A HABER GALERİ
ABD vurdu dünya konuştu: Maduro operasyonu sonrası küresel yankı! Hangi ülke ne dedi?
ABD'nin 2 Ocak gecesi Venezuela'ya saldırıları ve ülke lideri Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'i kaçırmaya yönelik gerçekleştirdiği Mutlak Kararlılık Operasyonu dünyada büyük yankı uyandırdı. Peki hangi ülke ne dedi? Kimler kınadı, kimler sevindi? Halklar ve yönetimleri aynı fikirde mi? İşte ayrıntılar..
ABD'nin Venezuela'ya saldırısını, Çin, Rusya, İran, Brezilya, Küba, Meksika kınarken, İsrail ve Ukrayna ABD'ye açık destek verdi.
TÜRKİYE'DEN İTİDAL ÇAĞRISI
Türkiye, Venezuela'da meydana gelen son gelişmeleri yakından takip ettiğini bildirdi.
Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin Venezuela'da geniş çaplı saldırılar düzenlemesine ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Açıklamada, Venezuela'da meydana gelen son gelişmelerin yakından takip edildiği vurgulanarak, "Türkiye, Venezuela'nın istikrarına ve Venezuela halkının huzur ve esenliğine önem atfetmektedir. Mevcut durumun bölgesel ve uluslararası güvenlik açısından olumsuz sonuçlar doğurmamasını teminen tüm tarafları itidalli davranmaya çağırıyoruz." ifadelerine yer verildi.
Türkiye'nin, Venezuela'daki krizin uluslararası hukuk çerçevesinde çözüme kavuşturulması yönünde her türlü yapıcı katkıyı sunmaya hazır olduğuna işaret edilen açıklamada, Türkiye'nin Caracas Büyükelçiliğinin, ülkede bulunan Türk vatandaşlarıyla iletişimi ve gerekli koordinasyonu kesintisiz biçimde sürdürdüğü kaydedildi.
ÇİN'DEN ABD'YE, MADURO VE EŞİNİ DERHAL SERBEST BIRAKMA ÇAĞRISI
Çin, ABD'nin düzenlediği askeri operasyonla kaçırılan Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşinin derhal serbest bırakılması çağrısında bulundu.
Çin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, ABD'nin, Maduro ve eşini güç kullanarak ülkeden kaçırmasından derin endişe duyulduğu belirtildi.
ABD'nin eyleminin, uluslararası hukuk, uluslararası ilişkilerin temel normları ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartının amaç ve ilkelerinin açık ihlali olduğu vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:
"ABD'yi, Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşinin kişisel güvenliğini güvenceye almaya, onları derhal serbest bırakmaya ve Venezuela hükümetini devirme girişimine son vererek sorunları diyalog ve müzakere yoluyla çözmeye çağırıyoruz."
Bakanlık, dün yaptığı açıklamada da ABD'nin egemen bir ülkeye ve onun devlet başkanına güç kullanımını kınadığını bildirmişti.
RUSYA: SON DERECE ENDİŞE VERİCİ
Rusya Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin Venezuela'ya yaptığı saldırıyı "son derece endişe verici" olarak nitelendirerek kınadı.
Bakanlıktan yapılan açıklamada, ABD'nin bu sabah Venezuela'ya karşı silahlı saldırı eyleminde bulunduğu hatırlatılarak, "Bu, son derece endişe verici ve kınanması gereken bir durum." ifadesi kullanıldı.
Bu tür eylemleri haklı çıkarmak için kullanılan bahanelerin temelsiz olduğunun altı çizilen açıklamada, ideolojik düşmanlığın iş odaklı pragmatizm ve güvene dayalı, öngörülebilir ilişkiler kurma isteğinin önüne geçtiğine işaret edildi.
Rusya Dışişleri Bakanlığı ayrıca ABD tarafından ülkeden zorla çıkarıldığı belirtilen Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşinin durumunun derhal açıklığa kavuşturulmasını istedi.
İNGİLTERE'DEN "VENEZUELA'DAKİ OPERASYONA DAHİL OLMADIK" AÇIKLAMASI
İngiltere Başbakanı Keir Starmer, ABD'nin Venezuela'ya yaptığı saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada, "Şunu söyleyebilirim ki İngiltere bu operasyona hiçbir şekilde dahil olmadı." ifadesini kullandı.
"Hızla gelişen bir durum" hakkında Trump ile konuşmadığını belirten Starmer, "Başkan (Trump) ile konuşmak istiyorum, müttefiklerle de konuşmak istiyorum." dedi.
