kritik tabloda Türkiye ise artan gerilimler arasında denge siyaseti ve "iç cephe" vurgusuyla öne çıkıyor.
SARAYBOSNA'DAKİ O KURŞUN VE ZİNCİRLEME REAKSİYON
1914 öncesi dünya, günümüzdeki gibi büyük güçlerin amansız rekabete sahne oluyordu. Kimsenin savaş istediğini açıkça söylese de herkes gizliden gizliye silahlanıyordu. Balkanlar patlamaya hazır bir barut fıçısıyken, Saraybosna'da atılan o meşhur kurşunla ateşlendi.
O dönemde Winston Churchill, "Eminim ki bugün, artık kaderimizin efendisiyiz. Davamıza inancımız ve yenilmez bir irade gücümüz olduğu sürece, kurtuluş bizden esirgenmeyecektir." sözleriyle sürekli kararlılığını ifade etmişti. Ancak yakılan o ateş, dünyadaki insanın hayatı karartarak tüm dünyayı bir harabeye çevirdi.
KÜRESEL BLOKLAŞMA VE NÜKLEER TEHDİT DİLİ
Bugünkü tablo, 1914'ün o karanlık günlerini biçimlendirerek anımsatıyor. Dünya yeniden keskin bloklara ayrılmış durumda. Bir yanda NATO-ABD olayı, diğer yanda ise Rusya ve Çin ittifakının gerilimi tırmandırıyor. ABD Başkanı Donald Trump, "Rusya anlaşmayı ihlal etti. Zaten yıllardır ihlal ediyordu. Eski başkan Obama'nın neden müzakere etmediğini veya anlaşmadan çekilmediğini bilmiyorum." söyleyerek Washington'un sert tavrını ortaya koydu.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise bu suçlamalara, "Amerika Birleşik Devletleri çeşitli bahanelerle silahsızlanma konusundaki önerilerimizi reddetti. Amerika Birleşik Devletleri Avrupa'ya konuşlandırdığı füzelerle de anlaşmayı doğrudan ihlal etti. Bu konuya ilişkin Amerika Birleşik Devletleri ile daha fazla müzakere gelişimi yapılmasına gerek yok" ifadeleriyle karşılık verdi.