Başbakan Starmer, Trump'ın Venezuela Devlet Başkanı Maduro'nun yakalandığına yönelik açıklamasına ilişkin, "Her zaman söylediğim ve inandığım üzere hepimizin uluslararası hukuka uyması gerekir ancak bu aşamada durum çok hızlı gelişiyor. Önce gerçekleri tespit edelim ve sonrasında buna göre hareket edelim." değerlendirmesini yaptı.
AFRİKA BİRLİĞİ VENEZUELA'DAKİ GELİŞMELERDEN ENDİŞE DUYDUĞUNU AÇIKLADI
Afrika Birliği (AfB), Venezuela'da yaşanan son siyasi ve güvenlik gelişmelerini endişeyle takip ettiğini bildirdi.
Afrika Birliği tarafından yapılan yazılı açıklamada, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun ülkeden çıkarılması ve ülke kurumlarına yönelik askeri saldırı haberlerinin derin bir endişeyle takip edildiği bilgisi paylaşıldı.
Açıklamada, Afrika Birliği'nin devletlerin egemenliği, toprak bütünlüğü ve halkların kendi kaderini tayin hakkı başta olmak üzere uluslararası hukukun temel ilkelerine bağlılığını sürdürdüğü vurgulandı.
Diyalog ve barışçıl çözüm çağrısı yapılan açıklamada, Venezuela'daki karmaşık iç sorunların ancak Venezuelalılar arasında yürütülecek kapsayıcı bir siyasi diyalog yoluyla kalıcı şekilde çözülebileceği ifade edildi.
Afrika Birliği, Venezuela halkıyla dayanışma içinde olduğunu belirterek, barışın, istikrarın ve uluslar arasında karşılıklı saygının korunması yönündeki kararlılığını yineledi.
Açıklamada ayrıca, ilgili tüm taraflara gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla itidal çağrısı yapılarak, uluslararası hukuka saygı gösterilmesinin bölgesel barış ve istikrar açısından önem taşıdığı kaydedildi.
AFRİKA'DAN TEPKİLER
Güney Afrika Uluslararası İlişkiler ve İşbirliği Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Güney Afrika hükümetinin, ABD'nin Venezuela'ya düzenlediği geniş çaplı askeri müdahaleyi ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun eşiyle birlikte yakalanarak ülkeden çıkarılmasını büyük endişeyle karşıladığı belirtildi.
Açıklamada, ABD'nin bu eyleminin, BM üyesi devletlerin herhangi bir üye devletin toprak bütünlüğüne veya siyasi bağımsızlığına karşı güç tehdidinde bulunmaktan ya da güç kullanmaktan kaçınmasını öngören BM Şartı'nın 2. maddesini açıkça ihlal ettiği vurgulandı.
Egemen devletlere karşı askeri müdahalelerin yalnızca istikrarsızlığa ve derinleşen krizlere yol açtığı aktarılan açıklamada, "ABD'nin yasa dışı ve tek taraflı güç kullanımının" uluslararası düzenin istikrarını ve uluslararası eşitlik ilkesini baltaladığı kaydedildi.
Çad Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Çad Dışişleri Bakanı Abdullahi Sabri Fadul'un, Venezuela Dışişleri Bakanı Yvan Gil Pinto ile telefon görüşmesi yaptığı, görüşmede Venezuela'daki siyasi ve güvenlik durumundaki son gelişmelerin ele alındığı belirtildi.
Açıklamada, Çad'ın adil ve barışçıl bir dünya düzeninin temeli olan uluslararası hukuka saygıya güçlü bağlılığı vurgulanarak, Venezuela'da barışın, istikrarın ve toprak bütünlüğünün korunmasının, Venezuela halkının daha fazla acı çekmesini önlemek açısından hayati önem taşıdığı ifade edildi.
KUZEY KORE: HAYDUTÇA VE ACIMASIZCA
Kuzey Kore, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun ABD tarafından yakalanmasını "egemenliğe ciddi bir müdahale" olarak nitelendirerek sert şekilde kınadı.
Pyongyang yönetiminin Dışişleri Bakanlığı, resmi haber ajansı KCNA'da yayımlanan açıklamada, ABD'nin Venezuela'da gerçekleştirdiği operasyonu "hegemonya arayışının bir ürünü" olarak tanımladı. Bakanlık sözcüsü, "Venezuela'da işlenen bu eylem, ABD'nin haydutça ve acımasız doğasını bir kez daha açıkça ortaya koymuştur" ifadelerini kullandı.
İRAN
İran Dışişleri Bakanlığı yaptığı yazılı açıklamayla ABD'nin Venezuela'nın "toprak bütünlüğü ve egemenliğine" yönelik askeri saldırısını kınadığını bildirdi.
Açıklamada, ABD'nin Venezuela'ya yönelik silahlı saldırısının BM Şartı'ndaki amaç ve ilkelere aykırı olduğu vurgusu yapılırken, BM'den saldırıyı kınaması istendi.
MACRON BÜYÜK SEVİNÇLE KARŞILADI
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ABD'nin askeri operasyonla Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu yakalayarak ülke dışına çıkardığı Venezuela'da, geçiş döneminde liderliğin 2024 seçimlerinde Maduro'ya karşı yarışan muhalif Edmundo Gonzalez tarafından üstlenilmesi çağrısında bulundu.
Macron, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Venezuela halkının bugün Nicolas Maduro diktatörlüğünden kurtulduğunu ve bundan ancak sevinç duyabileceğini" belirtti.
Maduro'nun "İktidarı ele geçirerek ve Venezuela halkının temel özgürlüklerini hiçe sayarak halkının onuruna ağır darbe indirdiği" değerlendirmesinde bulunan Macron, ayrıca muhalif Edmundo Gonzalez'in Venezuela'daki geçiş sürecine liderlik etmesi çağrısında bulundu.
Macron, "Gelecek geçiş süreci barışçıl, demokratik ve Venezuela halkının iradesine saygılı olmalıdır. 2024'te seçilen Başkan Edmundo Gonzalez'in bu geçişi mümkün olan en kısa sürede sağlayabileceğini umuyoruz." ifadelerini kullandı.
Bölgesel ortaklarla müzakereler yürüttüklerini vurgulayan Macron, Fransa'nın Venezuela'daki vatandaşlarının güvenliği konusunda teyakkuzda olduklarını kaydetti.
YUNANİSTAN: VENEZUELA İÇİN YENİ BİR UMUT
Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, ABD'nin müdahalesi sonucu Devlet Başkanı Nicolas Maduro rejiminin sona ermesinin Venezuela için yeni bir umut doğurduğunu savundu.
Miçotakis, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada "Nicolas Maduro, Venezuela halkına hayal edilemeyecek acılar yaşatan acımasız ve baskıcı bir diktatörlüğe liderlik etti. (Maduro) Rejiminin sona ermesi ülke için yeni bir umut doğuruyor. Şu an son eylemlerin hukuka uygunluğunu yorumlama zamanı değildir. Öncelik tam demokratik meşruiyete sahip yeni bir kapsayıcı hükümete hızlı ve barışçıl bir yolla geçişin sağlanmasıdır." ifadelerine yer verdi.
Yunanistan'ın bu konuda Avrupa Birliği (AB) ve Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'ndeki müttefikleri ile koordiasyon içinde olacağını belirten Miçotakis, ülkesinin Venezuela'daki Yunanistan vatandaşlarının güvenliğine odaklandığını kaydetti.
ABD'NİN VENEZUELA'YA SALDIRISI YUNANİSTAN'DA PROTESTO EDİLDİ
ABD'nin, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'in alıkonulduğu, başkent Caracas ve bazı stratejik bölgelerdeki askeri hava saldırısı, Yunanistan'ın başkenti Atina'da protesto edildi.
Çeşitli sivil toplum kuruluşları ve sol partilerin çağrısı ile Atina'daki Eleftheria Parkı'nda bir araya gelen yüzlerce kişi, ABD'nin Atina büyükelçiliğine yürüdü.
Eylemciler, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'in alıkonulduğu, başkent Caracas ve bazı stratejik bölgelerdeki askeri hava saldırısını protesto ederken, ABD karşıtı sloganlar attı.
Yunanistan Kominist Partisinin (KKE) de katıldığı protesto yürüyüşünde, "Venezuela halkına destek", "Venezuela, ABD'nin Latin Amerika'daki Vietnam'ı olmayacak", "Hepimiz Venezuelalıyız" yazılı pankartlar taşındı.
Filistin halkına desteğin de unutulmadığı yürüyüşte Filistin bayrakları da yer aldı.
SİYASİ PARTİLERDEN TEPKİLER
KKE, "ABD, Venezuela'da da kan döküyor. Venezuela halkı kazanacaktır" başlıklı yazılı açıklamasında, ABD'nin Venezuela'daki saldırısını kınayarak, Venezuela halkına desteğini vurguladı.
Yunanistan muhalefetindeki Radikal Sol İttifak Partisi (SYRIZA) de yaptığı yazılı açıklamada, Maduro'nun alıkonulması ile sonuçlanan saldırıyı kınadığını belirterek, bunu uluslararası hukukun ihlali olarak yorumladı. SYRIZA'dan yapılan açıklamada, "Yakın geçmişte Orta Doğu'ya yapılan müdahaleler bize demokrasinin askeri araçlarla ve bombardımanla dayatılamayacağını gösterdi." ifadesi yer aldı.
Yeni Sol Partisi Başkanı Lideri Aleksis Hariçis ise yaptığı yazılı açıklamada, "ABD'nin Venezuela'ya saldırısı sadece bir askeri operasyon değildir, net bir saldırgan emperyalizm örneğidir." diye vurguladı.
Hariçis, Yunanistan'ın, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nin geçici üyesi olarak, BM Şartı'nın ihlal edildiği gerekçesiyle saldırıyı kınamasını istedi.
KÜBA
Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, Venezuela'ya yönelik saldırılar nedeniyle sorumlu tuttuğu ABD'yi kınadı.
Diaz-Canel, Amerikan X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, hava saldırılarına maruz kalan Venezuela'ya destek çıktı.
Küba Devlet Başkanı Diaz-Canel, "Küba, ABD'nin Venezuela'ya karşı suç teşkil eden saldırısını kınıyor ve uluslararası toplumdan acil bir tepki talep ediyor." ifadesini kullandı.
Barışçıl bir bölgenin vahşi saldırılara uğradığına dikkati çeken Diaz-Canel, ABD'yi "Venezuela halkına ve Amerika kıtasına karşı devlet terörü uygulamakla" suçladı.
MEKSİKA
Meksika, ABD'nin Venezuela'ya yönelik askeri müdahalesinin, BM Şartı'nın 2. maddesinin ihlali olduğunu belirterek kınadı.
Meksika Dışişleri Bakanlığından ABD'nin Venezuela'ya müdahalesine ilişkin yapılan açıklamada, "Meksika hükümeti, ABD silahlı kuvvetlerinin Venezuela topraklarına karşı tek taraflı gerçekleştirdiği ve BM Şartı'nın 2. maddesini açıkça ihlal eden askeri eylemleri şiddetle kınamakta ve reddetmektedir." ifadesi kullanıldı.
KOLOMBİYA
Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, Venezuela ve Latin Amerika'nın egemenliğine yönelik her türlü saldırıyı reddettiklerini belirtti.
Ulusal Güvenlik Konseyi toplantısının ardından sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Petro, Venezuela'nın ve Latin Amerika'nın egemenliğine yönelik her türlü saldırıya karşı olduklarını vurguladı.
Petro, Venezuela'ya saldırı sonrası alınan güvenlik önlemlerine de değinerek, Venezuela'dan kitlesel mülteci akını ihtimaline karşı sınır bölgelerine güvenlik güçlerinin sevk edildiğini, tüm imkanların seferber edildiğini kaydetti.
BELARUS
Belarus Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin Venezuela'ya saldırısının, uluslararası barış ve güvenliğe doğrudan tehdit olduğunu belirtti.
Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Minsk yönetiminin, egemen Venezuela devletine karşı gerçekleştirilen silahlı saldırıyı kesin bir dille kınadığı bildirildi.
Açıklamada, bu saldırının uluslararası barış ve güvenliğe tehdit olduğu kaydedilerek, "Belarus tarafı, Venezuela'nın meşru hükümetine sarsılmaz desteğini ifade etmekte ve barışın korunmasında birincil sorumluluğu taşıyan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) acil toplantısı çağrısına katılmaktadır." denildi.
BREZİLYA
Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, ABD'nin Venezuela'ya askeri müdahalesini "kabul edilemez" şeklinde niteleyerek kınadı.
Lula, Amerikan X şirketinin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Venezuela topraklarının bombalanması ve devlet başkanının alıkonulması kabul edilemez çizgiyi aşmıştır. Bu eylemler, Venezuela'nın egemenliğine yönelik ciddi bir saldırı ve uluslararası toplum için son derece tehlikeli bir emsal teşkil etmektedir." denildi.
Brezilya Devlet Başkanı, "Uluslararası hukuku açık bir şekilde ihlal ederek ülkelere saldırıda bulunmak, çok taraflılığın yerine en güçlü olanın hukukunun geçerli olduğu, şiddet, kaos ve istikrarsızlıkla dolu bir dünyaya doğru atılan ilk adımdır." değerlendirmesinde bulundu.
NETANYAHU, ABD'NİN VENEZUELA SALDIRISI İÇİN TRUMP'I TEBRİK ETTİ
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD'nin Venezuela saldırısı dolayısıyla Başkan Donald Trump'ı tebrik etti.
İsrail Başbakanlık Ofisi'nin ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından Netanyahu adına bir açıklama yayımlandı.
Netanyahu, "Başkan Trump, özgürlük ve adalet adına gösterdiğiniz cesur ve tarihi liderliğiniz için tebrikler." ifadesini kullanarak, "muhteşem" diye nitelediği saldırıyı selamladığını kaydetti.
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, ABD'nin, Başkan Trump önderliğinde "özgür dünyanın lideri olarak hareket ettiğini" ileri sürmüştü.
Saar, ABD'nin Venezuela'ya saldırarak Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu kaçırmasını "takdirle karşıladıklarını" bildirmişti.
NEW YORK BELEDİYE BAŞKANI MAMDANİ, VENEZUELA'DA YAŞANANLARI "SAVAŞ EYLEMİ" OLARAK NİTELEDİ
New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, Venezuela'daki gelişmelere ilişkin "Egemen bir millete tek taraflı saldırmak, bir savaş eylemi ve federal ve uluslararası hukukun ihlalidir." yorumunda bulundu.
Mamdani, Venezuela'da yaşanan gelişmelere ilişkin ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından bir açıklamada bulundu.
Olaylar hakkında bilgilendirildiğini belirten Mamdani, "Egemen bir millete tek taraflı saldırmak, bir savaş eylemi ve federal ve uluslararası hukukun ihlalidir." ifadesini kullandı.
Mamdani, "Rejim değişikliğine yönelik bu bariz girişim, sadece yurtdışındaki insanları değil, New York'u evi kabul etmiş insanları da doğrudan etkilemektedir." ifadesine yer verdi.
Kendisinin önceliğinin New Yorkluların güvenliği olduğunu belirten Mamdani, gelişmeleri yakından izleyeceğini kaydetti.
UKRAYNA
Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki paylaşımında, ülkesinin Nicolas Maduro yönetiminin "meşruiyetini tanımadığını" aktararak, "Venezuellalıların çıkarlarına öncelik veren gelişmelerden" yana oldukları mesajını verdi.
Ukrayna'nın, "ulusların diktatörlükten, baskıdan ve insan hakları ihlallerinden uzak ve özgür yaşama" hakkını her zaman savunduğunu kaydeden Sybiha, Maduro yönetiminin bu ilkeleri her yönüyle ihlal ettiğini öne sürdü.
Sybiha, ülkesinin Maduro yönetimini "meşru" olarak görmediğini vurgulayarak, "Venezuela halkı, normal bir yaşam, güvenlik, refah ve insan onuruna yakışır hayat için bir şansa sahip olmalı. Biz de onların bu normal yaşama, saygıya ve özgürlüğe yönelik haklarını desteklemeye devam edeceğiz." ifadesini kullandı.
AB
Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Venezuela'daki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek, "Her koşulda uluslararası hukuk ve BM Şartı'na saygı gösterilmelidir." ifadelerini kullandı.
ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından Venezuela'ya düzenlenen saldırılarla ilgili açıklama yapan Kallas, AB'nin Caracas'taki büyükelçisi ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'yla telefon görüşmesi gerçekleştirdiklerini belirterek, "AB, Venezuela'daki gelişmeleri yakından takip ediyor." bilgisini verdi.
Kallas, "AB, Sayın (Venezuela Devlet Başkanı Nicolas) Maduro'nun meşruiyetten yoksun olduğunu defalarca dile getirmiş ve barışçıl bir geçişi savunmuştur. Her koşulda uluslararası hukuk ve BM Şartı'na saygı gösterilmelidir. Tüm tarafları itidale davet ediyoruz." vurgusunu yaptı.
AP, GENEL KURUL GÖRÜŞMESİ TALEP ETTİ
Avrupa Parlamentosu'nun (AP) en büyük ikinci siyasi grubu Sosyalistler ve Demokratların (S&D) grup başkanı Iratxe Garcia-Perez ise Venezuela'daki durumun son derece endişe verici olduğunu kaydetti.
"Demokrasi, bombalarla ya da güç kullanımıyla elde edilemez. Hele ki (ABD Başkanı Donald) Trump'ın çıkarlarına hizmet edecek şekilde hiç inşa edilemez. Uluslararası hukuka ve BM Şartı'na saygı gösterilmelidir." ifadelerini kullanan Garcia-Perez, Venezuela halkının barışçıl ve demokratik bir geçişi hak ettiğini dile getirdi.
Garcia-Perez, AB'nin diyalog ve arabuluculuk yoluyla öncülük etmesi gerektiğini belirtti.
Diğer taraftan S&D Grubu, Venezuela'daki durumla demokrasinin ve kurallara dayalı uluslararası düzenin savunulmasında AB'nin rolüne ilişkin olarak AP'de bir genel kurul görüşmesi düzenlenmesini istedi.
BM'DEN BÖLGEDE ENDİŞE VERİCİ SONUÇLARI OLABİLECEĞİ UYARISI
BM Genel Sekreterliği, Venezuela'daki gelişmelerin bölgede endişe verici sonuçları olabileceğini kaydetti.
BM Genel Sekreter Sözcülüğünden Venezuela'daki son gelişmelere ilişkin açıklama yapıldı.
Açıklamada, "Genel Sekreter, bugün ABD'nin askeri eylemi ile Venezuela'da gerginliğin tırmanmasından derin endişe duymaktadır, bu eylemin bölgede endişe verici sonuçları olabilir." ifadesi kullanıldı.
Antonio Guterres'in uluslararası hukuk ve BM Şartı'na bağlı kalmanın önemini bir kez daha vurguladığının belirtildiği açıklamada, "Genel Sekreter, uluslararası hukukun kurallarına uyulmamasından endişe duyuyor." denildi.
AVRUPA ÜLKELERİ
Belçika Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Maxime Prevot, Venezuela'daki vatandaşların güvenliğinin en büyük öncelikleri olduğunu vurguladı.
Durumu yakından takip ettiklerini belirten Prevot, Avrupalı müttefiklerle koordinasyon halinde olduklarını bildirdi.
AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, "Venezuela'daki durumu büyük bir endişeyle takip ediyorum. Avrupa Birliği, uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nda yer alan ilkelere tam saygı çerçevesinde gerilimin düşürülmesi ve bir çözüme ulaşılması çağrısında bulunmaktadır." ifadelerini kullandı.
AB'nin Venezuela'da barışçıl, demokratik ve kapsayıcı bir çözümü desteklemeyi sürdüreceğinin altını çizen Costa, ülkedeki Avrupa vatandaşlarının güvenliğinin sağlanması amacıyla üye devletlerle eşgüdüm içinde çalışan AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas'ın öncülüğünde yürütülen çabaları desteklediklerini kaydetti.
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Venezuela'daki durumu çok yakından takip ettiğini belirterek, Kallas'a desteğini yineledi.
Her türlü çözümün uluslararası hukuka ve BM Şartı'na saygı temelinde olması gerektiğini vurgulayan von der Leyen, "Venezuela halkının yanındayız ve barışçıl, demokratik bir geçişi destekliyoruz." dedi.
"ÜZÜLMEDİK"
İngiltere Başbakanı Keir Starmer, ülkesinin uzun süredir Venezuela'da iktidarın değişmesini desteklediğini belirterek, "(Venezuela Devlet Başkanı) Nicolas Maduro'yu meşru olmayan başkan olarak görüyorduk ve rejiminin sona ermesi karşısında herhangi bir üzüntü duymuyoruz." ifadesini kullandı.
Starmer, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, ABD'nin Venezuela müdahalesine ilişkin açıklama yaptı.
Başbakan Starmer, "İngiltere uzun süredir Venezuela'da iktidarın değişmesini desteklemektedir. Maduro'yu meşru olmayan başkan olarak görüyorduk ve rejiminin sona ermesi karşısında herhangi bir üzüntü duymuyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
ABD'nin Venezuela müdahalesinin ardından uluslararası hukuka olan desteğini yinelediğini hatırlatan Starmer, "İngiltere hükümeti, Venezuela halkının iradesini yansıtan meşru bir hükümete güvenli ve barışçıl geçiş sağlamak amacıyla önümüzdeki günlerde ABD'li meslektaşlarıyla gelişen durumu görüşecek." ifadelerine yer verdi.